Pankreas, periampuller/ampuller ve koledok yerleşimli adenokarsinomlarda DNA yanlış eşleşme onarım proteinleri (MLH1, MSH2, MSH6 ve PMS2) ile T hücre fonksiyonunu düzenleyen düzenleyen immün kontrol noktası proteinleri (PD-L1 ve HHLA2) ekspresyon profilinin klinikopatolojik parametrelerle karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ARZU HAZAL AYDIN
Danışman: Nesrin TURHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Pankreas, ampuller ve distal koledok yerleşimli adenokarsinomlarda çoğunlukla tanı anında ileri evre hastalık nedeniyle kısıtlı hasta popülasyonunda küratif tedavi seçeneği olan cerrahi operasyon uygulanabilir. Küratif tedavi uygulanamayan hastalarda hedef tedavi yanı sıra tedaviye yanıt verebilecek hasta popülasyonunu öngörmede kullanılabilecek biyobelirteç gereksinimini gündeme getirmektedir. Çalışmamızda pankreas, ampuller ve distal koledok yerleşimli adenokarsinomlarda DNA yanlış eşleşme onarım (MMR) proteinlerinde kusur varlığı, PD-L1 ekspresyonu, tümör infiltre eden lenfositler gibi immünoterapiye duyarlılığı öngören biyobelirteçler yanı sıra tümör stroma oranı (TSO), tümör tomurcuklanması ve T hücre fonksiyonunu düzenleyen bir protein olan HHLA2 ekspresyonunun incelenmesi, tüm bu parametrelerin birbirleri ile ilişkisi ve varsa klinik önemlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 2019-2021 yılları arasında T.C. SBÜ Ankara Şehir Hastanesi'nde pankreatikoduodenektomi ve distal/ total pankreatektomi materyallerinden adenokarsinom tanısı almış pankreas, periampuller/ ampuller ve koledok yerleşimli 92 olgu belirlenmiştir. MMR proteinleri (MLH1, MSH2, MSH6 ve PMS2) ile T hücre fonksiyonunu düzenleyen immün kontrol noktası proteinlerinden PD-L1 ve HHLA2 ekspresyonu immünhistokimyasal olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen immünohistokimyasal sonuçlar ile histopatolojik parametreler arasındaki ilişki istatiksel olarak incelenmiştir. Bulgular: Çalışmamızda yüksek HHLA2 ekspresyonu gösteren olguların yaş ortalaması negatif olgulara göre daha yüksek olarak saptanmıştır. Düşük HHLA2 ekspresyonu izlenen olgularda perinöral (PNİ) varlığı oranı daha yüksek olarak tespit edilmiştir. pT3 olgularda HHLA2 ekspresyonunun düşük olma oranı, pT1, pT2 ve pT4 olgularda HHLA2 ekspresyonunun yüksek olma oranı daha yüksek olarak saptanmıştır. Stromal tümör infiltre eden lenfosit (TİL) grupları ile intraepitelyal lenfosit (İEL) yoğunluğu arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. İEL ≥ 2 olan olguların stromal TİL grup C olma oranı daha yüksek olarak tespit edilmiştir. Duktal adenokarsinomlarda İEL< 2 olma oranı daha az olarak tespit edilmiştir. İntraduktal tübülopapiller neoplazm (İTPN) ilişkili invaziv karsinomun T1 evresinde, duktal adenokarsinomun ise T4 evresinde olma oranı daha yüksek olarak saptanmıştır. Adenoskuamöz karsinom ve intraduktal tübülopapiller neoplazm ilişkili invaziv karsinom kadınlarda, duktal adenokarsinom erkeklerde daha yüksek oranda tespit edilmiştir. Ayrıca histolojik tip ile evre arasında da anlamlı ilişki bulunmuş olup İTPN ilişkili invaziv karsinomun T1 evresinde, duktal adenokarsinomun ise T4 evresinde olma oranı daha yüksek olarak saptanmıştır. Perinöral invazyon, duktal adenokarsinomlarda İTPN ilişkili invaziv adenokarsinomlardan daha yüksek oranda izlenmiştir. Metastatik lenf nodu varlığı duktal adenokarsinomlarda İTPN ilişkili invaziv adenokarsinom ve adenoskuamöz karsinomlardan daha yüksek oranda gözlenmiştir. Sonuç: Bulgular, stromal TİL ve İEL yoğunluğunun ilişkili olduğunu, TSO'nun stromal TİL ve İEL ile tümör tomurcuklanması üzerinde etkisi olmadığını göstermektedir. Ancak HHLA2'nin sık PNİ izlenen olgularda daha düşük oranda ekspresyonu, pT1 ve pT2 tümörlerde daha yüksek ekspresyonu HHLA2'nin yüksek ekspresyonunun ileri evre ile ilişkili olabileceğini düşündürmüştür. Anahtar Kelimeler: HHLA2, PD-L1, adenokarsinom, pankreas, ampulla Vateri, pankreatikoduodenektomi