Yetişkin bireylerde sağlık anksiyetesi düzeyi ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERNUR CANBOLAT
Danışman: Can ÖNER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada aile hekimliği polikliniğine başvuran 18 yaş üstü erişkin bireylerde sağlık anksiyetesi düzeyinin belirlenmesi ve bireylerin kişilik özellikleri ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel desende yürütülen çalışmaya aile hekimliği polikliniğine Ocak 2022-Haziran 2022 tarihleri arasında başvuran 18 yaş üstü 400 katılımcı dahil edilmiştir. Katılımcılara demografik özellikleri, bedensel engellilik durumu, kronik hastalık varlığı, alkol, sigara kullanım durumu, daha önce psikiyatrik tanı alma durumu ve bireyin subjektif sağlık algısını içeren araştırmaya özel olarak hazırlanan sosyodemografik özelliklerin sorgulandığı bir anket formunun yanında Sağlık Anksiyetesi Ölçeği ve Eysenck Kişilik Anketi uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların ortalama sağlık anksiyetesi puanı 15,5±9 olarak bulunmuştur. Sağlık anksiyetesi puanı ortalaması bekarlarda en yüksek iken evlilerde en düşük idi. Yaş ile sağlık anksiyetesi puanı arasında anlamlı negatif yönde bir korelasyon mevcuttu (r=-0,139; p=0,005). Kişilerin belirttikleri genel sağlık algısı ile ölçekten aldıkları sağlık anksiyetesi puanı arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür (τ=-0,221; p=0,000). Sağlık anksiyetesi düzeyi ile nörotisizm arasında pozitif yönde, dışa dönüklük özelliği ile negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=0,410, p=0,000; r=-0,229, p=0,000). Sonuç: Sağlık anksiyetesi cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, psikiyatrik tanı varlığı gibi birçok özellikten etkilenmektedir. Çalışmamızda erişkin bireylerde sağlık anksiyetesi düzeyi ile kişilik özellikleri arasında ilişki olduğu görülmüştür. Dışa dönüklük özelliği arttıkça sağlık anksiyetesi düzeyi azalmış, nörotisizm özelliği arttıkça sağlık anksiyetesi düzeyi artmıştır. Birinci basamak sağlık hizmeti veren hekimlerin kişinin hastalık kaygısı riski altında olma durumunun farkına varıp bunu öngörme ve yönetme noktasında hastalık kaygısıyla ilişkili faktörleri bilmesi önemlidir. Bu yaklaşımın aşırı tetkik ve gereksiz iş yükünün azaltılmasında da faydalı olabileceği düşünülmektedir.