Myelom hastalarında kemik patolojilerinin özellikleri ve tanıda veya takipte gelişen lezyonların prognostik önemi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAMZA ÇELEBİ
Danışman: Volkan KARAKUŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: MM'nin ana klinik özelliklerinden biri olan kemik hastalığı, hastalık seyri boyunca artmış morbidite ve mortalitenin önemli bir nedenidir. Kemik hastalığının hastalık prognozuna etkisini ele alan çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmada, MM'de tanı anında saptanan litik lezyon, fraktür, osseöz plazmositom ve ekstraosseöz plazmositom tipindeki kemik lezyonlarının tedavi yanıtı, relaps tipi, genel OS ve PFS üzerine etkileri değerlendirilmiş, ayrıca yaş, cinsiyet gibi demografik veriler ile CRAB/SLiM gibi klinik özelliklerin sağkalım ve tedavi yanıtı üzerindeki etkileri araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, 1 Ocak 2014–31 Aralık 2024 tarihleri arasında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Kliniğinde tanı alıp tedavi edilen 684 hasta arasından kriterleri karşılayan 217 MM hastası dahil edildi. Retrospektif olarak yürütülen bu çalışmada kemik lezyonları, DYTV-BT ve/veya PET-BT ve/veya MRG ile değerlendirildi. Kemik lezyonları osseöz plazmositom, ekstraosseöz plazmositom, fraktür ve litik lezyon şeklinde gruplandırıldı. Demografik veriler, CRAB ile SLiM kriterleri, risk sınıflamaları, uygulanan tedavi protokolleri ve relaps özellikleri kaydedildi. Tedavi yanıtı değerlendirmesi, IMWG'nin 2018 kriterlerine göre yapıldı, OS ve PFS Kaplan–Meier yöntemiyle hesaplandı, gruplar arası karşılaştırmalarda log-rank testi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 217 hastanın ortanca yaşı 68 olup hastaların %47'si kadın, %53'ü erkekti. Tanı anında kemik lezyonu oranı, görüntüleme yöntemine göre farklılık göstermekle birlikte Kemik tutulumu olan hasta oranı %77 olarak saptandı. Ekstraosseöz plazmositom varlığı, OS ve PFS açısından anlamlı kötü prognozla ilişkiliydi (OS: p<0,01, PFS: p=0,011). Osseöz plazmositomlu hastalarda sağkalım oranlarında anlamlı bir farklılık saptanmadı. Ancak bu hastalarda gelişen relapslar anlamlı düzeyde klinik tipte seyretti (p=0,002). Litik lezyonu bulunan hastalarda sağkalım oranlarında anlamlı farklılık saptanmazken, tedavi yanıtları belirgin şekilde kötüydü (p=0,009). Sağkalım süreleri cinsiyete göre farklılık göstermedi. Ancak ileri yaş, daha düşük OS oranlarıyla ilişkiliydi (p=0,044). Fraktürler, tedavi yanıtı, relaps tipi veya sağkalımı etkilemedi. Anemi, kemik tutulumu ve plazma hücre oranının yüksekliği daha kötü tedavi yanıtlarına yol açtı. Hiperkalsemi ve plazma hücre oranının yüksekliği daha şiddetli relapslarla ilişkiliyken, renal tutulum OS'de azalmaya neden oldu. Sonuç: Bu çalışma, MM hastalarında yaş, kemik tutulum tipi ve CRAB/SLiM gibi klinik özelliklerin tedavi yanıtı, relaps şiddeti ve sağkalım sürelerine etki ederek prognozu belirleyebileceğini göstermektedir. İlerleyen süreçte kemik hastalığının alt tiplerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi, risk sınıflamasının daha doğru yapılmasına ve bireyselleştirilmiş tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayarak daha olumlu sonuçlar elde edilmesini sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Kemik lezyonu, multipl miyelom, sağkalım, plazmositom, relaps, kemik hastalığı