Perioküler bölge tümörlerinde rekonstrüksiyon yöntemlerinin retrospektif incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, PLASTİK VE REKONSTRÜKTİF CERRAHİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERKAN AVUNÇ
Danışman: Sebat KARAMÜRSEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Deri tümörlerinin sıklığı bozulan çevresel faktörlerin de etkisi ile son yıllarda gitgide artmaktadır. Deri tümörleri sıklıkla baş ve boyun bölgesinde, perioküler bölge tümörleri ise sıklıkla göz kapaklarında yerleşim göstermektedir. Yaşla beraber premalign tümörlerin görülme olasılığı artar. Geriatrik hastalarda aktinik keratoz en sık görülen perioküler premalign tümördür. Perioküler bölge malign tümörlerinin büyük kısmını bazal hücreli karsinom oluşturmaktadır. Diğer malign tümörler, sıklık sırasına göre yassı epitel hücreli karsinom, malign melanom ve deri eki tümörleridir. Kesin tanı biopsi veya eksizyon ile alınan dokuların histolojik incelenmesi ile konulmalıdır. Malign tümörlerin primer tedavisi cerrahidir. Tedavi şeklinin seçimi büyüklük, yerleşim, vital yapıların invazyonu, histopatoloji, yaş, genel durum, kozmetik kaygılar ve hasta tercihi gibi faktörlere göre değişiklik gösterir. En önemli tedavi seçeneği cerrahi eksizyon ve sonrasında oluşan defektin onarılmasıdır.Çalışmamızda Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Ocak 2010 – Aralık 2019 tarihleri arasında premalign ve malign sebeplerle perioküler rekonstrüksiyon yapılan 107 hasta incelenmiştir. Hastaların yaşı, cinsiyeti, mesleği, sigara içme öyküsü detaylı olarak sorgulanmıştır. Başvuru sırasında yapılan fizik muayenede lezyonları yeri, çapı tespit edilerek kayıt altına alınmıştır. Çalışmamız retrospektif bir çalışmadır. Çalışmamıza katılan hastaların 56'sı (%52,34) erkektir. Yaşları 39 ile 97 arasında (ortalama 67,34±11,9) değişmektedir. Tümör eksizyon çapı aralığı 0,5-4 cm arasında olup ortalama 2,2 cm (±1,04) dir. Çalışmamıza katılan hastaların %42,06'sı sigara kullanmaktadır. Hastaların histopatolojik tanılarına bakıldığında; en sık (%69,2) BCC saptanmıştır. Tümörlerin yerleşim yerine göre dağılımında ilk sırada inferior orbital bölge (%28) yer almaktadır. Tümör eksizyon çapı 60 vakada %56,1 1-2 cm arasındadır. Vakaların %29'una primer süturasyon yapılmıştır. Diğerleri sıklık sırasına göre greft (%31,8), v-y flep, glabella flebi gibi ilerletme flepleri (%16,8), romboid, bilobe gibi transpozisyon flepleri (%12,1), alın gibi rotasyonflepleri (%7,5) şeklindedir. Hastalar postoperatif patoloji sonuçlarına göre değerlendirildiğinde %90,65'inde cerrahi sınırların temiz olduğu saptanmıştır. Sigara kullanan hastaların %39,2'sinde, sigara kullanmayan hastaların %60,8'inde cerrahi sınır temiz olarak saptanmıştır. Çalışmamıza katılan hastalar rekonstrüksiyon sonrası memnuniyet durumuna göre değerlendirdiğinde %46,7'si 5, %36,4'ü 4, %15'i 3, %1,9'u 2 puan vermiştir. Hastalar postoperatif komplikasyonlar açısından incelendiğinde %7,5'inde ilk yıl içinde en az 3 defa ilaç tedavisi gerektiren göz enfeksiyonu gelişmiştir. Yüzde 6,5'inde bulanık görme/görmede azalma, %0,9'unda çift görme, %10,3'ünde gözyaşının dışa fazla aktığı, %3,7'inde ise ektropion saptanmıştır. Çalışmamızda erkeklerin sigara kullanımının %68,9 oranında kadınlardan daha fazla saptanmıştır (p=0,003 <α=0,05). BCC tanılı hastalarda sigara kullanımı SCC ve diğer tümörlere göre daha fazladır (p=0,00 <α=0,05). Primer süturasyon (PS) yapılan hastalar %40 oranında çok iyi estetik memnuniyet belirtmişlerdir (p=0,031 <α=0,05). Rekonstrüksiyonda amaç işlevsel ve görsel bütünlüğü sağlamaktır. Defektin boyu, yerleşimi, biçimi, ilişkili olduğu anatomik yapılar ve bunların işlevleri yöntemin seçilmesinde başlıca belirleyici etkenlerdir. Anahtar Sözcükler: perioküler bölge, malign tümör, rekonstrüksiyon