Opioid ve birden fazla madde kullanım bozukluğu olan hastalarda kişilik örgütlenmesi ve psikolojik dayanıklılık düzeyinin tedavi motivasyonu ve erken iyileşme oranı ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YAĞMUR SEVER FİDAN

Danışman: Hüseyin GÜLEÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Madde kullanım bozukluğu (MKB), kronik seyirli ve sık yinelemelerle giden, oluşabilecek sosyoekonomik kayıplar ve sağlıkla ilgili olumsuz sonuçlara rağmen zorlayıcı madde arayışı ile birlikte madde kullanımı üzerindeki kontrolün yitirildiği bir bozukluktur. MKB olan hastalar sıklıkla tedaviyi yarım bırakmaktadır. MKB olan hastalarda kişilik bozukluğu tanısı oldukça sık saptanmaktadır. Ayrıca son zamanlarda psikolojik dayanıklılığın diğer ruhsal hastalıklarda olduğu gibi MKB'nin gelişmesinde ve tedaviyi sürdürmede önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Bu çalışmada, opioid ve birden fazla madde kullanım bozukluğu tanısı alan hastaların kişilik örgütlenmesi ve psikolojik dayanıklılık düzeylerinin tedavi motivasyonu ve erken iyileşme oranı ile ilişkisi araştırılmıştır. Yöntem: Bu araştırmaya; Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alkol Madde Bağımlılığı Araştırma Tedavi ve Eğitim Merkezi'nde (AMATEM) yatarak tedavi gören, arındırma tedavisi tamamlanmış DSM-5 ölçütlerine göre opioid kullanım bozukluğu olan 30 hasta ve birden fazla madde (BFM) kullanım bozukluğu tanısı alan 30 hasta ile 30 sağlıklı kontrol grubu alınmıştır. Çalışmamıza alınan hastalara kliniğimiz tarafından oluşturulan Sosyodemografik Veri Formu, Bağımlılık Profili İndeksi (BAPİ), Tedavi İçin Motivasyon Ölçeği (TİM), Erenköy Kişilik Örgütlenmesi Tanısal Formu (ErKÖTF) ve Yetişkinleri için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği ( YİPDÖ ) uygulandı. Bulgular: Opioid kullanım bozukluğu ve BFM kullanım bozukluğu olan hastaların kimliklerinin dağınık, savunmalarının ağırlıklı olarak ilkel olduğu görüldü. Opioid kullanım bozukluğu olan hastalarda BFM kullanım bozukluğu olan gruba göre kimlik daha az dağınık olarak bulundu. Psikolojik dayanıklılık puanları hasta grupta istatistiksel olarak anlamlı olarak düşük saptandı (p<0,05). Aile uyumu ve yapısal stil puanları ise opioid kullanımı olan grupta daha yüksek saptandı (p<0,05). ErKÖTF kimlik puanlarını ve olgun savunmalar ile psikolojik dayanıklılık arasında pozitif korelasyon; ilkel savunmalar ve gerçeği değerlendirme ile psikolojik dayanıklılık arasında negatif korelasyon saptandı. Ayrıca, ErKÖTF'e göre kimlik ve olgun savunmalar ile tedavi motivasyonu arasında pozitif korelasyon; ilkel savunmalar ve gerçeği değerlendirme ile tedavi motivasyonu arasında arasında negatif korelasyon saptandı. Opioid kullananlarda erken iyileşme oranı (%40) BFM kullananlara göre (%6,67) daha yüksek bulundu (p:0,002). Bununla birlikte erken iyileşmeye ulaşan hastaların nesne ilişkileri düzeyleri ulaşmayan hastalara göre istatistiksel olarak daha yüksek saptandı (p<0,05). Erken iyileşmeye ulaşmayı etkileyen faktörlere bakıldığında, psikolojik dayanıklılık seviyesinin iyileşmeye ulaşmayı etkilediği gözlendi (p:0,01). Tartışma ve Sonuç: Hasta gruplarda tedaviyi sürdürme ve motivasyonları ile kişilik özellikleri (kimlik, savunmalar ve gerçeği değerlendirme) psikolojik dayanıklılık ve bağımlılık şiddeti arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Opioid kullanım bozukluğu olan hastalar tüm ölçeklerde BFM kullanım bozukluğu olan hastalardan daha yüksek puan aldığı gözlenmiştir. Erken iyileşmeye ulaşmayı etkileyen faktörler arasında psikolojik dayanıklılığın önemli bir faktör olduğu bulunmuştur.