Akut ve kronik ürtikerli hastalarda hastalık aktivitesinin kaygı düzeyine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İSMAİL ŞAHİN
Danışman: Sevim BAYSAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada akut ürtikerli (AÜ) ve kronik spontan ürtikerli (KSÜ) hastalarda hastalık aktivitesi ile kaygı düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi ve iki grubun ortalama ölçek puanlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca her iki grubun kaygı düzeyleri sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırılmıştır. KSÜ grubunda yaşam kalitesi ile kaygı ve depresif belirti düzeyleri arasındaki ilişki de değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli analitik kesitsel bir çalışmadır. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları polikliniğine başvuran 18 yaş ve üzeri, AÜ ve KSÜ tanısı alan hastalar ve çalışmaya katılmayı kabul eden sağlıklı gönüllüler dahil edildi. Hastalık aktivitesi AÜ grubunda 1 günlük Ürtiker Aktivite Skoru (ÜAS1) ve Görsel Analog Skala (VAS) kaşıntı skoru ile, KSÜ grubunda ise 7 günlük Ürtiker Aktivite Skoru (ÜAS7) ile değerlendirildi. Kaygı düzeyi, Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri'nin durumluk ve sürekli kaygı alt ölçekleri olan STAI-S ve STAI-T ile, depresif belirti düzeyi Beck Depresyon Envanteri (BDE) ile, yaşam kalitesi ise Dermatoloji Yaşam Kalitesi İndeksi (DLQI) ile değerlendirildi. Verilerin istatistiksel analizlerinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), ki-kare testi ve Pearson korelasyon analizi kullanıldı. AÜ ve KSÜ grupları birbirleriyle ve sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırıldı. İstatistiksel analizlerde p < 0,05 değeri anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya 74 AÜ hastası, 87 KSÜ hastası ve 88 sağlıklı kontrol olmak üzere toplam 249 katılımcı dahil edildi. AÜ grubunda STAI-S, STAI-T ve BDE ortalama puanları sırasıyla 40,45, 43,03 ve 12,08 olarak saptanırken, KSÜ grubunda bu puanlar sırasıyla 39,37, 43,66 ve 10,91, kontrol grubunda ise 33,90, 36,49 ve 7,06 olarak bulundu. STAI-S, STAI-T ve BDE puanları hem AÜ hem de KSÜ gruplarında sağlıklı kontrollere kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0,001). AÜ grubunda VAS skoru ile STAI-S, STAI-T ve BDE puanları arasında ÜAS1 skoru ile ise STAİ-S puanı arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı. KSÜ grubunda ÜAS7 skoru; DLQI, STAI-S, STAI-T ve BDE puanları ile anlamlı pozitif yönde korelasyon gösterdi. DLQI puanı ile STAI-S, STAI-T ve BDE puanları arasında da anlamlı pozitif ilişki bulundu. KSÜ grubunda ÜAS7'ye göre hastalık aktivitesi daha yüksek olan gruplarda kaygı ve BDE puanlarının daha yüksek olduğu saptandı. Anjiyoödem (AÖ) öyküsü ve uyku bozukluğu bildiren hastalarda ilgili psikometrik ölçek puanlarının daha yüksek olduğu görüldü. Sonuç: Akut ve kronik ürtiker hastalarında kaygı ve depresif semptom düzeyleri sağlıklı kontrollere göre daha yüksek bulunmuştur. Akut ürtikerde kaşıntı şiddetinin, kronik ürtikerde ise hastalık aktivitesi ve yaşam kalitesindeki bozulmanın kaygı ve depresif semptom düzeyleri ile ilişkili olduğu görülmüştür. Ayrıca AÜ grubunda günlük hastalık şiddeti ile durumluk kaygı düzeyi arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Bu sonuçlar, ürtiker hastalarında psikolojik etkilenmenin önemli olduğunu ve psikolojik belirtilerin klinik değerlendirme sürecinde göz önünde bulundurulması gerektiğini düşündürmektedir. Anahtar kelimeler: Akut Ürtiker, Kronik Ürtiker, Hastalık Aktivitesi, Kaygı, Depresyon, Yaşam Kalitesi.