İntravezikal prostat protrüzyonunun prostat kanseri tanısı üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET VARAN
Danışman: Ömer Gökhan DOLUOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen malignitelerden biri olup, erken tanı ve risk sınıflandırması için yeni görüntüleme ve biyobelirteçlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmanın amacı, intravezikal prostat protrüzyonunun (İPP) lineer ve volümetrik ölçümlerinin, prostatın zonal hacimlerinin ve PSA dansitesi (PSAD) gibi parametrelerin, klinik anlamlı prostat kanseri (csPCa) tanısındaki öngörü değerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya prostat manyetik rezonans görüntüleme (mpMRG) sonrasında MR-TRUS füzyon biyopsisi uygulanan 152 hasta dahil edildi. Her hastada İPP lineer uzunluğu ve median lob volümü (MLV) 3D Slicer uygulaması aracılığıyla otomatik segmentasyon yöntemiyle ölçüldü. Transizyonel zon volümü de segmentasyon yöntemiyle ölçüldü, periferal zon ise total volümden çıkarılarak hesaplandı. PSA dansitesi (PSAD) ve transizyonel zon PSA dansitesi (TZPSAD) kaydedildi. Bu parametreler biyopsi sonuçları, PI-RADS skorları, csPCa varlığı ve ISUP dereceleri ile karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmada İPP uzunluğu ile TZ volümü arasındaki ilişki değerlendirildiğinde orta düzeyde anlamlı bir pozitif korelasyon saptandı (r=0,518, p<0,0001). İPP ve MLV'nin artışı ile malign patoloji oranı, csPCa ve ISUP derecesinde azalma izlendi. Ayrıca, TZ volümünün prostat kanseri öngörüsünde anlamlı bir parametre olduğu belirlendi (p=0,002). TZPSAD'nin csPCa varlığında anlamlı şekilde yüksek olduğu saptandı(p=0,048). Elde edilen sonuçlar, median lob protrüzyonunun çoğunlukla benign histopatolojiyle ilişkili olabileceğini, prostat kanserinin esas olarak periferik zondan köken alması nedeniyle bu olgularda csPCa oranının daha düşük saptanmasını açıklayabilir. Sonuç: Bu çalışma, İPP ve MLV ölçümleri, TZ volümü ve TZPSAD csPCa tanısında yol gösterici olabileceğini ortaya koymuştur. Özellikle İPP uzunluğu ve median lob volümü, csPCa öngörüsünde anlamlı prediktif parametreler olarak değerlendirilebilir. Bulgularımız, klinik pratikte mpMRG eşliğinde PI-RADS skoru ile birlikte değerlendirilerek biyopsi kararının daha doğru verilmesine katkı sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Prostat kanseri, intravezikal prostat protrüzyonu, multiparametrik MRG, transizyonel zon, PSA dansitesi