Renal transplantlı hastalarda D vitamini düzeyinin rejeksiyonlar ve allograft fonksiyonu üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEMİH BÜYÜKDEMİRCİ

Danışman: Ebru GÖK OĞUZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Renal transplantasyon SDBY'nin en üstün tedavi yöntemidir. Nakil böbrek fonksiyon bozukluğunun birçok nedeni olup başlıca sebepleri rejeksiyonlar ve KAN'dir. Biz bu çalışmayla renal transplant hastalarında vitamin D düzeylerinin rejeksiyonlar, KAN ve greft survinde etkili olup olmadığını araştırmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamız transplantasyon polikliniğimizde 1 Ocak 2013-31 Temmuz 2018 yılları arasında renal biyopsi yapılmış 52 hasta alınarak retrospektif olarak gerçekleştirilmiştir. BULGULAR: Transplant öncesi primer etyolojiler 25'inde HT (%48,1), 15'inde DM (%28,8), 7'sinde glomerulonefrit (%13,5), 3'ünde postrenal ABY (%5,8),2'sinde bilinmemektedir (%3,8). 25 hastada rejeksiyon saptanmıştır. Rejeksiyonların 6'sı (%11,5) akut hücresel rejeksiyon, 10'u (%19,2) akut humoral rejeksiyon, 9'u (%17,3) kronik humoral rejeksiyondur. Hastaların 19'da (%36,5) kronik allograft nefropati, 3'nde (%5,8) kalsinörin toksisitesi, 4'nde (%7,7) BK nefropatisi, 1'nde (%1,9) tekrarlayan nefrit bulunmuştur. Renal biyopsi anında ortalama vitamin D değeri 12,3 ng/ml'dir (±6,2). Hastalar renal biyopsi anında vitamin D düzeyi 15 ng/ml'ye göre iki gruba ayrıldı; 38 hasta 15'ten düşük, 14 hasta ise yüksek olan gruba dahil edildi. Düşük olan grupta erkek cinsiyet daha sık bulunuldu (p=0,035). İki grup arasında rejeksiyon, KAN ve SDBY sıklığı açısından anlamlı fark bulunmadı (p=0,355, p=0,534, p=0,80). Hastalar rejeksiyon olan ve olmayan şeklinde iki gruba ayrıldığında 27 hasta rejeksiyon olmayan, 25 hasta ise rejeksiyon olan grupta yer almıştır. Rejeksiyon erkek hastalarda daha sık izlendi (p=0,020). Sonlanım noktası olarak SDBY sıktı (p=0,046). Rejeksiyon olan grupta albümin daha düşüktü (p=0,001), biyopsi anındaki ve güncel kreatinin daha yüksekti (p=0,016, p=0,010). Güncel GFR rejeksiyon olan grupta daha düşüktü (p=0,013). Biyopsi anındaki 24 saatlik proteinüri miktarı rejeksiyon olan grupta daha yüksekti (p=0,050). İki grup arasında renal biyopsi anında vitamin D düzeyleri açısından anlamlı farklılık saptanmadı (p=0,208). Hastalar KAN olan ve olmayan şeklinde iki gruba ayrıldığında KAN olan grupta albümin daha yüksekti (p=0,024). KAN olan grupta kreatinin daha düşük, GFR daha yüksekti (p=0,004, p=0,038). İki grup arasında renal biyopsi anında vitamin D düzeyleri açısından anlamlı farklılık saptanmadı (p=0,300). SONUÇ: Vitamin D ile yapılan son çalışmalar, vitamin D'nin kemik ve mineral dışındaki etkilerini göstermiştir. Vitamin D'nin anti-inflamatuar etkisi ile rejeksiyonla ilişkili olabileceğini, anti fibrotik etki ile de KAN'de etkili olabileceğini düşündük. Ancak çalışmamızdaki mevcut verilerle, vitamin D'nin rejeksiyon, KAN ve SDBY ile ilişkisini kuramadık. Bu durum çalışmamızdaki hasta sayısının az olması ile ilişkili olabilir. Daha çok hasta sayısı ile çalışmanın tekrarlanması düşünülebilir. Anahtar kelimeler: Kronik allograft nefropati, renal transplantasyon, rejeksiyon, vitamin D