İç hastalıkları kliniğinde kan ve kan bileşenlerinin transfüzyon eşik değerlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA MERT

Danışman: Ahmet Kürşad GÜNEŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, Ankara Etlik Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'ne acil servis, poliklinik ve başka servislerden devralınarak yatırılan hastalarda kan ve kan ürünleri transfüzyon endikasyonlarının, kullanılan bileşenlerin dağılımının ve 30 günlük yoğun bakım ihtiyacı ile mortalite gibi kısa dönem klinik sonuçların değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Retrospektif kesitsel tasarıma sahip çalışmaya, 28.09.2022–31.12.2024 tarihleri arasında iç hastalıkları servisine acil servis, poliklinik ve başka servislerden devralınarak yatırılan, kan ve kan ürünü transfüzyonu uygulanan 18 yaş üzerindeki 1320 hasta dahil edildi. Veri toplama hastane otomasyon sistemi üzerinden gerçekleştirilmiş; demografik özellikler, transfüzyon endikasyonları, kullanılan kan ürünleri ve 30 günlük klinik sonuçlar analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmadaki 1320 hastanın %54,3'ü kadın, %45,7'si erkek olup, hastaların %68,9'unu 65 yaş ve üzeri bireyler oluşturmuştur. Toplam 4605 ünite kan ürünü transfüze edilmiş olup bunların %70,8'i eritrosit süspansiyonu, %8,3'ü taze donmuş plazma, %6,4'ü trombosit süspansiyonu ve %0,3'ü kriyopresipitat idi. Eritrosit süspansiyonu için en sık endikasyon transfüzyon ihtiyacı gösteren kronik anemi (%68,8), taze donmuş plazma için INR yüksekliği/coumadin aşırı dozu (%52,7), trombosit süspansiyonu için profilaktik transfüzyon (%78,6) ve kriyopresipitat için hipofibrinojenemi idi. Tüm hastaların %15,7'sinde 30 günlük yoğun bakım ihtiyacı, %10,3'ünde ise 30 günlük mortalite gelişti. Taze donmuş plazma alan hastalarda hem yoğun bakım ihtiyacı (%30,0) hem de mortalite (%32,7) anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,05). Sonuç: Kan ve kan ürünleri transfüzyonu, özellikle ileri yaş ve yüksek komorbiditeye sahip iç hastalıkları hasta grubunda sık kullanılan bir tedavi yaklaşımıdır. Çalışmamız, transfüzyon uygulamalarının büyük ölçüde kılavuzlara uygun yürütüldüğünü, ancak özellikle taze donmuş plazma kullanımında yüksek hastalık şiddeti ve komorbidite yükünün belirgin rol oynadığını göstermektedir. Transfüzyon sonrası yoğun bakım ihtiyacı ve mortalitenin kan ürünü transfüzyonuna ek olarak hastanın klinik durumu, eşlik eden hastalıkları ile de ilişkili olduğu unutulmamalıdır. Bu bulgular doğrultusunda, hasta kan yönetimi ilkelerinin uygulanması, transfüzyon endikasyonlarının dikkatle belirlenmesi ve riskli hasta gruplarının daha yoğun izlenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: İç hastalıkları, kan ve kan ürünleri, transfüzyon, yoğun bakım ihtiyacı, mortalite