Yoğun bakımda yatak başı ultrason kullanımının tedavi planı ve prognoz üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL GAZİOSMANPAŞA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: PELİN İŞCAN

Danışman: Döndü GENÇ MORALAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ Yoğun bakım hastalarında transfer, iyonize radyasyon riski vs. zorluklar nedeniyle her zaman ileri görüntüleme yapılamamaktadır. Direkt grafideki kısıtlamalar nedeniyle YBÜ'de POCUS sıkça kullanılmaktadır. Ultrasonun non-invaziv, tekrarlanabilir ve hızlı olması, hasta takibinde büyük kolaylık sağlamaktadır. Akciğer ultrasonu, pnömoni, plevral efüzyon ve diğer pulmoner patolojilerin teşhisinde giderek artan bir şekilde kullanılmaktadır. Çalışmamızın ana amacı YBÜ'ye kabul edilen hastaların takip ve tedavisinde POCUS'un katkı ve etkililiğini belirlemektir. Bunun için hastalara yatak başı USG yapılarak hastaların ön tanılarının USG ile doğrulanma oranına ve ek tanı konulma oranına bakılmıştır. Sekonder amacımız ise yaşayan ve ölen hastalarda APACHE-II skoruna göre hesaplanan beklenen ölüm oranının USG kullanımında değişip değişmediğine bakılmasıdır. GEREÇ VE YÖNTEM Bu çalışma tek merkezli, prospektif, gözlemsel olarak tasarlanmıştır. Çalışmaya en az 5 gün yatan ve 18 yaş üzeri 40 hasta dahil edilmiştir. Gebe olan, kafa travması ve akut böbrek yetmezliği olan hastalar çalışma dışı tutulmuştur. Hastaların yaşı, cinsiyeti, BKI ve yatış tanısı, ek hastalıkları, MV süresi, yoğun bakımda kalış süresi ve 28 günlük mortalitesi kaydedildi. Hastaların yatışının 1. Ve 5. gündeki APACHE-II, beklenen ölüm oranı, SOFA skoru ve GKS skoru kaydedildi. 1. Ve 5. günde yatak başında akciğer USG ile LUS skoru, kalp USG ile FS değeri, VCİ Cİ ve Dİ hesaplanarak sıvı yanıtlılığı bakıldı ve optik sinir USG ile ONSD ölçümü yapıldı. Akciğer USG'nin mortaliteyi öngörmedeki etkisi araştırıldı. FS değerinin mortalite üzerine etkisine bakıldı.1. günde yapılan USG ile konulan tanılar ve tedavideki değişiklikler kaydedildi. Yaşayan ve ölen hastalarda APACHE-II skoruna göre beklenen ölüm oranının USG kullanımında değişip değişmediğine bakıldı. Hastaların ayrıca inotrop veya vazopressör ihtiyacı, diüretik ihtiyacı, aldığı-çıkardığı toplamı, mekanik ventilatör desteği ve antibiyotik ihtiyacı, PaO2/FiO2 oranı, PaCO2, laktat, prokalsitonin, üre ve kreatin değerleri 5 gün boyunca kaydedildi. 1. Ve 5. günde proBNP değerleri kaydedildi. BULGULAR Çalışma 18'i (%45) kadın ve 22'si (%55) erkek olmak üzere toplam 40 olgu ile yapılmıştır. Olguların 25'i (%62.5) yaşamış, 15'i (%37.5) ölmüştür. POCUS ile ileri görüntüleme yapılamayan %27,5 hastaya tanı konulmuştur. %65 hastada sıvı yanıtlılığı saptanmıştır. 1 hastada perikardiyal efüzyon tanısı konulmuştur. 6 hastada düşük FS bulunarak KY açısından değerlendirilmiştir. Akciğer USG, akciğer hastalığı olanlarda %94 oranında ön tanıyı doğrulamıştır. Yaşayan hastalarda LUS skorunun düşmesi sağkalımı öngörmede etkili olmuştur. Yaşayan hastalarda FS değeri yükselmesi sağkalımı öngörmede anlamlı olmuştur. LUS skoru ve PaO2/FiO2 oranının korelasyonuna bakıldığında 5. Günde %44 oranında korelasyon görüldü. Beklenen ölüm oranı 1. gün %42,5 ve 5. Günde %44,75 olup gerçekleşen ölüm %37,5'tir. SONUÇ Bu çalışma sonrasında POCUS'un tanı koymada ve tanıyı desteklemede ve tedaviyi yönlendirmede etkili olduğunu düşünüyoruz ancak tekrarlayan USG muayenelerinin hasta takibinde daha yol gösterici olacağı kanısındayız