İnterstisyel akciğer hastalıklarında bronkoalveolar lavajın akciğer kriyo transbronşiyal biyopsisine tanısal ek katkısı


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL YEDİKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: UMUT İLHAN

Danışman: Erdoğan ÇETİNKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş-Amaç: İnterstisyel akciğer hastalıkları (İAH), akciğerin interstisyumunda inflamatuar ve fibrotik süreçlerin yer aldığı geniş bir hastalık grubunu kapsamaktadır. Bu hastalıkların tanısında, klinik ve radyolojik bulgularla kesin bir tanıya ulaşmak güç olabilir ve genellikle akciğer biyopsisi gerektirir. Cerrahi biyopsinin yüksek komplikasyon riski dikkate alındığında, transbronşiyal kriyobiyopsi (c-TBB) daha az invaziv bir tanı yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Ancak, c-TBB'nin sağladığı histopatolojik bulguların sınırlı olması, ek incelemeleri gerektirmektedir. Bu süreçte bronkoalveolar lavaj (BAL), tanısal katkı sağlayabilecek ek bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Çalışmamızda, c-TBB ile eş zamanlı olarak yapılan BAL'ın tanısal katkısını değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Kasım 2023 ile Haziran 2024 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, retrospektif ve kesitsel bir tasarımla gerçekleştirilmiştir. Kasım 2014 ile Eylül 2023 tarihleri arasında İAH ön tanısı almış ve tanısal amaçla BAL ve eşzamanlı c-TBB yapılmış 141 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Malignite tanısı alan ve BAL örneği yetersiz olan hastalar çalışma dışı bırakılarak, uygun 127 hasta değerlendirmeye alınmıştır. Hastaların demografik özellikleri, sigara öyküsü, antijen maruziyeti, solunum fonksiyon test sonuçları, karbonmonoksit difüzyon kapasitesi, radyolojik bulgular, BAL ve c-TBB sonuçları ile olası komplikasyonlar kaydedilmiştir. BAL işlemi, Amerikan Toraks Derneği kılavuzlarına uygun şekilde uygulanmış olup, alınan örnekler hücresel analiz için değerlendirilmiştir. c-TBB işlemleri genel anestezi altında rijid bronkoskop rehberliğinde yapılmış ve histopatolojik inceleme için örnekler alınmıştır. Tüm hastalar, göğüs hastalıkları, radyoloji, patoloji, romatoloji ve meslek hastalıkları uzmanlarının katıldığı multidisipliner bir konsey tarafından değerlendirilmiş ve nihai tanıları bu konseyin kararına göre belirlenmiştir. İstatistiksel analizler, SPSS 23.0 yazılımı ile gerçekleştirilmiş; tanımlayıcı istatistiklerde medyan, ortalama, minimum ve maksimum değerler kullanılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda Student t-testi ve Mann-Whitney U testi uygulanmış; p <0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Ayrıca, komplikasyonlar ve klinik sonuçlar detaylı olarak sınıflandırılmış ve analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen 127 hastanın %51.2'si (n=65) erkek olup, yaş ortalaması 60 yıl (min=19, maks=79) olarak saptanmıştır. Hastaların %51.2'sinde (n=65) sigara öyküsü bulunurken, %50.3'ünde (n=64) ek komorbiditeler mevcuttu. En sık görülen komorbiditeler hipertansiyon (%20.5, n=26) ve diabetes mellitus (%17.3, n=22) idi. Antijen maruziyet oranı %34.6 (n=44) olarak kaydedilmiştir. BAL ile verilen sıvı medyan 100 ml iken, alınan sıvı medyan 53 ml olarak saptanmıştır. Gruplar arasında BAL'daki lenfosit yüzdeleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklar gözlenmiştir (p=0.04). Non-fibrotik hipersensitivite pnömonisinde (HP) lenfosit yüzdesi medyan %35 (min=%5, maks=%70), fibrotik HP'de %20 (min=%2, maks=%83), nonspesifik interstisyel pnömonide (iNSİP) %20 (min=%2, maks=%78) ve sarkoidozda %44 (min=%6, maks=%80) olarak tespit edilmiştir. c-TBB ile %76.4 (n=97) oranında histopatolojik tanı konulmuş olup, en sık görülen tanılar fibrotik NSİP (%31.5, n=40) ve non-fibrotik NSİP (%12.6, n=16) idi. Ayrıca, non-nekrotizan granülomatöz iltihap (%10.2, n=13), fibrotik HP (%7.1, n=9), organize pnömoni (%3.1, n=4) ve pulmoner langerhans hücreli histiositozis (PLHH) (%1.6, n=2) gibi tanılar da gözlenmiştir. c-TBB ile kesin tanı konulamayan 30 hastanın 22'sine fibrotik HP, 4'üne idiyopatik pulmoner fibrozis (İPF) ve birer hastaya non-fibrotik HP, iNSİP, PLHH ve organize pnömoni tanıları multidisipliner değerlendirme (MDD) ile konulmuştur. Histopatolojik tanısı olan hastalarda BAL'ın tanıya katkı oranı %30.9 (n=30) iken, histopatolojik tanısı olmayanlarda bu oran %46.6 (n=14) idi. BAL'ın tüm hastalarda multidisipliner son tanıya katkı oranı %34.6 (n=44) olarak belirlenmiştir. BAL katkısının en yüksek olduğu hastalık non-fibrotik HP (%64.2) olduğu gözlenmiştir. BAL'ın tanısal katkısı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p=0.04) ve en yüksek katkı non-fibrotik HP grubunda gözlenmiştir (p=0.01). Son tanı dağılımına göre en sık görülen hastalıklar fibrotik HP (%55.1, n=70), non-fibrotik HP (%11, n=14), sarkoidoz (%10.2, n=13) ve iNSİP (%8.6, n=11) olmuştur. Daha az sıklıkta ise İPF (%4.7, n=6), organize pnömoni (%3.1, n=4) ve PLHH (%2.4, n=3) saptanmıştır. Komplikasyonlar açısından, BAL işlemiyle ilişkili herhangi bir komplikasyon gözlenmemiştir. Ancak, hastaların %42.5'inde (n=54) c-TBB ilişkili komplikasyonlar görülmüş olup, en sık gelişen komplikasyon hemorajidir (%33.8, n=43). Hemorajilerin %55.8'i (n=24) hafif (Grade I) ve %44.2'si (n=19) orta şiddetli (Grade II) olarak sınıflandırılmıştır. Ayrıca, pnömotoraks %17.3 oranında (n=22) izlenmiş ve 15 hastada tüp torakostomi uygulanmıştır. Solunum yetmezliği ise %6.3 (n=8) oranında görülmüş olup, bu hastalar minimal oksijen desteği ile izlenmiştir. c-TBB sonrası ciddi kanama veya hayati tehlike oluşturan başka bir komplikasyon gözlenmemiştir. Sonuç: Çalışmamızda BAL'ın İAH'ların multidisipliner tanı sürecine önemli bir katkı sağladığı saptanmıştır. Özellikle non-fibrotik hipersensitivite pnömonisi olgularında, BAL'ın istatistiksel olarak anlamlı bir tanısal katkı sağladığı belirlenmiştir. c-TBB ile histopatolojik tanı konulamayan olgularda ise BAL, en yüksek katkıyı fibrotik HP grubunda sağlamıştır. BAL ve c-TBB'nin birlikte kullanılması, İAH'ların multidisipliner değerlendirme sürecinde tanısal verimliliği artıran, güvenli ve etkili bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Anahtar Kelimeler: Bronkoalveolar lavaj, interstisyel akciğer hastalıkları, transbronşiyal kriyobiyopsi