Kriyoablasyon sonrası atriyal fibrilasyon nüksünün; elektrokardiyografik, ekokardiyografik ve prosedürel prediktörleri nelerdir?


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATİH HAN KUMTAŞ

Danışman: Göksel ÇAĞIRCI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Atriyal fibrilasyon (AF), en sık rastlanan supraventriküler aritmilerdendir ve inme, kalp yetmezliği ile artmış mortalite riski taşır. Kateter ablasyon, özellikle semptomatik ve farmakolojik tedaviye yanıtsız AF olgularında etkili bir ritim kontrol yöntemidir. Kriyoablasyon, pulmoner ven izolasyonunu sağlayan bir teknik olarak hızla yaygınlaşmış; ancak işlem sonrası geç dönem AF nüksü halen önemli bir klinik sorundur. Bu çalışmanın amacı, kriyoablasyon sonrası geç nüksü öngörebilecek elektrokardiyografik (EKG), ekokardiyografik ve prosedürel belirteçleri belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, semptomatik AF tanısıyla kriyoablasyon uygulanmış 55 hasta dahil edilmiş, erken nüks gelişen 4 hasta çalışma dışı bırakılmış, takip sürecinde geç dönem AF nüksü gelişip gelişmemesine göre iki gruba ayrılmıştır. hastalardan işlem sonrası ve 24. saat EKG verileri, transtorasik ve transözofageal ekokardiyografik ölçümler elde edilmiştir. Ayrıca kriyoablasyon işleminde kaydedilen prosedürel veriler analiz edilmiştir. Bulgular: Ortalama 12 aylık izlem sürecinde hastaların 11'inde (%21,6) geç dönem AF nüksü gözlendi. Nüks gelişen grupta, işlem sonrası 24. saat EKG'de P dalga süresi (136.44±17.23 ms vs. 116.5±10 ms), Pd (59.02±10.03 ms vs. 37.27±5.98 ms) ve PTFV1 (7.73±4.24 ms·mV vs. 2.88±1.08 ms·mV) değerleri anlamlı derecede yüksekti (p<0.005). Benzer bulgular işlem sonrası elde edilen EKG'lerde de mevcuttu. Ekokardiyografik olarak hastalarda PALS VE PACS değerleri (sırasıyla %27.38±6.134 vs %18.18±5.71, %16.60±4.93 vs %9.45±5.61, p<0,001).LA TOTAL EF (%48.31 ± 14.98 vs %36.18 ± 14.89, p=0.021) ve LA AKTİF EF (%31.56 ± 14.60 vs 20.02 ± 14.08, p=0.023) geç nüks grubunda belirgin şekilde düşüktü; LAVI (42.7±6.6 mL/m² vs. 33.1±7.2 mL/m²) ve LAA alanı (5.43±1.15 cm² vs. 3.52±0.97 cm²) değerlerinde ise artış saptandı. Prosedürel parametrelerde işlem sonrası kardiyoversiyon ihtiyacı geç nüks ile anlamlı ilişki göstermiştir(p=0.026). Sonuç: Kriyoablasyon sonrası geç AF nüksü hastaya özgü atriyal elektriksel, mekanik ve yapısal özelliklere bağlıdır. Bu parametrelerin entegre, çok boyutlu ve bireyselleştirilmiş analiziyle bir bütün olarak klinik kullanımı, risk sınıflandırması ve tedavi planlamasında yol gösterici olabilir. Anahtar Kelimeler: Atriyal Fibrilasyon , Kriyoablasyon , Nüks