HIV ile yaşayan kişilerin sağlık bakımını sürdürmede tele-sağlık sistemlerinin kullanılabilirliği ile ilgili bilgi, davranış ve tutumlarının değerlendirilmesi ve sosyo-demografik özellikleri ile ilişkisinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MÜGE SÖNMEZIŞIK

Danışman: Hayat KUMBASAR KARAOSMANOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Tele-sağlık ve mobil-sağlık teknolojileri dünyada uzun yıllardır yüz yüze muayeneye alternatif olarak kullanılmaktayken COVID-19 pandemisi ile beraber kullanımı yaygınlaşmış ve ülkemizde de kullanılır hale gelmeye başlamıştır. Çalışmamızda rutin poliklinik takipleri gereken HIV ile yaşayan kişilerin pandemi, doğal afet vb. olağanüstü durumlarda takip ve tedavilerinin aksamaması için, ayrıca günlük hayatta da sağlık hizmetlerine erişimlerinin kolaylaşması için tele-sağlık ve mobil-sağlık sistemlerinin poliklinik takibine entegre edilebilirliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Haziran 2022 ile Aralık 2022 tarihleri arasında, SBÜ Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Polikliniğine başvuran 18 yaş ve üzerinde HIV ile enfekte 230 kişi dahil edilmiştir. Katılımcılara sosyodemografik özelliklerini sorgulayan ve tele-sağlık bilgi ve deneyim düzeyi, tele-sağlık kullanımına yatkınlık, mobil-sağlık bilgi deneyim düzeyi ve mobil-sağlık kullanımına yatkınlıklarını değerlendirmeye yönelik 34 soruluk anket yüz yüze uygulanmış ve istatistik analizler R yazılımı ile yapılmıştır. Bulgular: Olguların %70'i 50 yaşın altında, %84'ü erkek, %54'ü heteroseksüel, %53'ü evli, %41'i ilkokul mezunu, %28'i üniversite mezunu, %67'si çalışmakta ve %96'sı akıllı telefon kullanmaktadır. Katılımcıların %66.5'i doktor ile canlı videoyla görüşebileceğini, %80.9'u tele-sağlık hizmetinin poliklinik önünde görülmeyecekleri ve %58'i hastaneye kadar gitmelerine gerek kalmayacağı için faydalı olacağını belirtirken, %32'si internet üzerinden muayene sırasında kişisel verilerinin güvende olmayacağını düşünmektedir. Olguların sadece biri mobil-sağlık terimini duymamışken, %59'u hali hazırda bir mobil-sağlık uygulaması kullanmaktadır. Sonuç: Çalışmamızdaki katılımcıların bilgi düzeyleri ve kullanım yatkınlıkları değerlendirildiğinde, tele-sağlık ve mobil-sağlık teknolojilerinin hem pandemi gibi olağanüstü durumlarda yaşanabilecek sorunları önlemek hem de hastaların konforunu ve tedaviye uyumunu arttırmak amacıyla HIV ile yaşayan kişilerin sağlık bakımına entegre edilebileceği düşünülmektedir.