ST yükselmesiz miyokart enfarktüsü tanısıyla perkütan koroner girişim yapılan hastalarda non-HDL kolesterol / HDL-kolesterol oranı ile no-reflow fenomeni arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KEMAL ABİD TEKİN
Danışman: Ziya ŞİMŞEK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Ateroskleroz ve koroner arter hastalığı (KAH) ile ilişkili çalışmaların sayısı artmakta ve geliştirilen yeni tedavilere rağmen Kardiyovasküler Hastalıklar (KVH) tüm hastalıklar içinde hala önemini kaybetmemektedir. No-reflow fenomeni (NRF) perkütan koroner girişim (PKG) sonrası hastanın morbidite ve mortalitesini artıran bir durumdur. Hastanın klinik başvurusunda serum lipit parametrelerine bakılarak işlem yapılmadan önce koroner anjiyografi sonrası NRF gelişme riski öngörülen hastalara daha yoğun premedikasyon tedavi başlanarak hastalarda NRF'ye bağlı mortalitenin ve komplikasyonların azaltılmasında yardımcı olabileceği amaçlanmıştır. ST-Yükselmesiz Akut Koroner Sendrom (STYz-AKS) tanısı alan hastalarda perkütan koroner girişim sonrası NRF gelişmesi ile non-HDL-Kolesterol/ HDL-Kolesterol oranı arasında ilişki araştırıldı. Materyal ve Metot: Haziran 2018 ve Ağustos 2020 tarihleri arasında Kayseri Şehir ve Eğitim Araştırma Hastanesi koroner yoğun bakım ünitesine STYz-AKS tanısıyla yatan ve primer PKG uygulanan yaklaşık 2000 hasta geriye dönük incelendi. Antikoagülan ilaç kullanım öyküsü, aktif enfeksiyonu olan hastalar, malignite öyküsü, kardiyojenik şok tablosunda olan hastalar, son dönem böbrek yetmezliği olan hastalar dışlandı. Koroner Anjiyografi raporları ve görüntüleri incelenerek TIMI (Thrombolysis in Myocardial Infarction) akım sınıflamasına göre TIMI akım ≤ 2 olan hastalar NRF olarak değerlendirildi. Tüm hastaların yoğun bakım kabulünde serum lipit parametleri ve diğer laboratuar parametreleri ölçüldü ve sonuçlar kaydedildi. Bulgular: Primer PKG sonrası TIMI akım sınıflamasına göre 216 hasta (%45) no-reflow grubunda yer alırken, 269 hasta (%55) ise reflow grubunda yer almıştır. Başvuru anında bakılan lipit parametlerinden hesaplanan non-HDL-Kolesterol / HDL-Kolesterol oranı no-reflow grubunda 3,95 ± 1,44 iken, reflow grubunda 3,61 ± 1,17 izlendi. Sonuçlar incelendiğinde NRF ile non-HDL-Kolesterol / HDL-Kolesterol oranı arasında pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır (p=0,027). Çalışmamızda, çok değişkenli lojistik regresyon analizi, non-HDL-K / HDL-K oranının primer PKG sonrası NRF ile ilişkili olduğunu gösterdi (OR:1,310, %95 GA 1,109-1,546, p<0,001). Sonuç: STYz-AKS tanısıyla yatan hastalarda PKG sonrası NRF gelişme risk belirteci olarak non-HDL-Kolesterol / HDL-Kolesterol oranının kullanılabileceğini, ayrıca aterojenik plak yükünün NRF riskini arttırabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Akut Koroner Sendrom, ST Yükselmesiz Miyokart Enfarktüsü, non-HDL Kolesterol/HDL Kolesterol oranı, No-Reflow Fenomeni