Bir aile sağlığı merkezinde izlenen 15-49 yaş arası kadınlarda sağlık okuryazarlığı ile aile planlamasına yönelik tutumların karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖNER ŞAHİN
Danışman: Mehmet ÖZEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Sağlık okuryazarlığı (SOY) "bireylerin sağlığını geliştirici şekilde temel sağlık bilgilerini ve hizmetlerini edinebilme, yorumlayabilme ve anlayabilme kapasitesi" olarak tanımlanmaktadır. Günümüz sağlık sisteminde bireylerin sağlığı koruma ve geliştirme uygulamalarını benimsemeleri, verilen sağlık hizmetleri hakkında bilgilenmeleri, kendi sağlıkları ile ilgili kararın verilmesinde etkin olmaları, sorumluluk ve haklarını bilmeleri beklenmektedir. Bu nedenle sağlık bilgilerini arama ve anlama, sağlık bilgisi ve hizmetini sunanlar ile iletişim kurmada bireylerin sağlık okuryazarlığı önemli etken olarak ortaya çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü aile planlamasını (AP), "bütün çiftlerin ve bireylerin yaş, sağlık ve sosyoekonomik durumlarını göz önünde bulundurarak istedikleri zaman, istedikleri sayıda çocuk sahibi olmalarına serbestçe karar vermelerine, doğumlarının arasını kendilerinin belirlemelerine ve çocuğu olmayan ailelerin çocuk sahibi olma isteklerini gerçekleştirmelerine yardım eden uygulamaların bütünü" olarak tanımlamıştır. Aile planlamasında amaç; istenmeyen gebelikleri ve buna bağlı olarak anne-bebek ölümlerini azaltmak, her aileye istedikleri zaman ve istedikleri sayıda çocuk sahibi olabilmeleri için yardım ve danışmanlık hizmeti sunmaktır. AP birinci basamak sağlık hizmetleri açısından da çok önemlidir. Sunulan AP danışmanlığı ve yöntem uygulama hizmetlerinin özellikle kadınların doğurganlık tercihleri üzerinde önemli etkileri olduğu gözlenmektedir. Bu araştırmanın amacı; bir aile sağlığı merkezinde izlenen 15-49 yaş arası kadın bireylerin sosyodemografik özellikleri ve SOY düzeyleri ile aile planlamasına yönelik tutumları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Yöntem: Araştırmaya; Serik 4 No'lu Aile Sağlığı Merkezi'nde (ASM) izlenen 15-49 yaş arası kadınlardan 2024 yılı Haziran - Aralık ayları arasına ASM'ye başvuran ve araştırmaya katılmayı kabul eden 277 gönüllü katılımcı alınmıştır. Katılımcılarla yüz yüze görüşülerek tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir çalışma yapılmıştır. İlgili literatür doğrultusunda araştırmacılar tarafından hazırlanmış olan sosyodemografik ve doğurganlık özelliklerini belirlemeye yönelik 15 soruluk bir anket ile Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği (ASOÖ) Kısa Formu ve Aile Planlaması Tutum Ölçeği (APTÖ) gerekli izinler alınarak kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS (Statistical Package for Social Sciences) v.29.0 programı (IBM Corp., Armonk, NY, ABD) kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan 277 kadının yaş ortalaması 33,06±9,04 yıldır. En küçük gönüllünün yaşı 17, en büyük yaş 48 yıl olarak saptanmıştır. Katılımcıların; %92,8'inin ilçede yaşadığı, %28,9'unun lise mezunu olduğu, %55,2'sinin ev hanımı olduğu, sosyal güvencesi olanların oranının %84,8 olduğu belirlenmiştir. AP hakkında bilgi edinme kaynağı olarak ilk sırada %38,3 ile ebe / hemşire yer almış, hiç AP bilgisi almayanların oranı %28,2, hiç AP yöntemi kullanmayanların %45,1 olarak bulunmuştur. En sık kullanılan AP yönteminin %15,5'le geri çekme olduğu tespit edilmiştir. ASOÖ indeks puan ortalamasının 34,37±0,53 olduğu; katılımcıların %11,2'sinin "yetersiz", %37,9'unun "sınırlı", %28,9'unun "yeterli" ve %22,0'sinin "mükemmel" düzeyde SOY'a sahip olduğu belirlenmiştir. Genç yaş grubunun daha yüksek SOY puanına sahip olduğu, yüksekokul ve üniversite mezunları arasında SOY düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. APTÖ toplam puan ortalaması 129,00±1,05 "olumlu" olarak tespit edilmiş; alt boyutlara bakıldığında, "Toplumun aile planlamasına ilişkin tutumu" (60,00±0,55), "Aile planlama yöntemlerine ilişkin tutumu" (38,00±0,44) ve "Gebeliğe ilişkin tutumu" (29,00±0,34) alanlarında da olumlu düzeyde puanlar elde edilmiştir. Katılımcıların ASOÖ index puanına göre belirlenmiş SOY kategorileri ile APTÖ'den elde edilen puanlar arasındaki ilişki incelendiğinde mükemmel SOY grubunda gebeliğe ilişkin tutumlar alt boyutu puanları yetersiz soy grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamızda; katılımcıların, AP hakkında hiç bilgi almayan ve hiç AP yöntemi kullanmayanların oranının yüksek olduğu, yeterli veya mükemmel sağlık okuryazarlığı düzeyinin istenen düzeyde olmadığı gözlemlendi. Bu tespit doğrultusunda sağlık okuryazarlığını arttırmaya yönelik programların yaygınlaştırılmasıyla, aile planlaması konusunda eğitim etkinliklerinin arttırması yoluyla, bireylerin hem kendi sağlıkları hem de toplum sağlığı açısından daha bilinçli kararlar almasına katkı sağlanabilir.