Tip A aort diseksiyonu cerrahisi yapılan hastalarda rezidü re-entry'lerden anevrizma gelişimi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YİĞİT KÖSE
Danışman: Cevdet Uğur KOÇOĞULLARI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Tip A Aort Diseksiyonları mortalitesi oldukça yüksek, erken ve geç postoperatif komplikasyonları olabilen bir akut aortik hastalıktır. Başlangıçta uygulanacak operasyon tipi seçiminin peroperatif risklerle geç dönem reoperasyon ihtiyaçlarını dengede tutması gerekmektedir. Çalışmamızın amacı; cerrahi sonrası reentry varlığının aortanın anevrizmatik dilatasyonuna olan etkisini, dilatasyonların lokalizasyonlarını saptamak, sonuçlara göre uygulanacak cerrahi yöntemlere dair çıkarımlar yapmaktır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya merkezimizde 2004–2017 yılları arasında ameliyat edilmiş, postoperatif takip edilen 87 AD olgusu alınmıştır. Preoperatif ve peroperatif eksitus olanlar, Tip B AD olguları, kollajen doku hastalığı tanılı olgular çalışma kapsamına alınmamıştır. Olguların bilgisayarlı tomografilerinde re-entry varlığı araştırılmış ve re-entry varlığının anevrizma gelişimine etkisi incelenmiştir. Ek olarak demografik özellikler, aort yetmezliği, sinüs valsalva dilatasyonu gelişimine bakılmıştır. Bulgular: Postoperatif kontrollerde hastalarda re-entry varlığı, olmayanlara göre istatistiksel olarak oldukça anlamlıdır (%93,4 p<0.001). Anevrizma gelişiminin en sık, reoperasyon ve mortalite oranını etkileyen en önemli lokalizasyonlardan olan desenden torakal aortada bulunması dikkat çekicidir (%80.5), bunların %94.4'ünde re-entry mevcuttur (p<0.001). Diğer dilatasyon oranları suprarenal aortada %60.9, arkus aortada %58.6 ve infrarenal aortada %54.0'dır. Tüm lokalizasyonlarda re-entry varlığı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.001). Erkeklerde anevrizma gelişimi, kapağa müdahale edilmeyen hastalarda AY gelişimi (p=0.0037) ve cerrahiye aort kökü dahil edilmeyen hastalarda sinüs valsalva dilatasyonu gelişimi (p=0.0011) de anlamlı sonuçlardandır. Sonuç: Çalışmamızda distal aortada anevrizma gelişimine yol açacak çok önemli bir risk faktörünün de re-entry yırtıkları olduğu tanımlanmıştır. Aortanın tüm seviyelerinde anevrizmal dilatasyona yol açtığı görülmüş, bunun olası reoperasyon vii oranını artıracağı düşünülmüştür. Reoperasyonlardan korunmak amaçlı primer cerrahi esnasında re-entry yırtıklarını kapatmak, arkus distaline de müdahale edecek cerrahi ve/veya endovasküler içerikli operasyonlar planlamak akılcı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Tip A aort diseksiyonu, re-entry, anevrizmatik dilatasyon, reoperasyon