Kronik spontan ve kronik uyarılabilir (İndüklenebilir) ürtiker hastalarında serum TSLP düzeyinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURAK YILDIZ

Danışman: Zafer TÜRKOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, kronik ürtiker (KÜ) hastalarında serum timik stromal lenfopoietin (TSLP) düzeylerini belirlemek, kronik spontan ürtiker (KSÜ) ve kronik indüklenebilir ürtiker (KİÜ) alt tiplerini TSLP başta olmak üzere demografik, klinik ve laboratuvar parametreleri açısından karşılaştırmak ve TSLP'nin hastalık şiddeti ile ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya KSÜ tanılı 45, KİÜ tanılı 41 ve kontrol grubundan 53 olmak üzere toplam 139 kişi dahil edilmiştir. Katılımcıların demografik özellikleri, klinik verileri, dermatolojik yaşam kalite indeksi (DYKİ) skorları ve çeşitli laboratuvar parametreleri (Hb, lökosit, nötrofil, lenfosit, C-Reaktif Protein (CRP), total Immünoglobulin E (IgE), LDH, tiroid fonksiyon testleri ve otoantikorlar) kaydedilmiştir. Serum TSLP düzeyleri ELISA yöntemi ile ölçülmüştür. Gruplar arası karşılaştırmalarda uygun istatistiksel testler kullanılmış, p 0,05). TSLP düzeyleri ile DYKİ skorları arasında KSÜ grubunda pozitif yönde ve orta düzeyde korelasyon tespit edilmiştir (r=0,344). Diğer hematolojik ve biyokimyasal parametrelerde bazı anlamlı farklılıklar saptanmış olsa da TSLP ile doğrudan ilişkili bulunmamıştır. Sonuç: Çalışma, KÜ alt tiplerinde serum TSLP düzeylerini karşılaştıran az sayıdaki araştırmadan biridir. Bulgular, TSLP'nin özellikle KİÜ hastalarında kontrol grubuna kıyasla anlamlı olarak yüksek olduğunu ve KSÜ'de yaşam kalitesi ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. TSLP'nin KÜ patogenezindeki yeri ve hastalık yönetiminde biyobelirteç olarak potansiyeli konusunda daha geniş örneklemli, prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.