İnvaziv meme karsinomunda neoadjuvan kemoterapi tedavi yanıtı ile tümörün histopatolojik özellikleri, hormon reseptörleri, cerb-B2 ve ki67 reaksiyonlarının ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL GAZİOSMANPAŞA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞEGÜL OYMAK

Danışman: Sibel BEKTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Meme kanserinin neoadjuvan kemoterapi tedavisine (NAKT) yanıtı,prognozu öngörme ve tedavi tercihlerini şekillendirmede önemli rol almaktadır. Bu çalışmada, 129 invaziv meme karsinomu olgusunda tümörün ve aksiler lenf nodunun NAKT'ye yanıtı ile tümörün histopatolojik özellikleri, hormon reseptör durumu, Cerb-B2 skoru, Ki67 proliferasyon indeksi ve sağkalım arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Mayıs 2014- Şubat 2022 yılları arasında SBÜ Gaziosmanpaşa SUAM Tıbbi Patoloji laboratuvarımıza gönderilen, meme iğne biyopside invaziv meme karsinomu tanısı alarak neoadjuvan tedavi almış ve sonrasında meme rezeksiyonu yapılmış 129 olgu dahil edildi. Meme rezeksiyon materyallerinde tümörün NAKT yanıtı Miller ve Payne sınıflamasına (2003) göre, aksiler lenf nodunun NAKT yanıtı ise Pinder (2007) sınıflamasına göre değerlendirildi. Tedavi yanıtları olguların yaşı, tümör boyutu, lokalizasyon, NAKT öncesi iğne biyopsi materyalinde değerlendirilen tümör histolojik tipi, nükleer derece, histolojik derece, karsinoma in situ ve nekroz varlığı, stromal lenfositik yanıt,hormon reseptörü durumu, Cerb-B2 skoru ve Ki67 proliferasyon indeksi ile karşılaştırıldı. İncelenen tüm parametreler ile olguların hastalıksız sağkalım ve genel sağkalım süreleri arasındaki ilişki değerlendirildi. Bulgular: Miller ve Payne sınıflamasına göre olguların 75'i (%58,1) parsiyel yanıt, 44'ü (%34,1) tam yanıt ve 10'u (%7,8) yanıtsız olarak değerlendirildi. Aksiler lenf nodu yanıtları; 43 olgu (%33) Pinder 1, 20 olgu (%15) Pinder 2, 46 olgu (%36) Pinder 3 ve 20 olgu (%15,5) Pinder 4 olarak sınıflandı. NAKT'ye tam yanıtta, parsiyel yanıt ve yanıtsıza göre; Cerb-B2 skor 3 oranı anlamlı daha yüksek, ER pozitiflik oranı ise daha düşük bulundu, ayrıca ER(-) PR(-) olguların oranı anlamlı yüksek bulundu. Moleküler alt tipe göre değerlendirdiğimizde; NAKT'ye tam yanıtta, parsiyel yanıt ve yanıtsıza göre; HER2(+) ve üçlü negatif moleküler alt tipteki tümörlerin oranı anlamlı daha yüksek bulunurken luminal A grubu tümörlerin oranı ise en düşüktür. NAKT'ye tam yanıtta, parsiyel yanıta göre tedavi öncesi iğne biyosi materyalindeki stromal lenfositik yanıt seviyesi anlamlı yüksektir. NAKT'ye tam yanıt olan olgularda, tam yanıt olmayan olgulara göre tedavi öncesi iğne biyopsi materyalindeki Ki67 proliferasyon indeksi anlamlı yüksektir. Pinder ile tümörün histopatolojik özellikleri, PR durumu, CerbB2 ve Ki67 değerleri arasında ilişki saptanmadı. ER bakımından Pinder değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardır. ER pozitif olan olgularda Pinder değerleri anlamlı daha yüksek bulundu. Miller ve Payne sınıflamasına göre NAKT'ye tam yanıt olguların, yanıtsız gruba göre genel sağkalım süreleri anlamlı yüksek bulundu. Pinder sınıflamasına göre tam yanıt, parsiyel yanıt ve yanıtsız gruplarda hastalıksız ve genel sağkalım süreleri arasında fark bulunmadı. Sonuç: Çalışmamız invaziv meme karsinomunda ER negatifliği, Cerb-B2 skor 3 olması, ER(-) PR(-) birlikteliği, moleküler alt tip olarak HER2 ve üçlü negatif alt tipler, yüksek Ki67 değeri ve yüksek stromal lenfositik yanıt seviyesi ile NAKT'ye tam yanıtın ilişkili olduğunu göstermektedir. NAKT'ye tam yanıt gösteren olgularda genel sağkalım en iyidir. Literatürle uyumlu olarak bu parametreler NAKT'ye yanıtı ve prognozu öngörmede faydalıdır. Anahtar Kelimeler: Meme karsinomu, neoadjuvan kemoterapi yanıtı, hormon reseptörü, Cerb-B2, Ki67, sağkalım