Hastanemizde ICD (implantable cardioverter defibrilator) implante edilen hastaların, EKG parametreleri ile uzun dönem sonuçlar arasındaki ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: LEVENT PAY

Danışman: Ahmet İlker TEKKEŞİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatör (ICD) tedavisinin mortaliteyi azalttığına dair çok sayıda randomize kontrollü çalışma yapılmıştır. Her ne kadar mortaliteyi azalttığı gösterilse de, ICD implante edilen kalp yetmezliği hastaları kardiyovasküler olay yaşama oranı açısından yüksek riskli bir gruptur. Bu yüksek riskli hastalarda, atriyal fibrilasyon (AF) tanınmasının basit bir klinik tetkik olan EKG ile önceden belirlemek, klinik açıdan oldukça kullanışlı olacaktır. Morfoloji – Voltaj – P – Dalga süresi (MVP) EKG risk skoru, AF öngörmede yeni kullanılmaya başlanan bir skorlama sistemidir. Bu çalışma ile ICD implante edilmiş kalp yetmezliği hastalarında, uzun dönemde AF gelişiminin, klinikte yaygın kullanılan EKG üzerinden öngörülebilirliği değerlendirilecektir. Materyal – Metod: Çalışma tek merkezli, kesitsel ve retrospektif olarak tasarlanmıştır. Hasta popülasyonu Ocak 2010 ile Nisan 2021 tarihleri arasında Dr. Siyami Ersek Göğüs, Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ICD implantasyonu işlemi uygulanan, kalp yetmezliği tanısı bulunan ve hastane sağlık veri sisteminde değerlendirilebilen EKG'leri bulunan 328 olgunun taranması ile oluşturulmuştur. Hastalar, MVP EKG risk skorlarına göre düşük, orta ve yüksek risk sınıflarına ayrılmıştır. Bu üç grupta uzun dönemde atriyal fibrilasyon gelişimi değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 328 hasta dahil edilmiştir. Düşük risk grubunda 191, orta risk grubunda 114 ve yüksek risk grubunda 23 hasta bulunmaktadır. ICD'ler 133 hastaya primer koruma için takılırken, 195 hastaya sekonder koruma için uygulanmıştır. Uzun dönem AF gelişme oranı MVP EKG risk skoru düşük grupta %12, orta riskli grupta %21,9 ve yüksek riskli grupta %78,3 olarak ölçülmüştür. Buna göre yüksek riskli hasta grubundaki hastaların, düşük riskli hastalara oranla uzun dönem AF gelişme riski 5,2 kat fazla olduğu görülmüştür. Uzun dönem AF tanısını koymada; yaş, sol atriyum anterior - posterior çapı ve MVP EKG risk skoru bağımsız öngördürücü olarak bulunmuştur. Gruplar arasında yüksek riskli grubun ve orta riskli grubun düşük riskli gruba göre AF prediksiyonu değerlendirilirken yapılan MVP EKG risk skor modellemesine, bu bağımsız öngördürücüler katılmıştır. Sonuç: Ucuz, basit ve kolay ulaşılabilir bir tetkik olan EKG üzerinden hesaplanan MVP EKG risk skoru, ICD takılmış kalp yetmezliği hastalarında, uzun dönemde AF gelişimini bağımsız bir öngördürücü olduğu bulunmuştur. Bu risk skoru, AF açısından yakın takip gerektiren hastaları belirlemede kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: ICD, kalp yetmezliği, atriyal fibrilasyon, MVP EKG risk skoru, AF prediksiyonu.