Hemodiyaliz hastalarında kalıcı kateter ve arteriovenöz fistülün(AVF) beslenme enfeksiyon ve hemodiyaliz yeterlilik üzerine etkilerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÜMMÜHAN KURT

Danışman: Mehmet USTA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Hemodiyaliz (HD) uygulanan kronik böbrek yetmezliği hastalarında damar erişim yolu seçimi, tedavinin başarısı ve uzun dönem prognoz açısından büyük önem taşımaktadır. Arteriyovenöz fistül (AVF), uzun ömürlü ve düşük komplikasyon oranına sahip bir erişim yolu olarak kabul edilirken; kalıcı kateter kullanımı, özellikle enfeksiyon başta olmak üzere birçok komplikasyon açısından risk oluşturmaktadır. Bununla birlikte, HD hastalarında beslenme durumu ve diyaliz yeterliliği, mortalite ve morbiditeyi doğrudan etkileyen temel belirleyicilerdir. Malnütrisyon ve yetersiz diyaliz, enfeksiyon gelişimi ve inflamasyonla yakından ilişkilidir. Bu çalışmanın amacı, HD tedavisi gören hastalarda kullanılan damar erişim yollarından arteriyovenöz fistül ve kalıcı kateterin enfeksiyon gelişimi, beslenme durumu ve HD yeterliliği üzerindeki etkilerini karşılaştırmaktır. Gereç –Yöntem: Çalışmamız yapılırken 2022-2024 yıllarında HD merkezimizde takipli 18 yaşından büyük, altı aydan uzun süredir kalıcı HD kateteri veya AVF'den HD tedavisi almakta olan 75 hasta dahil edilmiştir. Hasta dosyalarından demografik özellikler (yaş, cinsiyet), primer hastalıklar (DM, HT,vb.), HD başlama zamanları, HD vasküler erişim (VA) şekli, haftalık HDHseansları ile süresi durumları değerlendirildi. Son 3 yıl içinde (2021-2024) hastaneye yatış sayısı, hangi bölüme yattıkları ve sebepleri, mevcut otomasyon sistemi üzerinden epikrizleri ile değerlendirildi. Enfeksiyon açısından hastaların son üç yıl içindeki kültür (kan, idrar, diğer kültür) üremeleri incelendi. Son altı ay içindeki güncel vücud kitle indeksleri (VKİ), prealbümin, albümin, B12, folik asit, lipid profilleri, elektrolit değerleri beslenme açısından değerlendirilmek için incelendi. Sistemde bulunan son altı ay içindeki üç ortalama KT/V ve URR (üre reduction ratio) değerleri HD yeterlilik değerlendirilmesi için incelendi. Bulgular: Çalışmamıza 75 hasta (37 kadın, 38 erkek) dahil edilmiştir. Venöz erişim yolu, 41 hastada (%54,67) AVF, 34 hastada (%45,33) ise kalıcı kateter (10 subclavıen ven, 24 juguler ven) olarak belirlenmiştir. Hastaların 57'sinde (%76,00) en az bir kez hastaneye yatış öyküsü mevcuttur. Yatış nedenleri incelendiğinde; en sık hipervolemi/ödem (%26,67), diğer enfeksiyonlar (%24,00) ve dispne (%17,33) tespit edilmiştir. Bunları kateter/AVF sorunları (%12,00), serebrovasküler olaylar (%9,33) izlemiştir.Kan kültüründe üreme oranı (p=0,042) ve diğer kültürlerde üreme oranı (p=0,020) kalıcı kateter grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Albümin (p=0,009), prealbümin (p=0,007), total demir bağlama kapasitesi (TDBK) (p=0,025), parathormon (p=0,011) ve hemoglobin (p=0,008) düzeyleri ise AVF grubunda daha yüksek saptanmıştır. Buna karşılık, kalsiyum (p=0,020), HDL (p=0,036) ve CRP (p=0,016) düzeyleri kalıcı kateter grubunda daha yüksektir. HD yeterliliği açısından değerlendirildiğinde, Kt/V ve URR değerleri bakımından AVF ve kalıcı kateter grupları arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, AVF kullanan hastalarda beslenme göstergelerinin (albümin, prealbümin, hemoglobin vb.) daha iyi, enfeksiyon oranlarının ise daha düşük olduğunu ortaya koymaktadır. Kalıcı kateter kullanan hastalarda enfeksiyon sıklığı ve inflamasyon belirteçleri anlamlı olarak daha yüksektir. Buna karşın, her iki grup arasında HD yeterliliği açısından fark gözlenmemiştir. Sonuç olarak, mümkün olan hastalarda venöz erişim yolu olarak otojen AVF'nin tercih edilmesi, enfeksiyon riskinin azaltılması ve beslenme durumunun korunması açısından daha uygun görünmektedir. Tüm kılavuzlar ilk seçenek olarak damar erişim yolu için AVF önermekte olup bizde ilk tercih olarak AVF'yi önermekteyiz fakat ; özellikle 65 yaş üstü bireylerde ve koroner arter hastalığı, diyabet veya obezite gibi komorbiditeleri bulunan hastalarda AVF olgunlaşma oranlarının daha düşük olması, yaşam beklentisinin az olması gibi nedenlerden dolayı damar erişim yolu tercihinde bireysel hasta bazlı karar verilmelidir. Bu alanda çok merkezli randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Hemodiyaliz, Arteriovenöz Fistül, Kalıcı Kateter, Enfeksiyon