Acil serviste akut apandisit tanısında, klinik öngörü, laboratuar değerleri, alvarado skoru ve yatak başı ultrasonun prediktif değerlerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İBRAHİM BORAN YILMAZ
Danışman: Fevzi YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Karın ağrısı, acil servis başvurularının % 5-10'unu oluşturmaktadır. Ağrının klinik şekli ve karın içi organların özellikleri etiyolojinin belirlenmesinde önemlidir. Akut apandisit karın ağrısı etiyolojileri arasında en sık cerrahi ile sonuçlanan hastalıktır. Çalışmamızda, patolojik olarak apandisit tanısı alan hastaların, klinik öngörüleri, Alvarado skoru, USG bulguları arasındaki ilişki incelendi. Hastayı muayene eden hekim tarafından klinik öngörü ve Alvarado skoru belirlendi. Hastaya farklı bir hekim yatak başı USG uyguladı. Klinik öngörü, Alvarado skoru, laboratuvar bulguları ve görüntüleme sonuçları arasındaki ilişki karşılaştırıldı. Metod: Bu çalışmamız T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu başvurusu onayı alındıktan sonra, prospektif kesitsel olarak dizayn edildi. Etik kurul onayı alındıktan sonra 2 yıl boyunca acil servise başvuran 500 hasta incelendi. Dışlama kriterlerine uyan ve onam formu imzalamayan 180 hasta dışlandıktan kalan hastalar için onam formu ve araştırma formu dolduruldu. Değerlendirilen hastalardan opere olup patolojik olarak akut apandisit tanısı alan 187 hasta çalışmaya dahil edildi. Klinik olarak apandisit düşünülen hastalara yatak başı USG uygulandı. Hastaların biyokimyasal ve ultrasonografik sonuçları toplandı. Patoloji sonucu apandisit olarak bulunan hastalar arasında istatiksel analiz uygulandı. Bulgular: Değerlendirdiğimiz hastalar içinde 187 hasta opere olup patalojik olarak apandisit tanısı aldı. Bu hastaların 130'unda klinik olarak apandisit öngörüldü. 57'sinde klinik olarak apandisit ön görülmedi. Çalışmaya katılan hastaların 115'i erkek, 72'si kadındı. Hastaların yaşları 18 ile 78 arasında değişmekte ve ortalaması 37±13 yıldır. Karın ağrısı şikayeti 174 (%93) hastada mevcuttu. Bulantı kusma şikayeti 94(%54) hastada varken, ishal şikayeti 12 hastada(%6) mevcuttu. Yatak başı ultrason bulgularına göre 146(%78) hastada akut apandisit tespit edildi, 41 hastada akut apandisit tespit edilmedi. Yapılan radyolojik USG'de hastaların 126'sında tübüler bir apendiks yapısı gözlemlendi. 57 hastada serbest sıvı, 3 hastada plastrone ve 1 hastada ek patolojik bulguya rastlandı. Sonuç: Hastaları muayene eden hekimlere göre hastaların klinik öngörüsü 130'u(%69) apandisit, 57'si(%30) apandisit değil şeklinde idi. Hastaların yatak başı USG bulgularına göre 146(%78) hastada akut apandisit tespit edildi, 41 hastada akut apandisit tespit edilmedi. Klinik öngörüye göre yatak başı USG uygulamasında sensitivite 0,81, spesifite 0,29 ve kappa değeri 0,84 olarak bulundu. . Ön tanısı apandisit olmayan hastaların ise 20'si(%35) Alvarado için yüksek riskli, 22'si(%38) Alvarado için orta riskli, 15'i(%26) Alvarado için düşük riskli olarak hesaplandı. Hastaların lökosit değerlerindeki artış ile lümen çaplarındaki artış arasında anlamlı değişim gözlendi (p<0.0001). Çalışmamızın sonuçlarına göre, hasta dağılımı diğer çalışmalarla benzer olarak saptandı. En sık başvuru şikayeti literatürde de gözlemlendiği gibi karın ağrısıydı. Hastalardaki artan CRP, apandisitin serbest sıvı ve tübüler yapısıyla ilişkili olarak gözlemlendi. CRP değerindeki artış lümen çapının da arttığı yönünde bilgi vermektedir. Hastalardaki patolojinin ve komplikasyonların değerlendirilmesi için klinik öngörü ve skorlamanın yanı sıra laboratuvar ve görüntüleme yöntemlerinin de dikkatlice incelenmesi gereklidir. Anahtar Kelime: Apandisit, ultrason, klinik öngörü