Dorsoradial el bilek ağrılı hastalarda klinik ve ultrasonografik bulguların korelasyonu
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MÜNTEHA İLKYAZ KARADAĞ
Danışman: Feyza ÜNLÜ ÖZKAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Dorsoradial bölgede el bilek ağrısına neden olan patolojiler arasında başparmak karpometakarpal eklem osteoartriti, de Quervain (DQ) tendiniti, proksimal ve distal interseksiyon sendromları, süperfisiyel radial sinir nöropatisi, ganglion kistleri, osseöz patolojiler ve romatolojik hastalıklar yer almaktadır. Ancak bu patolojilerin ayırıcı tanısında provakatif testler yetersiz kalabilmektedir. Kas-iskelet sistemi ultrasonografisinin, bu tür durumlarda tanıya katkısı giderek artmaktadır. Bu patolojilerle en güçlü ilişkiyi gösteren ultrasonografi (USG) verileri konusunda literatürde fikir birliği sağlanamamıştır. Çalışmamızda dorsoradial el bileği ağrısı ile başvuran hastalarda USG incelemeleri sonucunda elde edilen parametreler ile klinik muayene testleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamıza Haziran 2024-Aralık 2024 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon polikliniğine başvuran 18-80 yaş arası, dorsoradial el bileği ağrısı olan hastalar dahil edildi. Travmatik osseöz patolojiler, romatolojik hastalıklar, eşlik eden santral ve periferik sinir sistemi patolojileri olan hastalar, son 3 ay içinde el bilek bölgesine enjeksiyon yapılmış hastalar ve fibromiyalji hastaları çalışma dışında bırakıldı. Hastaların demografik verileri, el grafileri ve fizik muayene bulguları ayrıntılı olarak incelenerek kaydedildi. Fizik muayenede başparmak ve el bileği eklem muayenesi, karpometakarpal eklemde hassasiyet varlığı, radial stiloidde ağrı varlığı, öğütme testi, subluksasyon relokasyon testi, Finkelstein testi, WHAT (wrist hyperflexion and abduction test-el bilek hiperfleksiyon ve abdüksiyon testi) testi, Eichoff testi yapıldı. Hastalar fizik muayene sonrasında kör bir araştırmacı tarafından USG ile değerlendirildi. Karpometakarpal (KMK) eklem, birinci ekstansör kompartman, proksimal ve distal interseksiyon bölgeleri ve süperfisiyel radial sinir (SRS) incelendi. İstatistiksel analizde KMK ve DQ tendiniti gruplarında kullanılan klinik testlerin ve USG parametrelerinin ayırt edici olup olmadığını değerlendirmek için lojistik regresyon analizi kullanıldı. Her bir bulgu için oranlar, odds ratio (OR), %95 güven aralığı (GA) ve p değerleri olarak sunuldu, p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya 45 hasta dahil edildi. Klinik tanıları incelendiğinde %57,8'i (n=26) KMK eklem artriti, %35,6'sı (n=16) DQ tendiniti, %2,2'si (n=1) proksimal interseksiyon sendromu, %2,2'si (n=1) distal interseksiyon sendromu, %2,2'si (n=1) ganglion kisti idi. Lojistik regresyon analizi sonuçlarına göre, KMK artriti grubunda kortikal düzensizlik varlığı (OR: 25,5, %95 GA: 1,65-394,94, p=0,020) ve orta ile majör osteofit varlığı (OR: 14,53, %95 GA: 1,12-177,9, p=0,036) USG'de anlamlı bulgular olarak öne çıktı. DQ tendiniti için tendon ekojenitesinde azalma (OR: 19,07, %95 GA: 3,87-94,02, p<0,001) ve tendon kılıfı ile tendon mesafesi (TKTM)'deki artış en belirgin USG bulguları oldu (OR: 2,51, %95 GA: 1,20-5,26, p=0,014). KMK eklem hassasiyeti, KMK artriti ile anlamlı bir ilişki gösterdi (OR: 9,86, %95 GA: 1,64-59,49, p=0,013). Bununla birlikte, öğütme testi ve subluksasyon-relokasyon testi bulgularının KMK artriti ile anlamlı bir ilişki göstermediği saptandı. Radial stiloid ağrısı (OR: 11,5, %95 GA: 2,71-48,78, p=0,001) ve Eichhoff testi, (OR: 8,04, %95 GA: 1,32-48,78, p=0,024) DQ tendiniti tanısında anlamlı bulundu. Finkelstein testi anlamlı bir ilişki göstermedi. WHAT testi ise tanısal olarak ayırt edici bulunmadı (p=0,999). Sonuç: Dorsoradial el bilek ağrılarında birden fazla patolojinin ağrıya neden olabileceği unutulmamalıdır. Provakatif testlerin çoğu tanı açısından sınırlı bir katkı sunarken, USG özellikle arada kalınan vakalarda doğru tanı için değerli bir araçtır. KMK eklem artriti için kortikal düzensizlik ve osteofit varlığı; DQ tendiniti için USG ile saptanan birinci ekstansör kompartmanda TKTM'nin artışı ve tendon ekojenitesindeki azalma önemli bulgular olarak tanımlandı. Bu veriler; USG'nin tanısal doğruluğu artırarak klinik karar sürecine önemli bir katkı sağladığını göstermektedir. Anahtar sözcükler: de Quervain tenosinoviti, karpometakarpal eklem artriti, ultrasonografi