Endometriyum kanserinde ESMO-ESGO-estro 2020'ye göre risk gruplarının belirlenmesi ve belirlenen gruplarda hastalıksız ve genel sağkalımın değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ZÜBEYDE HANIM KADIN HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE ÇAKIR KARAKAŞ
Danışman: Nurettin BORAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Avrupa Jinekolojik Onkoloji Derneği (European Society Of Gynaeco-logical Oncology /ESGO) 2020 risk sınıflamasının uygulanması ve bu risk gruplarına göre genel sağkalım (GS), hastalıksız sağkalım (HS) ve rekkürens oranları belirlenerek risk gruplarına göre tedavi sonrası hasta bazlı takip planlanması amaçlanmıştır. Yöntem: 1 Ocak 1993 - 31 Aralık 2019 tarihleri arasında Etlik Zübeyde Ha-nım Eğitim ve Araştırma Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahi Kliniğinde cerrahi tedavi edilen Uluslararası Jinekoloji ve Obstetrik Federasyonu (Federation Internatio-nal Of Gynecology And Obstetrics/ FIGO) evre I- IV endometriyoid veya non-endometriyoid endometriyum kanseri (EK) tanısı alan, cerrahi prosedürü ve postope-ratif bakımı kurumumuzda sağlanan ve verilerine ulaşılabilen tüm hastalar dahil edi-lirken; Evre III-IVA olup rezidüel hastalığı olan hastalar, evre IVB EK olan hastalar, fertilite koruyucu cerrahi uygulanan hastalar, erken evre (Evre IA) EK tanısı alıp me-dikal tedavi uygulanan hastalar, ikinci bir malignitesi veya senkron malignitesi olan hastalar (meme ca, over ca, tiroid ca, kolon ca vb.), klinik verisi yetersiz olan hastalar ve tedaviyi reddeden hastalar çalışma dışı olarak tutulmuştur. Hastalar Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği (European Society for Medical Oncology /ESMO)-ESGO- Avrupa Radyasyon Onkolojisi Topluluğu (European Society Radiation Oncology/ ESTRO) 2020 kılavuzu risk gruplarına göre sınıflandırılmıştır. Hastaların risk grupları ve nüks, sağ kalım sonuçları arasındaki ilişki incelenmiştir. Hastaların medikal kayıtlarından tanı anındaki yaşları, vücut kitle indeksleri, tanı aldıkları tarih, yapılan cerrahi prose-dür, nihai histopatolojileri, patolojik dereceleri, myometriyal invazyon derecesi, tümör boyutu, lenfovasküler alan invazyonu (LVSI), metastatik ve total pelvik-paraaortik lenf nodu sayıları, FİGO evreleri, adjuvan tedavi durumu, rekürrens durumu, rekür-rens tanısının şekli (histopatolojik görüntüleme), rekürrens sonrası tedavi şekli, HS ve GS durumları değerlendirildi. Hastaların bu bilgileri doğrultusunda ESMO-ESGO-ESRTO 2020 risk grubu belirlendi. Bulgular: 1 Ocak 1993 ile 31 Aralık 2019 tarihleri arasında hastanemizde ev-relendirme cerrahisi yapılmış ve takiplerine ulaşılmış için toplam 924 hasta verisi ta-ranmıştır. Bu hastalardan 60'ı evre IVb hastalığa sahip olması, 39 hasta ek malignitesi olması, 16 hasta ise senkron tümörü olması nedeni ile çalışma dışı tutulmuştur. 809 hasta moleküler olmayan sınıflama ile risk gruplarına ayrıldı. Düşük risk grubu 534 (%66) hasta ile en sık görülen hasta grubuydu. Orta riskli, yüksek orta riskli ve yüksek riskli hasta sayısı sırasıyla 58, 73 ve 144 idi. Hastaların %87,8'si endometriyoid tip histopatolojiye sahipti. Hastaların yaş ortalaması 55±8,8 idi. Relaps olan hasta sayısı 36 ile hastaların %4,4'sını oluşturmaktadır. 22 hasta ile relapslar en sık yüksek risk grubunda görüldü. Düşük ve yüksek-orta risk grubunda nüks eden hastaların tamamı endometriyoid histopatolojiye sahipken, yüksek riskli grupta ise en sık yine endomet-riyoid tip, 2. sıklıkta karsinosarkom histopatolojisine sahip olduğu görüldü. Yüksek riskli grupta nüks eden hastaların FIGO evreleri göz önüne alındığında %45,5'lik oranla evre IIIC2 olduğu izlendi. Nüks şekli %72,7 oranında asemptomatik olmakla beraber nüksün en sık görüldüğü bölgeler vajen kafına ve diğer pelvik yapılara idi. Nükslerin %54,5'i ilk 1 yıl içinde görülmüştü. Tümörün artmış myometriyal invazyon derinliği, LVSI pozitifliği, tümörün yüksek dereceli olması gibi durumlarda nüksler daha sık gözlenmiştir. Düşük riskli hastalığa sahip nüks eden hastalarda kurtarılabilir nükslerin %83,3 oranında asemptomatik hastalardan olduğu belirlendi. ESMO- ES-GO– ESTRO 2020 risk kılavuzu tablosuna göre hastalar değerlendirildiğinde tüm hasta popülasyonu için 5 ve 10 yıllık HS %95,8 ve %95,2 iken; 5 ve 10 yıllık GS %92,8 ve %87,3 olarak tespit edildi. Risk grupları ayrı ayrı ele alındığında 5 yıllık GS oranları düşük riskli hasta grubunda %97,1, orta riskli grupta %91,1, yüksek orta riskli grupta %92,3 ve yüksek riskli grupta %77,8 iken; 10 yıllık GS oranları düşük riskli hasta grubunda %93,1, orta riskli grupta %85,9, yüksek orta riskli grupta %88,1 ve yüksek riskli grupta %66,4 olarak tespit edildi. Sonuç: Sonuç olarak EK'li hastaların büyük çoğunluğu erken evrede ve düşük dereceli hastalık iken saptanmaktadır. EK'li hastalarda nüksler daha çok yüksek riskli hastalık grubunda görülürken, düşük risk grubunda nüks izlense ve hatta bu nüksler asemptomatik grupta bile olsalar %66,7 oranında kurtarılabilir olduğu tespit edildi ve literatürle benzer olarak hastaların genel sağkalım üzerine olumsuz etkisi olmadığı göz-lendi. Bu sonuçlar hastaların düşük, orta, yüksek orta ve yüksek riskli hastalar için bireyselleştirilerek düşük riskli hastalığa sahip grupta hastaların bilgilendirilmesi ile hasta kontrollü takibin mümkün olabileceğini göstermiştir. Hasta kontrollü takip ile hem hastaların tanıları ile daha az yüzleşerek anksiyetelerinin azalması hem de maliyet etkin bir takip sistemi oluşturulması hedeflenebilir.