Çocuk yoğun bakım ünitesi'nde sepsis tanısı ile izlenen hastalarda CRP, prokalsitonin, interlökin-6 ve pentraksin-3 düzeylerinin tanısal değeri ve prognoz üzerine etkilerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BATUHAN PALALIOĞLU

Danışman: Seher ERDOĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Sepsis, çocuk ve yenidoğan yoğun bakımlarındaki mortalite ve morbiditenin en önemli nedenlerindendir. Etkili bir şekilde tedavi edilemeyen enfeksiyon sepsise ve çoklu organ yetmezliğine kadar ilerleyebilmektedir. Bu nedenle, doğru ve hızlı sepsis tanısı koymak ve enfekte hastalarda erken uygun antimikrobiyal tedavinin başlatılması önemlidir. Sistemik inflamatuvar yanıt sendromu (SIRS), sepsis ve septik şok birbirini takip eden mikrodolaşım bozuklukları, uç organ disfonksiyonu ile karakterize klinik sendromlardır. Biyobelirteçlerin sepsis tanısının doğruluğu ve hızını arttırmaya yardımcı olabilecekleri düşünülmektedir. Bu çalışmada amacımız hastanemiz çocuk yoğun bakım ünitesinde sepsis ve septik şok tanısı ile izlenen hastalarda antibiyoterapinin Pentraksin-3 (PTX3), C-reaktif protein (CRP) ve İnterlökin-6 (IL-6) düzeyleri üzerine etkilerini değerlendirmek, bu biyomarkerların duyarlılığını ve prognostik önemini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif ve tek merkezli çalışmada, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi'nde Haziran 2020-Mart 2021 tarihleri arasında yatırılıp takip edilmiş sepsis ve sepsis tanıları konulmuş 41 hastada 0. Saatte ve 48.saatte CRP, PCT, IL-6 ve PTX3 düzeylerinin antibiyoterapiye erken ve geç cevabının değerlendirilmesi ve prognoz üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmaya çocuk yoğun bakım ünitesine yatırılan, sepsis ve septik şok tanısı alan 1 ay-18 yaş arasında olan hastalar dahil edildi. İmmunsuprese hastalar, nötropenik hastalar, kortikosteroid kullanan hastalar (1 ayın üzerinde 1 mg/kg/gün dozu ile), kronik inflamatuvar hastalığı olanlar, dosya verileri yetersiz olan hastalarla ek romatolojik hastalığı olan çocuklar çalışma dışı bırakıldı. Bulgular: Çalışma sepsis/septik şok tanılı 41 hasta ve enfeksiyonu olmayan 21 preoperatif hasta grubu ile yapıldı. Hastaların 37'si (%90.2) yaşadı, 29 hastanın ix (%70.7) komorbid hastalığı, 37 hastanın (%86.4) en az 1 organ disfonksiyonu vardı. 31 (%75.7) hastaya mekanik ventilasyon ve 4 hastaya (%9.8) yüksek akışlı nazal kanülile solunum desteği verildi, 9 hastaya (%22) vazopresör ilaç uygulandı. Hastaların %68.2'sinin sepsis odağı alt solunum yolları idi, % 78'sinde sepsis, % 22'sinde septik şok vardı. Hastaların CRP, IL-6 ve PTX3 düzeyleri, kontrol hastalarına göre anlamlı düzeyde yüksekti (p 32 pg/mL'di. Bu değerin duyarlılığı %88.9, özgüllüğü %65.6 olarak bulundu. PRISM skoru ile PCT arasında pozitif yönlü, orta düzeyde (%45.3) ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardı (p:0.003; p<0.05). Sonuç: Çocuk yoğun bakım ünitesinde sepsis tanısı ile takip edilen hastaların mortalite ve morbiditelerinde artış olması, erken tanı ve tedavinin hayati öneminin olması, tedavilerin güç olması nedeniyle bu hastaların yakın takibi çok önemlidir. Çalışmamız yüksek spesifitesi nedeniyle IL-6 düzeyinin sepsis ve septik şok tanısında ve tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde ve prognozu belirlemede uygun bir biomarker olduğunu desteklemektedir. PTX3, PCT, CRP ve IL-6'nın diğer akut faz reaktanlarıyla birlikte kullanımı tanı doğruluğunu ve antimikrobiyal tedavi kararını arttırabilir. Sepsis ve Septik şok tanısında kullanılan IL-6 değerinin spesifite ve sensitivitesi yüksektir, kliniklerde ve yoğun bakım ünitelerinde rutin kullanımı arttırılmalıdır. IL-6, CRP, PCT ve PTX3'ün tek başına sepsis tanısı ve prognoz ile ilişkisinin değerlendirilmesi için daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.