Çocuk kliniğine başvuran 0-6 yaş grubu hastaların ailelerinin çocukluk çağı aşıları hakkındakı düşünceleri ve aşı karşıtlığı durumu
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: JEYHUN HUSEYNOV
Danışman: Meltem EROL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Aşılama, yirminci yüzyılın en büyük halk sağlığı başarılarından biri olarak tanımlanmıştır ve yaygın olarak değerli ve uygun maliyetli bir halk sağlığı önlemi olarak görülmektedir. DSÖ' nün Mart 2018 genelgesinde yapmış olduğu küresel bağışıklamanın yılda iki-üç milyon çocuk ölümününönüne geçtiği açıklaması aslında aşıların toplum sağlığı için çok büyük öneme sahip olduğunun bir göstergesidir. Son zamanlarda aşılamanın kanıtlanmış faydaları iyi bilinsede çocukluk çağı aşılanma oranlarında ciddi bir düşüş yaşanmaktadır. Giderek artmakta olan ve toplum için global bir sorun haline dönüşen aşı reddi ile mücadelede aşı reddi nedenlerinin ortaya konması önemli bir basamaktır. Bu çalışmada son yıllarda ülkemizde artan aşı retleri ve tereddüt düzeylerinin, ailelerin çocukluk çağı aşıları ile ilgili bireysel endişeleri ve nedenlerin belirlemesi amaçlanmıştır. YÖNTEM: Çalışmamıza 01 Kasım 2020-31 Mart 2021 tarihleri arasında Bağcılar EAH Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniğine herhangi bir sebeple başvuran 0-6yaş arası sağlıklı çocukların ebeveyinleridâhil edilmiştir. Araştırmada, çalışmaya katılmaya gönüllü olan 0-6yaş bebek/çocuk ebeveynleriyle yüz yüze görüşülerek onların yaş, çalışma durumu, eğitim durumu gibi sosyodemografik özellikleri ve ebeveynlerin aşı ve aşı reddi konusunda bilgi tutum ve düşünceleri, çocukların aşılanma durumlarını sorgulayan 15 soruluk anket formu doldurulmuştur. BULGULAR: Çalışmaya dâhil olan bebeklerin %54,7'sinin erkek, %45,3'ünün kız olduğu görüldü. Çalışmaya katılan annelerin %66'ı 26-35 yaş aralığında,%48'si işçi, %47,2'inin ortaokul mezunu olduğu saptandı. Babaların ise %47,2'i 26-35 yaş aralığında, %53,8'i işçi, %49,1'i ortaokul mezunu olarak saptandı. Ailelerin gelir düzeyleri %61,3 oranı ile 2001-5000TL aralığındaydı. Katılımcıların %59,4'ü çocuklara aşı yapılmasının gerekli olmadığını ve %72,6'sı aşı yapılmaması durumunda çocuklara hiçbir şey olmayacağını ifade etmişlerdir. Ayrıca katılımcıların %75,5'i aşıların yan etkisi olduğunu düşünmektedirler. Bunun yanı sıra araştırmaya katılan bireylerin %55,7'sinin son zamanlardaki aşı karşıtlığı veya kararsızlığının kendisini de olumsuz etkilediğini ve %71,7'sinin ise aşıların yararlı olduğuna inanmadıkları görülmüştür. Aşı yapılmama nedenlerinin grafik analizinde; Sonuçlara göre katılımcılar en fazla "Aşılarla çocuğuma gereksiz mikrop veya virüs veriliyor" ve "Çocuğum hastalığı geçirsin doğal bağışıklık kazanır" ifadelerine katılmışlardır. Yapılan istatistiksel analizler doğrultusundaanne yaş, meslek, öğrenim durumu ve ailenin gelir durumu ileaşının yararına inanma durumuarasında anlamlı farklılık bulundu. SONUÇ: Çalışmamızda aşı reddi oranın ciddi boyutlara geldiği, önlem alınmazsa bu oranın daha da artacağı ve bu önlemlerden en önemlisinin eğitim durumu olduğu tespit edildi. Bundan dolayı özellikle birinci basamak sağlık hizmeti veren aile sağlığı merkezlerinde aşılar konusunda eğitimler düzenlemek önemli olup, aşı ve aşılama konusunda sağlık personelleri tarafından medyanın aktif kullanımı da gerekmektedir. Aynı zamanda bu eğitimler ebeveyinler ile yüz yüze görüşerek de yapılabilir. Sonuç olarak da ebeveynler aşı konusunda bilinçlenecek ve aşı reddi oranında düşme gözlemlenecektir.