Epilepsi tanılı çocuklarda ve annelerinde anksiyete depresyon sıklığı ile ebeveyn tutumunun bu çocuklardaki anksiyete depresyon üzerine etkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BERNA BAL

Danışman: Murat ELEVLİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve amaç: Epilepsi yüksek morbiditeye sahip kronik bir hastalıktır. Son yıllarda yapılmış olan çok sayıda araştırma epilepsi tanılı çocuklarda ve ailelerinde başlıca anksiyete ve depresyon olmak üzere ruhsal bozuklukların sık olarak görüldüğünü göstermiştir. Epilepsiye eşlik eden bu bozuklukların tanınması ve tedavi edilmesi, hem hastanın yaşam kalitesinin artırılması, hem de epilepsi tedavisinin başarılı olması açısından önemlidir. Aralarında demografik değişkenler, epilepsi ile ilişkili nedenler ve psikososyal faktörler olmak üzere çok sayıda faktörün epilepside anksiyete ve depresyon gibi ruhsal bozuklukların gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir. Çalışmamız epilepsili çocuklar ve ailelerindeki anksiyete ve depresyon sıklığı ile ebeveyn tutumunun bu çocuklardaki anksiyete ve depresyon üzerindeki rolünü araştırmayı amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Çocuk Nörolojisi Polikliniğine 2018 yılında epilepsi tanısıyla başvuran, epilepsi dışında kronik hastalığı olmayan 8-18 yaş arası 35 epilepsi tanılı çocuk ve anneleri ile çalışma grubuna benzer yaş ve cinsiyette sağlıklı çocuklardan oluşan kontrol grubu alındı. Olgu ve kontrol gruplarında sosyodemografik veri formu, Anne Baba Tutum Ölçeği (ABTÖ), Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutum Anketi (AHÇYTÖ), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ve Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Çocuklarda Anksiyete ve Depresyon Ölçeği-Yenilenmiş Ebeveyn Formu (ÇADÖ-Y-E) kullanıldı. Bulgular: Hasta grubun yaş ortalaması 11,7±3,2, %54,3'ü kız, %45,7'si erkek ; kontrol grubunun yaş ortalaması ise 11,8±2,7 ,%57,1'i kız, %42,9'u erkek olup her iki grup arasında yaş ve cinsiyet açısından istatistiksel anlamlı bir fark bulunmadı. Sosyodemografik özelliklerden baba eğitim düzeyinde hasta grupta ilkokul, kontrol grubunda lise eğitim düzeyi istatistiksel anlamlı olarak yüksekti. Epilepsi tanılı çocuklarda hastalığın süresi ortalama 52,2±35,8 ay, ilaç kullanım süresi ise ortalama 40,5±28,5 ay olarak bulundu. ÇADÖ-Y-E ile çalışma ve kontrol grubundaki çocuklarda anksiyete-depresyon total ve alt grup puanları arasında anlamlı fark saptanmadı. Beck depresyon ve Beck anksiyete ölçekleri ile anne anksiyete ve depresyon düzeyleri açısından her iki grup arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. Anne Baba Tutum Ölçeği Kontrol-Denetleme boyutu ortalaması hasta grubunda istatistiksel olarak anlamlı yüksek, Psikolojik Özerklik boyutu ortalaması ise düşük bulundu. Kontrol-Denetleme ve Psikolojik Özerklik boyutları yaş ile pozitif ilişkili saptandı. Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutum Anketi alt ölçek puanlarından Aşırı Annelik ve Baskı ve Disiplin ortalaması hasta grubunda istatistiksel olarak anlamlı yüksekti. Hasta grupta Baskı ve Disiplin boyutu Anne Baba Tutum Ölçeği alt ölçeklerinden Kontrol Denetleme boyutu ile pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı ilişkili saptandı. Sonuç: Çalışmamızda epilepsili çocuk ve ailesinde depresyon ve anksiyete düzeyi açısından kontrol grubu ile aralarında farklılık saptanmasa da literatürde epilepsili çocuk ve ailesindeki depresyon anksiyete oranının belirgin şekilde yüksek olduğunu gösteren pek çok çalışma mevcuttur. Çalışmamızda epilepsili çocukların ebeveynlerinde Aşırı Baskıcı – Otoriter ve Aşırı Koruyucu tutumların varlığı çift yönlü olarak saptanmakla birlikte benzer şekilde yetkin ebeveynlik olarak ifade edilen demokratik ebeveyn tutumunun kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde düşük olduğu saptanmıştır. Epilepsili çocukların ebeveynlerinde saptadığımız bu yetkin olmayan tutumların iyileştirilmesi yönünde daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.