2019-2025 yılları arasında invaziv ürodinami yapılan hastaların retrospektif değerlendirilmesi: Tek merkez deneyimi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BERİL KÖKSOY KÖSE

Danışman: Orhan Deniz KARA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Amaç: Çocukluk çağında alt üriner sistem disfonksiyonları, heterojen klinik bulgular göstermesi ve yaşa bağlı fizyolojik değişkenlik nedeniyle tanısal açıdan güçlük oluşturan önemli bir hasta grubunu oluşturmaktadır. Bu çalışmada, invaziv ürodinami (sistometri) uygulanan çocuk hastaların demografik özelliklerinin, başvuru öykülerinin, klinik tanılarının ve ürodinamik bulgularının retrospektif olarak değerlendirilmesi; nörojen ve non nörojen mesane gruplarında yaş, cinsiyet, klinik tanı, başvuru semptomları ve ürodinamik parametreler arasındaki ilişkilerin ortaya konulması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, tek merkezli, tanımlayıcı ve analitik nitelikte retrospektif bir çalışma olarak planlandı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nefroloji Kliniği Ürodinami Ünitesi'nde Ocak 2019- Aralık 2025 tarihleri arasında invaziv ürodinami yapılan 0-18 yaş arası çocuk hastaların verileri incelendi. Dahil edilme ve dışlama kriterleri doğrultusunda toplam 416 hasta çalışmaya alındı. Hastalar etiyolojik özelliklerine göre nörojen mesane (n=224) ve non nörojen mesane (n=192) olarak iki ana grupta değerlendirildi. Demografik veriler, başvuru öyküleri, klinik tanılar ve ürodinamik parametreler hasta dosyaları ve elektronik kayıt sistemlerinden elde edildi. İstatistiksel analiz IBM SPSS Statistics 27 programı kullanılarak yapıldı; kategorik değişkenler sayı ve yüzde, sürekli değişkenler medyan (en küçük–en büyük) olarak sunuldu. Gruplar arası karşılaştırmalarda Ki-kare, Fisher kesin test ve Kruskal Wallis H testi kullanıldı; p<0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 416 hastanın 242'si (%58,2) kız, 174'ü (%41,8) erkekti. Hastaların 224'ü (%53,8) nörojen mesane, 192'si (%46,2) non nörojen mesane tanılıydı. Nörojen mesane grubunda en sık etiyolojik neden meningomiyelosel, en sık ürodinami yorumu ise hiperrefleksif nörojen mesane olarak saptandı. Bu grupta yaşla birlikte ölçülen mesane kapasitesi, rezidü idrar miktarı ve kompliyansın arttığı; hiperrefleksif nörojen mesanede yüksek basınç paternlerinin ön planda olduğu görüldü. Non nörojen mesane grubunda ise hastaların çoğunluğunu okul çağı çocukları oluşturmakta olup kız cinsiyet baskındı. Bu grupta en sık ürodinami yorumu aşırı aktif mesane olarak saptandı. Beklenen ve ölçülen mesane kapasitesi x yaşla birlikte anlamlı olarak artarken, rezidü idrar miktarı özellikle ileri yaş grubunda daha yüksek bulundu. Klinik tanılar açısından değerlendirildiğinde non nörojen grupta en sık klinik tanının işeme bozukluğu olduğu; buna karşılık vezikoüreteral reflü ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu sıklığının yaşla birlikte azalma eğilimi gösterdiği görüldü. Başvuru semptomları arasında en sık yakınma idrar kaçırma olup, bu semptom özellikle aşırı aktif mesane tanılı hastalarda ön plandaydı. Ayrıca, semptomatik hastaların bir bölümünde ürodinami bulgularının normal sınırlarda saptandığı görüldü. Sonuç: İnvaziv ürodinami, çocukluk çağındaki alt üriner sistem disfonksiyonlarında nörojen ve non nörojen hasta gruplarının ayrımında, altta yatan fonksiyonel bozuklukların objektif olarak ortaya konulmasında ve klinik tanı ile ürodinamik paternler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesinde önemli katkı sağlamaktadır. Nörojen mesane grubunda yüksek basınçlı paternlerin ve düşük kompliyansın, non nörojen mesane grubunda ise özellikle aşırı aktif mesane ve işeme bozukluğu paternlerinin ön planda olduğu görülmüştür. Çalışmamızın bulguları, çocuklarda alt üriner sistem semptomlarının değerlendirilmesinde ayrıntılı klinik öykü ile birlikte seçilmiş olgularda yapılan ürodinamik incelemenin tanısal doğruluğu artırdığını ve tedavi planlamasında yol gösterici olduğunu göstermektedir. Özellikle yaşa göre değişen fizyolojik özelliklerin ve eşlik eden klinik durumların birlikte değerlendirilmesi, ürodinamik bulguların doğru yorumlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Alt üriner sistem disfonksiyonu, invaziv ürodinami, sistometri, nörojen mesane, non nörojen mesane, çocuk