Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji kliniği tarafından takip edilen HIV enfekte hastalarda geç tanının klinik, laboratuvar bulguları ve tedavi yanıtı üzerine etkilerinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HATİCE KAYRETLİ
Danışman: Çiğdem ATAMAN HATİPOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: HIV enfeksiyonu; kronik multisistemik bir enfeksiyon hastalığıdır. Son yıllarda bu hastalık ile ilgili tanı ve tedavi metotlarında hızlı bir ilerleme kaydedilmiştir. Duyarlılık ve özgüllüğü yüksek tanı yöntemleri ile enfekte olan hastaların erken evrede saptanması mümkün olmuş ve antiretroviral tedavi (ART) ile beklenen yaşam sürelerinde uzama sağlanmıştır. Tüm bu gelişmelere rağmen hastaların bir kısmında geç dönemde tanı konulabilmektedir. Geç tanı alan olgularda morbidite ve mortalitede artış ile birlikte bulaş riskinin uzun dönemde devam etmesi tüm dünyada önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği'nde takip edilen HIV enfekte hastalarda geç tanının klinik, laboratuvar bulguları ve tedavi yanıtı üzerine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Ocak 2000 - Eylül 2021 tarihleri arasında kliniğimizde takip ve tedavisi yapılan HIV enfekte hastaların dahil edildiği çalışmamız retroprospektif kohort çalışması olarak planlandı. Hastaların sosyodemografik, klinik ve laboratuvar bilgileri ve tedavileri kayıt altına alındı. Hastalar; başvuru sırasındaki CD4+ T lenfosit sayısına göre erken tanı (CD4 lenfosit sayısı>350 /mm³) ve geç tanı (CD4 lenfosit sayısı ≤350/mm³) alan HIV enfekte olgular olarak iki gruba ayrıldı. Geç tanı alan HIV enfeksiyonlu olgular ise CD4 lenfosit sayısı 350-200/mm³ ve 0,05). Sonuç: HIV/AIDS farkındalığı artmış olmasına rağmen hastalığın geç dönemlerinde başvuran ve tanı alan hasta oranları hala yüksektir. Araştırmamızda geç tanı alan hastaların daha ileri yaşta, eğitim seviyeleri daha düşük, çoğunlukla evli bireyler olduğu, ek komorbid hastalıkların, eşlik eden fırsatçı enfeksiyonların daha çok olduğu görülmüştür. Geç tanı alan hastalarda tedavi sonrası virolojik supresyon ve immünolojik yanıt beklenenden daha düşük saptanmıştır. Geç tanı alan hastalarda klinik, tedavi yanıtı ve laboratuvar bulguları daha kötü olup HIV ilişkili morbidite ve mortalite daha yüksektir. Bu sebeple hastalara erken dönemde tanı konulması ve tedavi başlanması amaçlanmalı ve sağlık sistemlerine erişim kolaylaştırılmalıdır. Erken tanı ve tedavinin yaygınlaştırılması ile AIDS salgınını sona erdirme yolunda en önemli adım atılmış olacaktır. Anahtar kelimeler: HIV, geç tanı, virolojik yanıt, immünolojik yanıt, morbidite