Bariatrik cerrahi uygulanan hastaların memnuniyetlerinin, klinik ve laboratuvar verilerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞEREF ENES KOCAMAN
Danışman: Nizameddin KOCA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Obezite, dünyada yaygınlaşan bazı toplumlarda daha yüksek oranlara ulaşan ciddi bir sağlık problemidir. Son dönemlerde prevalansı ciddi derecede artış göstermiştir. Obezitede tedavi seçeneklerini diyet, egzersiz, medikal tedavi ve cevap alınamayan durumlarda bariatrik cerrahi tedaviye oluşturmaktadır. Obezite tedavisinde kullanılan bariatrik cerrahi yöntemleri kısa vadede kilo kaybı sağlasalar da ameliyat sonrası dönemlerde bu kilo kaybını kalıcı olarak sürdürmekte zorlanıldığı görülmektedir. Bu çalışmada, yeniden kilo alımı ile ilişkili olabilecek yeme bağımlılığı, depresyon, OSAS, kişinin beden imajı ve benlik saygısı gibi faktörleri incelemek ve hastaların cerrahi sonrası yaşam kalitelerini değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem ve gereç: Çalışmaya bariatrik cerrahi geçirmiş, çalışma kriterlerine uyan 200 tane katılımcı dahil edildi. Bunlardan 175'i erkek 25'i kadındı. Katılımcıların antropometrik ölçümleri, cerrahi işlem üzerinden geçen süreler, yapılan cerrahi işlemin tipi, cerrahi öncesi kilo, cerrahi sonrası ulaşılan en düşük kilo ve güncel kiloları not edildi. Sonrasında hastalara yeme bağımlılığı açısından Modifiye Yale Yeme Bağımlılığı Anketi, OSAS açısından STOP BANG anketi, yaşam kalitesi açısından SF-36 anketi, depresyon açısından PHQ-9 anketi, beden algısı ve benlik saygısı açısından MBSRQ anketi yapıldı. Bunların cerrahi sonrası yeniden kilo alımı ile ilişkisi değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza katılan katılımcılardan cerrahi sonrası tekrar kilo alan (n=93) ve almayanların (n=107) sosyodemografik verileri, eşlik eden kronik hastalıkları ve kullandıkları ilaçlar arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Operasyon tipi açısından karşılaştırıldığında, Sleeve Gastrektomi olan hastaların Gastrik Bypass olanlara göre kilo alma riskinin 2,16 kat arttırdığı belirlenmiştir. Operasyon sonrası geçen her 1 yılın kilo alma riskini 2,15 kat arttırdığı belirlenmiştir. OSAS değerlendirme ölçütüne göre yüksek riskli olan hastaların, düşük riskli OSAS'lı hastalara göre 3,96 kat fazla; değerlendirme ölçütüne göre orta riskli OSAS'lı hastaların ise yine düşük riskli OSAS' lı hastalara göre kilo alma riskinin 3,32 kat fazla olduğu belirlenmiştir. SF-36 yaşam kalitesi ölçeğinin alt boyutları olan ağrı ve genel sağlık algısı ölçeklerinden elde edilen medyan ölçek puanlarına göre de gruplar arasında farklılık bulunmamaktadır (p=0,246 ve p=0,113). Buna karşın, kilo alımı gözlenmeyen hastaların oluşturduğu grupta fiziksel rol güçlüğü ölçeğinden elde edilen ortalama ölçek puanının daha yüksek olduğu görülmektedir (p=0,007). Kilo alımı gözlenmeyen hasta grubunun ortalama ölçek puanı 81,54, kilo alımı gözlenen hasta grubunun ortalama ölçek puanı ise 68,82 olarak belirlenmiştir.Kilo alımı gözlenen hasta grubunda SF-36 ölçeğinin alt boyutu olan emosyonel rol güçlüğü ölçeğinden elde edilen ölçek puanının daha yüksek olduğu görülmektedir (p=0,011). Kilo alımı gözlenen hasta grubunun ortalama ölçek puanı 81,24, kilo alımı gözlenen hasta grubunun ortalama ölçek puanı ise 77,88 olarak belirlenmiştir. Kilo alımı gözlenmeyen hasta grubunda SF-36 ölçeğinin alt boyutu olan sosyal işlevsellik ölçeğinden elde edilen medyan ölçek puanının daha yüksek olduğu görülmektedir (p=0,007). Kilo alımı gözlenmeyen hasta grubunun medyan ölçek puanı 87,50 iken kilo alımı gözlenen hasta grubunda 75 olarak belirlenmiştir. Kilo alımı gözlenmeyen hasta grubunda beden imajı ve benlik saygısı ölçeği üzerinden elde edilen toplam puanın daha yüksek olduğu görülmektedir (p=0,008). Kilo alımı gözlenmeyen hasta grubunun toplam ölçek puanına ait ortalama puan 190,72 ve kilo alımı gözlenen hasta grubunda ise 179,16 olarak belirlenmiştir. Yeme bağımlılığı ve depresyon ile yeniden kilo alımı arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Buna karşın beden algısı ve benlik saygısı ölçeği toplam puanı ile depresyon arasında ters yönlü anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda beden algısı ve benlik saygısı ölçeği toplam puanının yeme bağımlılığı düzeyine göre de farklılık gösterdiği görülmektedir(p<0.001). Alt grup analizlerde, yeme bağımlılığı olmayanların yeme bağımlılığı şiddetli düzeyde olanlara göre medyan ölçek puanının daha yüksek olduğu saptanmıştır(p<0.001). Sonuç: Çalışmamızda bariatrik cerrahi sonrasında kilo kaybının uzun vadede sürdürülememesinin nedenleri üzerinde duruldu. Seçilen cerrahi yöntemden bağımsız cerrahiden sonra geçen zaman arttıkça yeniden kilo alma sıklığının arttığı görüldü. Kişinin eşlik eden OSAS öyküsü varsa kilo almayı kolaylaştırdığı ve bunun da şiddeti ile doğru orantılı olarak arttığı görüldü. Yaşam kalitesinin, kişinin kendi bedeni ile ilgili beden imajı ve benlik saygısının azalmasının da kilo almada etkili olduğu görüldü. Yeme bağımlılığı ve depresyonun doğrudan kilo alma ile ilişkili olmadığı ancak beden algısı ve benlik saygısını azaltarak indirekt yoldan kilo almaya zemin hazırladığı görüldü. Anahtar kelimeler: Bariatrik cerrahi, yeniden kilo alımı, yeme bağımlılığı, depresyon, OSAS, yaşam kalitesi, beden imajı benlik saygısı