Hastanede yatan çocuk hastalarda ağrı prevalansının, yoğunluğunun ve ağrı yönetiminin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHTAP ALTAN
Danışman: Fatma Zehra ÖZTEK ÇELEBİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Ağrı şikâyeti hastanede yatan çocuk hastalarda sık görülmesine rağmen uygun ağrı değerlendirmesi ve yeterli ağrı kontrolü sağlanmamaktadır. Bu çalışma ile hastanede yatan çocuk hastalarda en sık görülen ağrı nedenlerini ve ağrı prevalansını belirlemek; ağrının yaş, cinsiyet, uyruk, dil, altta yatan hastalıklar, mevcut yatış nedenleri, yatış süresi ile olan ilişkisini ortaya koymak; çocuk servislerinde çalışan sağlık profesyonellerinin ağrı yaklaşımlarını ve ağrı kontrolü için kullandıkları farmakolojik ve farmakolojik olmayan yöntemleri ve bu yöntemlerin ağrı kontrolündeki fayda oranlarını belirlemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ankara Etlik Şehir Hastanesi dahili ve cerrahi çocuk servislerinde yatmakta olan, 1 ay- 18 yaş arası, 230 çocuk dahil edilmiştir. Bu hastalara veya hastaya bakım veren aile üyelerine ağrı değerlendirme anketi uygulanmıştır. Türkçe yeterliliği olmayan Suriyeli hastalar için ise Arapça anket ve tercüman kullanılmıştır. Tüm hastaların yaşa uygun ağrı skalaları ile anket esnasında ağrı şiddetleri ölçülmüştür. 1 ay- 3 yaş arası için "FLACC Ağrı Skalası", 3 yaş üzeri-8 yaş arası için "Wong Baker Ağrı Skalası" ve 8 yaş üzeri hastalar için "Numerik Ağrı Skalası" kullanılmıştır. Hastaların klinikte bulunan hemşireler tarafından belirlenen son 24 saatteki ağrı şiddetleri, hemşire gözlem formları incelenerek not edilmiştir. Bu hastaların son 24 saatteki ilaç talimatları incelenerek herhangi bir analjezik ilaç kullanılıp kullanılmadığı ve kullanıldı ise hangi grup analjezik ilaç olduğu not edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde IBM SPSS 26 programı kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya %37'si 1-24 ay arası, %18,7'si 25-60 ay arası, %28,3'i 61-144 ay arası ve %16,1'i 144 ay üzeri toplam 230 çocuk dahil edildi. Katılımcıların %86,1'i Türk ve %13,9'u Suriyeli hastalardan oluşuyordu. Çalışmaya katılan hastaların tümü, yatış süresi boyunca ağrı yaşadığını bildirdi. Hastaların %32,6'sı başvuru öncesi rutin ağrı (3 ay ve daha uzun süreli ağrı) yaşadığını bildirdi. Hastaların %25,7'sinde ise anket yapılma esnasında, orta şiddette anlık ağrı olduğu saptandı. Çalışmaya dahil edilen hastaların son 24 saatte %59,5'inin ağır şiddette ve %35,6'sının ise orta şiddette ağrı yaşadığı saptandı. Türk ve Suriyeli hastalar arasında başvuru öncesi rutin ağrı (≥3 aydan uzun süreli ağrı), anket yapılma esnasındaki anlık ağrı durumu ve 24 saatteki en kötü ağrı durumlarında anlamlı bir farklılık saptanmadı. Anket esnasında tarafımızca yapılan ağrı değerlendirmesi ile hemşirelerin ağrı değerlendirmesi arasında fark olduğu ve hemşirelerin verdikleri ağrı skorlarının çok düşük olduğu görülmüştür. Çalışmamıza dahil edilen 230 hastanın 228'ine son 24 saatte invaziv işlem yapılmıştır. Bunun %89,1'i damar yolundan ilaç verme, %60,4'ü kan alma, %53,5'i damar yolu açma olduğu belirlenmiştir. Hastaların son 24 saatteki en şiddetli ağrı nedeninin iğneli işlem ağrısı (%72,6) olduğu tespit edilmiştir. Hastaların son 24 saatteki ilaç talimatları incelendiğinde %22,6'sının analjezik ilaç talimatı olduğu geriye kalan hastaların da ağrısı olduğu halde analjezik ilaç talimatı olmadığı belirlenmiştir. Hastaların %18,7'sine parasetamol, 4 hastaya ibuprofen, 1 hastaya morfin, 1 hastaya fentanil, 2 hastaya ketamin ve 2 hastaya tramadol uygulanmıştır. Farmakolojik olmayan müdahalelere ilişkin olarak anketimizde son 24 saatteki en kötü ağrı nedeni "iğneli işlem" olan hastaları sorguladığımızda en sık "bakım veren aile üyesinin işlem sırasında hasta yanında bulunması ve dikkat dağıtma" yöntemleri uygulanırken sakkaroz verme ve kundaklama yöntemlerinin hiç kullanılmadığı tespit edilmiştir. Sonuç: Ankara Etlik Şehir Hastanesi'ndeki dahili ve cerrahi çocuk servislerinde yatmakta olan hastaların ağrı sıklığı ve şiddetinin yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Ancak, ağrı değerlendirmesi ve yönetimi konusunda bazı eksiklikler bulunmaktadır. Özellikle yaşa uygun ağrı skalalarının kullanımında yetersizlikler olduğu dikkat çekmektedir. Bu bulgular, hemşireler ve doktorların temel ağrı değerlendirmesi ve yönetimi ilkeleri konusunda bilgi ve tutumlarının geliştirilmesi gerektiğini işaret etmektedir. Hastanede yatan çocuklara sunulan ağrı yönetiminde belirli alanlarda iyileştirme ihtiyacı olduğu görülmekte ve bu alanda eğitim ve öğretimin önem kazandığı düşünülmektedir. Özellikle iğneli işlemler sırasında, ağrı değerlendirmesi ve tedavisinde rehberler ve protokollerin daha yaygın ve etkili bir şekilde uygulanması gereklidir. Hastanede yatan çocuk hastalara sağlanan ağrı yönetiminin kalitesini iyileştirmek için; ağrının tanınması, ağrı yoğunluğunun yaşa bağlı değerlendirilmesi, güvenli ve uygun ağrı kontrol yöntemlerine erişim ve herhangi bir müdahalenin etkinliğinin değerlendirilmesi gelecekteki iyileştirme çabaları için hedeflerimizdir. Ağrı kontrol yöntemlerinin, her çocuğa uyarlanması ve hem farmakolojik hem de farmakolojik olmayan müdahaleleri birleştiren multimodal bir yaklaşım içermesi esastır. Anahtar Kelimeler: Çocuk hastalarda ağrı, Hastanede yatan çocuklarda ağrı değerlendirmesi, Hastanede yatan çocuklarda ağrı tedavisi