Karpal tünel sendromu olgularında açık, mini-açık ve karpal tünel bıçağı ile gevşetme tekniklerinin sonuçlarının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMET KAYAR

Danışman: İsmail Emre KETENCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Karpal tünel sendromu (KTS), median sinirin el bileğindeki karpal tünelden geçerken sıkışmasıyla ortaya çıkan bir tuzak nöropatidir. Genellikle tekrarlayan el hareketleri veya el bileğine yönelik mikrotravmalar sonucunda gelişir. Başlangıçta sinir çevresinde hafif bir inflamasyon oluşur; zamanla bu tablo dejeneratif değişikliklere ve sinir fonksiyonunda bozulmaya yol açar. KTS'nin en tipik belirtileri, başparmak ve ilk üç parmakta uyuşma, karıncalanma ve bazen gece artan ağrıdır. Hastaların çoğunda konservatif tedavi ile belirgin düzelme sağlanırken, uzun süreli ve şiddetli olgularda cerrahi tedavi gerekebilir. Bu çalışmada, KTS tanısı almış ve en az altı aylık konservatif tedaviye rağmen iyileşme göstermeyen hastalarda uygulanan üç farklı cerrahi gevşetme tekniğinin 'Açık Gevşetme (AG), Mini-açık Gevşetme (MG), Karpal Tünel Bıçağı ile Gevşetme (KTBG)' klinik, fonksiyonel ve elektrofizyolojik sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmanın nihai hedefi; cerrahi teknikler arasında başarı oranı, komplikasyon gelişimi, iyileşme süresi ve hasta memnuniyeti açısından anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek ve klinik uygulamaya kanıta dayalı katkı sağlamaktır. Hastalar ve Yöntem: Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 'Ortopedi ve Travmatoloji' polikliniğine başvuran KTS tanısı ile en az altı aylık konservatif tedaviye yanıt vermeyen ve cerrahi tedavi yapılan hastalar; AG, MG ve KTBG yapılanlar olmak üzere üç gruba ayrıldı. Çalışmamıza AG cerrahisi uygulanan grupta 3 erkek, 30 kadın olmak üzere 33 hasta (42 el); MG cerrahisi uygulanan grupta 2 erkek 29 kadın olmak üzere 31 hasta (34 el); KTBG cerrahisi uygulanan 4 erkek 23 kadın olmak üzere 27 hasta (27 el); toplamda 9 erkek 82 kadın olmak üzere 91 hasta (103 el) dahil edildi. Hastaların ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 3. ay, 6. ay ve 12. ay takiplerinde Vizüel Analog Skala (VAS), Kol, Omuz ve El Sorunları Hızlı Anketi (Q-DASH), Boston Karpal Tünel Sendromu Anketi (BCTQ), Michigan El Sonuçları Anketi (MHQ), kavrama ve çimdik kuvveti ölçümleri yapıldı. Ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 12. ayda elektromiyografik (EMG) değerlendirme yapıldı. Elde edilen veriler istatistiksel olarak karşılaştırıldı ve cerrahi tekniklerin klinik, fonksiyonel ve nörofizyolojik etkinlikleri analiz edildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 57,4 (24-83) idi. Çalışmada cerrahi uygulanan 103 elin, 57'si sağ taraf, 46 tanesi sol taraf idi. Çalışma grupları hasta sayısı, yaş, cinsiyet ve taraf bakımından istatistiksel olarak homojen bulunmuştur (p>0.05). Her üç cerrahi grupta da en büyük hasta kitlesini "Ev Hanımı" grubu oluşturmaktadır. Üç cerrahi teknik arasında meslek dağılımı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark yoktur (p = 0,091). En kısa turnike süresi KTBG grubundadır; AG ve MG grupları biraz daha uzundur. Gruplar arasında turnike süresi açısından anlamlı fark vardır (p=0.00075). Ortalama ameliyat süresi; AG grubunda en yüksek (14.5 dk), MG grubunda orta (11.5 dk), KTBG grubunda ise en kısadır (7.9 dk). Gruplar arasında ameliyat süresi açısından anlamlı fark vardır (p 0.05). AG grubunda erken dönemde skar hassasiyeti ve pillar ağrı oranı daha yüksek izlenmiş, ancak bu komplikasyonların sıklığı 12. ayda anlamlı düzeyde azalmıştır. Sonuç: AG, MG ve KTBG tekniklerinin tümü, KTS tedavisinde etkin ve güvenilir yöntemlerdir. Minimal invaziv teknikler erken dönemde hasta konforunu artırsa da uzun dönem klinik ve fonksiyonel sonuçlar açısından teknikler arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Cerrahi yöntem seçimi; hasta özellikleri, cerrahın deneyimi ve erken iyileşme süreci göz önünde bulundurularak bireyselleştirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Karpal tünel sendromu, açık cerrahi, mini-açık cerrahi, karpal tünel bıçağı, klinik sonuçlar