Rektum kanserinde İMA ve İMV çaplarının lokalizyona ve klinikopatolojik özelliklere etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HÜSEYİN BURAK DURAN

Danışman: Canbert ÇELİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Rektum kanseri, kolorektal malignitelerin önemli bir alt grubunu oluşturmakta olup cerrahi tedavi ön plandadır. Ancak tümör biyolojisini ve prognozu etkileyen parametrelerin preoperatif dönemde belirlenmesi, tedavi planlaması açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmada, rektum kanserli hastalarda inferior mezenterik arter (İMA) ve inferior mezenterik ven (İMV) çaplarının tümör lokalizasyonu ve klinikopatolojik özelliklerle ilişkisi incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, 2019–2024 yılları arasında Bilkent Şehir Hastanesi'nde rektum kanseri nedeniyle opere edilen 104 hasta dahil edilmiştir. Tüm hastalara operasyon öncesi abdominal bilgisayarlı tomografi uygulanmış, İMA ve İMV çapları deneyimli radyologlar tarafından standart anatomik düzlemlerde ölçülmüştür. Hastaların demografik özellikleri, tümör lokalizasyonu, histopatolojik bulgular (lenfovasküler invazyon [LVİ], perinöral invazyon [PNİ], mikrosatellit instabilite [MSİ], lenf nodu sayısı ve çapı, tümör grade'i) ve evre bilgileri retrospektif olarak analiz edilmiştir. İstatistiksel değerlendirmeler SPSS 26.0 programı kullanılarak yapılmış, p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 104 hastanın ortalama yaşı 59,9±11,2 yıl olup, %41,3'ü erkekti. Tümörler en sık alt rektumda (%47,1) lokalizeydi. LVİ 42 hastada (%40,4), PNİ 23 hastada (%22,1), MSİ ise yalnızca 3 hastada (%2,9) pozitif bulundu. T evresi ile LVİ arasında anlamlı ilişki saptandı (p=0,016). N evresi arttıkça hem LVİ hem de PNİ oranları anlamlı olarak yükseldi (p<0,001). Ek analizlerde PNİ pozitif hastalarda İMA çapının daha düşük olduğu görüldü (p=0,008). İMA çapı ile preoperatif lenf nodu sayısı arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon bulundu (rs=0,278, p=0,004). Ayrıca IMV çapı ile en büyük lenf nodu çapı arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon saptandı (rs=0,243, p=0,038). Sonuç: Rektum kanseri hastalarında İMA ve İMV çapları ile bazı klinikopatolojik parametreler arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Özellikle İMA vii çapının lenf nodu sayısı ile, İMV çapının ise lenf nodu çapı ile korelasyon göstermesi, bu vasküler ölçümlerin preoperatif dönemde prognostik belirteç olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Bulgularımız, rektum kanseri yönetiminde vasküler çap ölçümlerinin ek bir değerlendirme aracı olabileceğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Rektum kanseri, inferior mezenterik arter, inferior mezenterik ven, lenf nodu, klinikopatolojik özellikler