Bipolar bozukluk hastalarında remisyon dönemlerindeki kalıntı belirtilerin işlevsellik ve yaşam kalitesi üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESİN ÇETİNKAYA SÜMER
Danışman: Derya İPEKÇİOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Bu çalışmanın amacı Bipolar Bozukluk tanısı almış, remisyon döneminde bulunan hastaların kalıntı semptomlarının işlevsellik ve yaşam kalitesi üzerine olan etkisini araştırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ayaktan tedavi ünitelerine başvuran, DSM 5 kriterlerine göre remisyonda bipolar bozukluk tanılı hastalar dahil edildi. Çalışmaya, 18-65 yaş arasında, en az 1 yıldır takip ve tedavisi devam eden ve son 6 aydır remisyon döneminde olan hastalar alınmıştır. Hastalara, sosyodemografik ve klinik veri formu, Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D), Young Mani Derecelendirme Ölçeği (YMDÖ), Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Bipolar Bozukluk İşlevsellik Ölçeği (BBİÖ) ve Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu (WHOQOL-BREF) uygulandı. BULGULAR: Hastaların işlevsellik ve yaşam kaliteleri, kalıntı semptomların varlığına göre değerlendirildi. Depresif duygudurum, çalışma ve etkinliklere katılmama, genital semptomlar, somatik semptomlar, uykuya dalma problemleri, suçluluk duygusu ve psikomotor yavaşlamanın, işlevselliği ve yaşam kalitesini düşürdüğü saptandı. Manik kalıntı semptomların işlevsellik ve yaşam kalitesi üzerine etki göstermediği tespit edildi. Anksiyete semptomlarından uyuşma karıncalanma, halsizlik, kalp çarpıntısı, ellerde titremenin işlevselliği ve yaşam kalitesini düşürdüğü görüldü. Anksiyete semptomlarından nefes almada güçlük ve mide rahatsızlığının işlevsellik üzerine etki göstermediği fakat çevresel yaşam kalitesini düşürdüğü saptandı. SONUÇ: Bipolar bozukluk remisyon dönemindeki hastalar, kalıntı semptomlar açısından ayrıntılı değerlendirilmelidir. Özellikle depresif kalıntı semptomların saptanması durumunda, mevcut semptomlara yönelik medikal, sosyal, çevresel faktörleri de içeren çok yönlü bir değerlendirme ve etkin müdahalelerde bulunulmalıdır. Bu alanda, geniş örneklem büyüklüğüne sahip, çok merkezli, hastaların biyopsikososyokültürel model içerisinde değerlendirileceği, prospektif izlem çalışmalarına ihtiyaç vardır.