Hekimlerde yapay zekâya hazırbulunuşluk ile yapay zekâ kaygısı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ YAVUZ SARICA

Danışman: Murat ALTUNTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı hekimlerin yapay zekâ (YZ) teknolojilerine yönelik hazırbulunuşluk düzeyleri ile yapay zekâya ilişkin kaygı düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek; ayrıca bu değişkenlerin demografik ve mesleki değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, hekimlerin tıbbi yapay zekâya yönelik hazırbulunuşluk düzeyleri ile bu alandaki kaygılarını değerlendirmek amacıyla yapılmış kesitseltanımlayıcı bir çalışmadır. Çalışma, İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan farklı branşlardaki toplam 484 hekimin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veriler, yüz yüze anket yöntemiyle toplanmış olup veri toplama araçları olarak "Tıbbi Yapay Zekâ Hazırbulunuşluk Ölçeği" ve "Yapay Zekâ Kaygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Ek olarak, yaş, cinsiyet, ünvan, uzmanlık alanı, klinik deneyim ve çalışma saatleri gibi değişkenleri içeren sosyodemografik bir anket formu uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için NCSS (NumberCruncher Statistical System) 2020 Statistical Software (NCSSLLC, Kaysville, Utah, USA) programı kullanıldı. Bulgular: Bu araştırma, toplam 484 hekimin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların %47,5'i kadın, %50,2'si erkek, %2,3'ü ise cinsiyet belirtmemiştir. Yaş gruplarına bakıldığında, en büyük grubun %47,9 oranla 18–25 yaş arası olduğu saptanmıştır. Katılımcıların %69,2'si bekâr, %30,8'i evlidir. Katılımcıların %57'si asistan, %26,7'si uzman hekimlerden oluşmaktadır. Hekimlerin %57,9'unun mesleki deneyimi 1–5 yıl arasındadır. Günlük hasta yükü bakımından %47,5'i 50–74 arası hasta görmektedir. Katılımcıların yalnızca %19,2'si daha önce yapay zekâ eğitimi aldığını belirtmiştir. Günlük iş akışında yapay zekâ tabanlı araçları %33,3'ü aktif olarak kullanmakta, %38'i ise kısmen kullanmaktadır. Katılımcıların %37'si yapay zekâ ile çalışmaya hazır olduğunu ifade ederken, %44,2'si bu sistemlerin iş yükünü azaltabileceğine inanmaktadır. Tıbbi Yapay Zekâ Hazırbulunuşluk Ölçeği'nin ortalama toplam puanı 65,80±6,70 olarak hesaplanmıştır. Alt boyutlara göre puan ortalamaları sırasıyla Bilişsel Faktör 24,01±3,61, Beceri Faktörü 23,90±3,83, Öngörü Faktörü 9,01±2,41 ve Etik Faktör 8,89±2,37'dir. Ölçeğin toplam iç tutarlılığı Cronbach's α=0,650 olarak bulunmuştur. Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği'nin ortalama toplam puanı 51,81±9,21 olarak belirlenmiştir. Alt boyut ortalamaları ise Öğrenme 16,27±3,62, İş Değiştirme 13,07±3,39, Sosyoteknik Körlük 12,82±3,17 ve Yapay Zekâ Yapılandırması 9,66±2,90'dır. Ölçeğin genel güvenirliği α=0,661 düzeyindedir. Yapay Zekâ Kaygısı ile Tıbbi Yapay Zekâ Hazırbulunuşluk arasında tüm alt boyut düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı negatif yönde ilişkiler saptanmıştır. En güçlü negatif korelasyon, toplam puanlar arasında olup r=-0,447 (p<0,01) olarak bulunmuştur. Bu durum, yapay zekâya yönelik kaygı düzeyi arttıkça hazırbulunuşluk düzeyinin azaldığını göstermektedir. Cinsiyet açısından, erkeklerin hazırbulunuşluk düzeyleri kadınlardan anlamlı düzeyde daha yüksektir; buna karşın kadınların kaygı düzeyleri belirgin olarak daha fazladır. 18–25 yaş grubu, diğer yaş gruplarına kıyasla hem hazırbulunuşluk açısından daha düşük hem de kaygı açısından daha yüksek puanlar almıştır. Ünvan bakımından, pratisyen hekimlerin hazırbulunuşluk düzeyleri yüksek, kaygı düzeyleri ise düşüktür. Hekimlik süresi arttıkça hazırbulunuşluk puanlarında artış, kaygı puanlarında azalma eğilimi gözlenmiştir. Günlük hasta sayısı daha az olan katılımcıların hazırbulunuşluk puanları daha yüksek bulunmuştur. Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği alt boyutlarının Tıbbi Yapay Zekâ Hazırbulunuşluk düzeyleri üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla yapılan çoklu regresyon analizi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (F=29,953; p<0,01). Modelin açıklayıcılığı %20 olarak belirlenmiş, öğrenme kaygısı (β=-0,191), iş değiştirme kaygısı (β=-0,158), sosyoteknik körlük (β=-0,150) ve yapay zekâ yapılandırması (β=-0,136) gibi faktörlerin hazırbulunuşluğu olumsuz etkilediği görülmüştür. Sonuç: Bu çalışma, hekimlerin yapay zekâya hazırbulunuşluk düzeyleri ile kaygıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştur. Sonuçlar, YZ kaygısının hazırbulunuşluk üzerinde anlamlı ve negatif etkisi olduğunu göstermiştir. Yani, kaygı düzeyi arttıkça teknolojik uyum azalmakta; bu durum özellikle genç, kadın ve mesleki deneyimi az olan hekimlerde daha belirgin görülmektedir. Sosyodemografik faktörler, YZ'ye karşı tutum ve hazırbulunuşluk üzerinde belirleyici rol oynamaktadır. Özellikle kıdemli ve erkek hekimlerin hazırbulunuşluk düzeyleri daha yüksek, kaygı düzeyleri ise daha düşüktür. Çoklu regresyon analizleri, YZ'ye dair öğrenme, iş değişikliği, yapısal belirsizlik ve teknik kaygı gibi alt boyutların hazırbulunuşluk düzeyini azalttığını göstermiştir. Genel olarak, dijitalleşmenin sağlık sistemine entegrasyonunda teknik donanım kadar, hekimlerin psikolojik ve mesleki hazırlığı da kritik önemdedir. Bu nedenle yapay zekâya yönelik eğitim, destekleyici kurum politikaları ve farkındalık artırıcı girişimler yaygınlaştırılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Hazırbulunuşluk, hekimler, kaygı, sağlıkta dijitalleşme, teknoloji kabulü, yapay zekâ