Ön ve arka interhemisferik transsplenial pineal bölge yaklaşımlarının kadavra üstünde mikrodiseksiyon yöntemi ile üç boyutlu gösterilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ORHUN METE ÇEVİK
Danışman: Erhan EMEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Pineal bölge anatomik lokasyonundan dolayı cerrahi olarak yaklaşımı zor bir bölgedir. Bu bölgenin lezyonlarına cerrahi rezeksiyon için doğru yaklaşımı seçmek de büyük önem taşımaktadır. Korpus kallosumun spleniumunun içine uzanan lezyonlar için interhemisferik transsplenial yaklaşım ideal bir yaklaşım seçeneğidir. Anterior transsplenial yaklaşım daha yeni bir çalışma olup posterior yaklaşım kadar popüler değildir. Bu çalışmada amaç pineal bölgeden çıkıp korpus kallosumun spleniumunun içine uzanan bu lezyonlar için transsplenial interhemisferik yaklaşımları karşılaştırmak olup, ön ve arka girişimlerin anatomik avantajları, dezavantajları, hasta seçimini etkileyen faktörler göstermektir. Cerrahi olarak dikkat edilmesi gereken unsurlar adım adım kadavra diseksiyonu yapılarak gösterilmiştir. GEREÇ VE YÖNTEM: Beş adet yetişkin kadavra kafası, formalin ile fikse edilip, renkli silikon ile perfüze edildikten sonra her iki yaklaşım cerrahi yoluna uygun olarak adım adım Carl Zeiss Opmi Pico cerrahi mikroskop altında disseke edildi. Her adım Canon EOS 5D Mark II fotoğraf makinesi ile Canon 100mm Macro Lens kullanılarak üç boyutlu fotoğraflama yöntemi kullanılarak dokümente edildi. Ayrıca köprü ven lokalizasyonlarını incelemek için 49 adet rastgele seçilmiş MR Venografi görüntüleri Radiant DICOM görüntüleme programı ile çalışıldı. BULGULAR: Bu çalışmada interhemisferik transsplenial girişimin anterior ve posterior koridorları adım adım dokumente edilerek karşılaştırıldı. Bu yaklaşımlar için görsel rehber oluşturma yanında bu yaklaşımlar için seçilecek lezyon özellikleri de tartışıldı. 49 MR Venografi çalışmasında 308 adet köprü ven tanımlandı. Bu köprü venler 10 adet bölüme dağıtıldı. Bu dağılım sonucunda ön ve en arka sınır bölgede daha az köprü ven bulunduğu gözlemlendi. SONUÇ: Teknolojinin ilerlemesi ve cerrahi imkanların artması ile daha zor görülen yaklaşımlar daha mümkün ve yapılabilir olmaya başlamıştır. İnterhemisferik transsplenial yaklaşımlar da doğru lezyonlar için ideal yaklaşım alternatifi olmuşlardır ve bu lezyonlar için cerrahi planlamada seçenekler arasında düşünülmelidir. Bu çalışma bu yaklaşımlar için görsel rehber olarak yardımcı olabilir. Anahtar Kelimeler: Pineal, Mikrocerrahi Anatomi, Cerrahi Yaklaşım, Transsplenial