Otomatik ve yarı otomatik tam kan işleme sistemlerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, KAN BANKACILIĞI VE TRANSFÜZYON TIBBI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SİNAN DEMİRCİOĞLU
Danışman: Melda CÖMERT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Son yıllarda, kan bileşeni hazırlama süreçlerinde otomasyonun kullanımı; ürün kalitesini artırmak, değişkenliği azaltmak ve transfüzyon tıbbında laboratuvar verimliliğini geliştirmek açısından giderek daha fazla önem kazanmıştır. Bu gelişmeler, özellikle tam kanın bileşenlerine ayrılmasında kullanılan sistemlerin standardizasyonunu ve süreç güvenilirliğini ön plana çıkarmıştır. Bu çalışmanın amacı, tam otomatik (TO) ve yarı otomatik (YO) tam kan işleme sistemlerinin eritrosit konsantresi (EK), taze donmuş plazma (TDP) ve havuzlanmış trombosit konsantresi (TK) gibi kan bileşenlerinin kalite parametreleri ve işlem süreleri açısından karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Tam otomatik sistem ile hazırlanmış 200 ünite eritrosit konsantresi (EK), 70 ünite 4'lü havuz trombosit konsantresi (TK), 29 ünite 6'lı havuz TK ve 50 ünite TDP çalışmaya dahil edildi. Yarı otomatik sistem ile hazırlanmış 200 ünite EK, 41 ünite 4'lü havuz TK, 59 ünite 6'lı havuz TK ve 50 ünite TDP alındı. Kan ürünlerinden ağırlık, hacim, hemoglobin, Hct, hemoliz, potasyum, eritrosit sayısı, trombosit sayısı, lökosit sayısı, pH, Faktör VIII gibi ilgili kan ürününün kalite parametreleri analiz edildi. Bulgular: Tam otomatik sistemle hazırlanan EK ünitelerinde hacim ve ağırlık değerleri yarı otomatik sisteme göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Eritrosit ürünlerinde hemoglobin ve hematokrit düzeyleri tam otomatik sistemde daha yüksek, hemoliz ve potasyum düzeyleri ise daha düşük saptanmıştır. Dörtlü TO havuz TK'nın hacmi 4'lü YO TK'ya göre yüksek bulunurken lökosit içeriği daha düşük bulunmuştur. Altılı TO havuz TK'nın hem hacim hem de trombosit sayısı, 6'lı YO havuz TK'ya göre daha yüksek bulunurken lökosit sayısı daha düşük, pH değerleri benzer bulunmuştur. TDP ünitelerinde faktör VIII düzeyleri açısından iki sistem arasında anlamlı fark bulunmamıştır. YO yöntemle hazırlanan TDP'ler ağırlık ve hacim olarak daha fazla saptanmıştır. İşlem süresi yönünden, tam otomatik sistemin tüm bileşenler için üretim süresini anlamlı derecede azalttığı belirlenmiştir. Sonuç: Tam otomatik tam kan işleme sisteminin, yarı otomatik sisteme kıyasla kan bileşenlerinde daha yüksek ürün verimi ve standart kalite sağladığı, işlem süresini kısalttığı ve laboratuvar verimliliğini artırdığı sonucuna varılmıştır. Bu sistemlerin rutin kullanımı, kan bileşeni üretiminde standardizasyon ve zaman yönetimi açısından önemli katkılar sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Kan bileşenleri, tam otomatik sistem, yarı otomatik sistem, eritrosit konsantresi, trombosit konsantresi, taze donmuş plazma