Tip 1 diyabetli çocuk ve adolesanlarda glisemik kontrol ve karaciğer yağlanması ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FİRDEVS AYDIN

Danışman: Heves KIRMIZIBEKMEZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çocukluk çağında sıklığı hızla artan diyabet ve karaciğer bozuklukları önemli sorun haline gelmiştir. Literatürde tip 1 diyabet ve karaciğer bozuklukları ilişkisinin incelendiği çalışmalar son derece yetersizdir. Bu çalışmada tip 1 diyabetli çocuk ve adolesanlarda karaciğer yağlanması birlikteliğinin incelenmesi ve literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır. Hastalar ve Yöntem: 8-18 yaş arası tip 1 diyabet tanısı ile izlenmekte olan 110 (52 erkek 58 kız) hasta incelenmiştir. Hastaların kan lipid profili, karaciğer enzimleri ve hepatobiliyer ultrasonografi bulgularının karaciğer yağlanması açısından incelenmesi planlanmıştır. Karaciğer yağlanması saptanan hastalar ayırıcı tanı açısından Çocuk Gastroenteroloji tarafından değerlendirilmiş ve diğer nedenler dışlanmıştır. Hepatosteatoz ile diyabet tanı yaşı, tanıda puberte durumu, hepatosteatozun saptandığı yaş ve puberte evresi, diyabet süresi ve glisemik kontrol ile ilişkisi değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışma grubunda 110 hastadan 14'ünde evre-1, 3'ünde evre-2 olmak üzere 17 hastada (%15.5) hepatosteatoz saptandı. Hastaların ALT ve AST düzeyleri normal olup USG bulguları ile korelasyon göstermiyordu. USG ile hepatosteatoz ve glikojen depolanması ayırımı yapılamadığından invaziv olmayan bir belirteç olarak kullanılabilen hepatik steatoz indekse göre çalışma grubumuzda ultrasonografik olarak hepatosteatoz saptanan 17 hastanın 5'inde karaciğer yağlanması %93 duyarlılıkla dışlanabilirken, 2'sinde %92 özgünlükle hepatosteatoz tanısı netleştirilebiliyordu. USG ile saptanan hepatosteatoz ister gerçek yağlanma olsun ister glikojen hepatopatisi olsun her şekilde tanı yaşı, puberte durumu, diyabet süresi değişkenlerinden bağımsız olarak "kötü glisemik kontrol" ile ilişkili olarak bulundu. Sonuç: Tip 1 diyabetli hastalarda eşlik edebilecek olan komorbidite ve komplikasyonlar açısından yapılan taramalar kapsamında yalnız karaciğer enzimlerinin yeterli olmadığı, karaciğer bozukluklarının değerlendirilmesi açısından ultrasonografisinin de eklenmesinin anlamlı olduğu kanaatine varılmıştır. Anahtar kelimeler: Çocuk, Yağlı karaciğer, Hiperglisemi, Tip 1 diyabet