Periaortik yağ dokusu volümü ile sklerotik aort kapak arasındaki ilişkinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET MUŞTU
Danışman: Zafer BÜYÜKTERZİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Sklerotik aort kapak artmış kardiyovasküler mortalite ve morbidite ile ilişkili bulunmuştur. Total kolesterol, LDL ( düşük yoğunluklu lipoprotein ), lipoprotein a, trigliserit düzeylerindeki yükseklik, azalmış HDL ( yüksek yoğunluklu lipoprotein ) düzeyi, erkek cinsiyet, hipertansiyon, diyabetes mellitus ve sigara kullanımı gibi bilinen ateroskleroz risk faktörlerinin sklerotik aort kapak oluşumunu hızlandırdığı gösterilmiştir. Yapılan birçok çalışmada viseral yağlanma (peri aortik yağ dokusu dahil) ile özellikle komşu damar yatağında ateroskleroz gelişimi arasında bir ilişki olduğu da gözlemlenmiştir. Aortik skleroz ve ateroskleroz gelişimindeki ortak risk faktörleri göz önünde bulundurulduğunda; aortik kapak komşuluğundaki viseral yağ dokusu ile aortik skleroz gelişimi arasında ilişki olabileceği düşünülebilir. Bu çalışmada periaortik yağ dokusu hacminin, sklerotik aort kapak oluşumunun ön görülmesinde güvenilir bir marker olup olmadığının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Bu çalışma hastanemizde son 6 ay içinde çekilmiş sistemde kayıtlı eş zamanlı MSCT'si ve ekokardiyografisi olan 80 hasta değerlendirilmeye alınarak bir retrospektif kohort çalışması şeklinde yapılmıştır. Ekokardiyografi raporları, retrospektif olarak taranıp sklerotik aort kapağı açısından değerlendirilmiştir. Çalışma popülasyonundaki 80 kişi; 40 ı sklerotik aort kapağına sahip, diğer 40'ı da aort kapağı sklerotik olmayan ( kontrol grubu ) 2 gruba ayrılmıştır. Periaortik yağ volümünün hesaplanması amacıyla görüntüler bilgisayar destekli iş istasyonuna (Leanordo Workstation, Siemens, Erlangen, Germany) aktarılmış ve bilgisayar destekli volum programı yardımıyla konusunda deneyimli radyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmiş ve hesaplamaları yapılmıştır. Bulgular: Hasta grubunun yaş ortalaması 61.63±8.55 yıl, kontrol grubunun yaş ortalaması ise 61.45±5.68 yıl olarak hesaplanmıştır (p=0.928). Hasta ve kontrol gruplarının biyokimyasal özellikleri karşılaştırıldığında ise; hasta grubunda kan üre nitrojeni (42.42±13.55 vs. 34.70±13.07 mg/dL, p=0.011), ürik asit (6.76±1.87 vs. 5.71±1.10 ng/mL, p=0.003) ve LDL (126.5±40.16 vs. 96.27±39.84 mg/dL, p=0.001) düzeylerinin kontrol grubuna göre anlamlı biçimde daha yüksek olduğu saptanmışır. Hasta ve kontrol grupları ekokardiyografik ve tomografik özellikleri açısından karşılaştırıldığında periaortik yağ doku hacmi hasta grubunda anlamlı şekilde daha yüksek ölçülmüştür (30.12±10.33 vs. 17.54±6.41 ml, p<0.001). Aortik skleroz öngördürücülerinin çok değişkenli regresyon analizi sonucunda periaortik yağ doku hacminin (OR: 0.241, 95% CI: 0.143-0.946, p=0.001) aortik skleroz varlığının bağımsız öngördürücüsü olduğu saptanmıştır. Sonuç: Bu çalışmada periaortik yağ doku hacminin komşu aortik kapakta skleroz varlığı ile bağımsız ilişkili olduğu ilk kez ortaya konulmuştur.