Nondiyabetik hipertansif hastalarda spot idrar sodyum potasyum oranının arteriyel stiffness ve proteinüri ile ilişkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SIDIKA GÜLLÜ
Danışman: Aysun AYBAL KUTLUGÜN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Hipertansif hastalarda alınan sodyum miktarının azaltılması ve potasyum miktarının arttırılması kan basıncı (KB) kontrolünde önemlidir. İdrar sodyum ve potasyum miktarlarının ölçülmesi kişinin diyeti ile ilgili fikir vermektedir. Ayrıca yapılan çalışmalarda idrar sodyum/potasyum (Na/K) oranının kardiyovasküler açıdan daha anlamlı olabileceği üzerinde durulmaktadır. Kardiyovasküler olaylar (KVO) için klinik ön gördürücü olan arteriyel stiffness, diyetteki tuz miktarı ile ilişkilidir ve hipertansiyon (HT), diyabet gibi pek çok hastalıkta görülmektedir. Hipertansiyon seyrinde görülebilen proteinürinin de KVO'lar üzerine önemli etkileri bulunmaktadır. Bu çalışmada nondiyabetik hipertansif hastalarda spot idrar Na/K oranı ile arteriyel stiffness ve proteinüri arasındaki ilişkinin incelenmesi planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya diyabet, kardiyovasküler hastalık (KVH), malignite, infektif ya da infilamatuvar hastalığı olmayan; tahmini glomerüler filtrasyon hızı (tGFH) 60 ml/dk/1,73m2 ve üzerinde olan hipertansif hastalar dahil edildi. Hastaların serum glukoz, kreatinin, tGFH, ürik asit, albümin, sodyum, potasyum ve lipit parametreleri (low density lipoprotein kolesterol (LDL-K), high density lipoprotein kolesterol (HDL-K), trigliserid (TG), total kolesterol (TK)) ile spot idrar sodyum, potasyum, kreatinin, albümin ve protein değerlerine son 6 ay içindeki poliklinik kayıtlarından ulaşıldı. Spot idrar sodyum ve potasyum değerlerinden Tanaka formülü ile 24 saatlik idrar sodyum ve potasyum atılımları hesaplandı. Çalışma için onam veren hastaların ofis şartlarında boy, vücut ağırlığı, KB ve arteriyel stiffness ölçümleri kaydedildi. Spot idrar Na/K oranlarına göre hastalar 3 gruba (tertil) ayrıldı. Grupların demografik, klinik ve laboratuvar özellikleri, spot idrar bileşenleri ve arteriyel stiffness verileri istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların günlük tuz tüketimi 8,9±2,9 gr/gün, potasyum tüketimleri ise 66±14 mmol/gün olarak hesaplandı. Hastaların ortalama spot idrar Na/K oranı 1,82±1,33'tü. Santral ve periferik ortalama KB'leri ile arteriyel stiffness özellikleri açısından 3 grup arasında anlamlı farklılık yoktu. Spot idrar Na/K oranı ile proteinüri arasında anlamlı zayıf pozitif korelasyon bulundu (r=0,158, p=0,039). Spot idrar Na/K oranı ile hipertansiyon süresi arasında ise anlamlı zayıf negatif korelasyon bulundu (r=-0,149, p=0,045). İdrar Na/K oranının yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (VKİ), tGFH ve ürik asite göre düzeltilerek arteriyel stiffness verileri arasındaki ilişkiye bakıldığında idrar Na/K oranı ile 75 atım/dk nabız baz alınarak düzeltilen augmentasyon indeksi (Aix@75) arasında anlamlı zayıf pozitif korelasyon bulundu (r=0,165, p=0,037). Sonuç: Antihipertansif tedavi alan, nondiyabetik hipertansif hastalarda idrar Na/K oranının proteinüri ile zayıf pozitif korelasyonu olsa da arteriyel stiffness parametreleri üzerine belirgin bir etkisi olmadığı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Albüminüri, arteriyel stiffness, hipertansiyon, proteinüri, spot idrar Na/K oranı.