Total kalça protezi planlanan hastalarda spinopelvik hareketin erken dönem kalça insitabilitesine olan etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OĞUZ ÇETİN
Danışman: Alpaslan ÖZTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: TKA sonrası çıkıkları malpozisyonlar, yumuşak doku dengesizlikleri, hasta uyumsuzluğu, polietilen içlik aşınması gibi sebeplerin yanında son yıllarda spinopelvik hareket bozukluğuna bağlı olarak gelişebilmektedir. Bu çalışmada, TKA öncesi spinopelvik hareket analizi yapılan olgular ile yapılmayan olgular karşılaştırıldı. Gereç ve Yöntem: Ocak 2018- Aralık 2021 tarihleri arasında TKA öncesi ve sonrası 1. ve 2. yılda yatarak, ayakta ve oturarak çekilen radyografilerde LL, SE, PT ile spinopelvik hareket analizi yapılan kalçalar Grup 1 (61 hasta, 63 TKA) ve Ocak 2016 - Aralık 2021 tarihleri bu analiz yapılmadan TKA uygulananlar ise Grup 2 (62 hasta, 62 kalça) olarak adlandırıldı. Asetabulum ve kalça kırığı ve Crowe III-IV GKD'ye sahip olgular ile revizyon olguları dışlandı. Tüm olgularda posteolateral yaklaşım ile TKA yapıldı. Bulgular: Gruplar cinsiyet, yaş, boy ve VKİ arasında farklılık yoktu (p=0,652, p=0,571, p=0,085, p=0,050). İki grupta da önceden LF'si olanlarda çıkık görülmedi. Grup 1'de TKA öncesi ve sonrası 1. ve 2. yılda ayakta ort. SE'de (p=0,762; p=0,301; p=0,470) ve sPT'de (p=0,683; p=0,459; p=0,600) farklılık saptanmadı. TKA sonrası 1. ve 2. yılda oturarak ort. SE yüksek (p 25 olan hafif obez ve >30 olan obezlerde TKA sonrası pelvik mobilitede önemli bir azalma görülmemiş olup VKİ normal (18,5-24,9) olan grupta ΔsPT (p=0,031, p=0,003) ve ΔSE (p=0,003, p=0,028) değerlerinde önemli azalma bulduk. Erkeklerde kadınlara göre TKA sonrası 1. ve 2. yılda ort. ΔsPT ve ΔSE değerlerinin TKA öncesine göre anlamlı derecede daha düşük olduğunu gördük (p=0,003, p=0,037). Sonuç: TKA öncesi spinopelvik analiz ile önceden lumbosakral enstrumantasyonu ve füzyonu bulunmayan bir hastamızda hipomobilite tespit ederek otururken anterior takılma ve posterior çıkığı önlemek amacıyla ameliyatta asetabular protezin AV'sini arttırarak konumlandırmamız sonucu TKA sonrası olası bir çıkığı önlememiz gözönüne alındığında TKA öncesi tüm hastalarda spinopelvik analizin yapılmasının gerekli olduğunu düşünmekte ve önermekteyiz. Çalışmamızda, TKA sonrası SE'de sadece otururken artış görmemiz ve ayakta iken herhangi bir SE değişikliği tespit etmememiz ise oturur pozisyonda TKA öncesi yan grafilerde LL ve SE ölçümlerinin önemini ortaya koymaktadır. Ayrıca, hipermobilitenin büyük çoğunluğunun TKA sonrası 1. yılda normal mobiliteye evrilmesi nedeniyle bu hastalarda asetabular AV'nin azaltılmaması bunun yerine normal AV pozisyonunda konumlandırılma yapılması gerekmektedir. Fakat, VKİ>25 olan hafif obez ve >30 olan obezlerde TKA sonrası pelvik mobilitede önemli bir azalma görülmemektedir. Anahtar kelimeler: Anteversiyon, anteinklinasyon, çıkık, dual mobilite protez, hipermobilite, hipomobilite, mobilite, spinopelvik hareket, takılma, total kalça protezi,