Abdominal aort anevrizmalarında endovasküler onarım (EVAR) sonrası remodelinge etki eden faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET ALİ TÜRKCÜ
Danışman: Hakkı Zafer İŞCAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Abdominal aort anevrizmalarında kullanımı yaygınlaşan Endovasküler Aort Onarımı (EVAR) tedavisinin volümetrik ölçüm analizi kullanılarak anevrizma remodelingine etki eden faktörlerin tespiti ve tedavinin etkisini belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Şubat 2019- Şubat 2023 arasında hastanemizde elektif evar uygulanan, preoperatif ve postoperatif kontrastlı bilgisayar tomografisi (BTA), demografik verileri, postoperatif takip verileri olan 131 hasta değerlendirmeye alınmıştır. Bulgular: Endovasküler anevrizma onarımı (EVAR) sonrası volümetrik analiz ile kese hacminde % 10 ve üzerinde azalma pozitif ''remodeling'' olarak değerlendirildi. Takipteki 131 hastadan 44'ünde pozitif remodeling saptandı. Morfolojik parametreler değerlendirildiğinde lomber arter sayısının 4 ve fazla olmasının (≥4) kese volümü azalmamasında yaklaşık 4 kat riskli olduğu saptandı (OR:3.80, %95 güven aralığı 1.56-9.22, p=0.003). DAPT kullanmamak yaklaşık 3 kat, 3 ve daha az lomber arterin açık olması yaklaşık 4 kat, kontrolde endoleak olmaması yaklaşık 6 kat, pozitif remodelling için bağımsız prediktör olarak tespit edildi. Kontrolde tipinden bağımsız olarak endoleak saptanmış olması kese volümünde azalma olmaması ile ilişkili saptanmıştır (OR:6.83, %95 güven aralığı: 1.95-24.0, p=0.003). Ayrıca kese volümünde azalma olmayan hastalarda sekonder girişim riski yüksek bulunmuştur (OR:8.25, %95 güven aralığı:1.05-64.93, p=0.045). EVAR sonrası morfolojik incelemede anevrizma çapı ortalama 65 mm'den postoperatif ortalama 62 mm'e anlamlı azalmıştır (p<0.001). Anevrizma volümü ortalama 221 cm3'ten 215 cm3'e anlamlı fark olmayacak şekilde düşmüştür (p=0.487). Çap A 23 mm'den 26 mm'e, Çap B 24 mm'den 27 mm'e artmıştır (p<0.001). Alfa açısı,39 dereceden 32 dereceye düşmüştür (p<0.001). Postoperatif anevrizma volümünün 233.5 cm3'ün üzerinde olması %80 sensitivite, %76.7 spesifisite ile sekonder girişim ile ilişkiliydi (p=0.001). Postoperatif trombüs volümünün 204 cm3'ün üzerinde olması %73.3 sensitivite, %81.6 spesifisite ile sekonder girişim ile ilişkiliydi. (p=0.002). Postoperatif trombüs volümünün aort kese ix volümüne oranının %74'ün üzerinde olması %66.7 sensitivite, %71.1 spesifisite ile sekonder girişim ile ilişkiliydi (p=0.047). Pozitif remodeling olan ve olmayan hastalar arasında 5 yıllık sağkalımda fark yoktu. (p=0,88) Sonuç: Bu çalışma EVAR sonrası oversize ve endogreftin radial gücünün etkisi ile boyun çapının arttığı, infrarenal boyun açılanmasının ortalama 7 derece azaldığını göstermiştir. Hastalar % 10 ve üzeri kese hacmi azalması baz alınarak değerlendirildiğinde, pozitif remodeling için DAPT kullanmamanın, preoperatif aortik yan dalların tespitinin, EVAR işleminde ve sonrasında endoleak olmamasının önemli olduğu çalışmamızda gösterilmiştir. Takip edilen hastalar için kese çapındaki değişim anlamlı olarak azalmasına karşın, kese hacminde anlamlı değişimin olmaması, EVAR sonrası patolojik sürecin daha verimli takibi ve hasta güvenliği açısından çap ölçümü ile hacimsel analizin korole edilmesi gerektiğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: EVAR, Abdominal Aort Anevrizması, Endoleak, remodeling, anevrizma volümü, trombüs volümü