Pankreas duktal adenokarsinomu nedeniyle pankreas rezeksiyonu yapılan hastalarda osteosarkopeninin prognostik etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BETÜL DİZMAN

Danışman: Mehmet Ali UZUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Pankreas duktal adenokarsinomu kötü prognozlu, agresif seyirli bir hastalıktır. Osteosarkopeni hem kas hem de kemik dokularının birlikte kaybıyla karakterize bir durum olup bazı kanser tiplerinde tedavi sonuçlarına etkili bir prognostik faktör olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmada pankreas rezeksiyonu ile tedavi edilmiş pankreas duktal adenokarsinomlu hastalarda osteosarkopeninin prognostik etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Ocak 2017- Aralık 2023 tarihleri arasında pankreas duktal adenokarsinomu nedeniyle pankreas rezeksiyonu yapılarak tedavi edilen 110 hastanın verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Preoperatif bilgisayarlı tomografi (BT) görüntülerinde L3 seviyesinden bilateral psoas kas alanı ölçülerek sarkopenisi olan hastalar ve T11 seviyesinden kemik mineral yoğunluğu ölçülerek osteopenisi olan hastalar tespit edildi. Her ikisinin birlikte bulunduğu hastalar osteosarkopeni grubu olarak tanımlandı. Hastaların hastalıksız sağkalım süreleri ve genel sağkalım süreleri tespit edilerek başta sarkopeni, osteopeni ve osteosarkopeni olmak üzere yaş, cinsiyet, American Society of Anesthesiologists (ASA) skoru, ikter, karbonhidrat antijen 19-9 (CA 19-9), karsinoembriyojenik antijen (CEA), lenfovasküler invazyon, perinöral invazyon ve Amerikan Kanser Komitesi (AJCC) evresinin gerek hastalıksız gerekse genel sağkalım üzerine olan etkisi değerlendirildi. Bulgular: Hastaların 63'ü erkek 47'si kadın olup yaş ortalaması 63,8 idi. Sarkopeni hastaların %65,4'ünde, osteopeni %50'sinde ve osteosarkopeni %39'unda saptandı. Genel sağkalıma etkili prognostik faktörler değerlendirildiğinde sarkopeni, osteopeni ve osteosarkopeni ile birlikte CEA yüksekliği, lenfovasküler invazyon varlığı, perinöral invazyon varlığı ve AJCC evre III-IV olması negatif prognostik faktör olarak tespit edildi. Çok değişkenli analizde sadece osteosarkopeni ve AJCC evre III-IV olmasının bağımsız faktörler olduğu bulundu. Hastalıksız sağkalım değerlendirildiğinde de sarkopeni, osteopeni ve osteosarkopeninin negatif prognostik faktör olduğu görüldü. Osteosarkopenili hastaların 1 ve 3 yıllık genel sağkalım süreleri sırasıyla %41,9 ve %7,8 iken, 5 yıllık sağkalım saptanmadı. Osteosarkopenisi olmayan hastalarda ise 1, 3 ve 5 yıllık genel sağkalım süreleri sırasıyla %86,6, %63,1 ve %47,3 olarak saptandı (p<0,001). Sonuç: Pankreas duktal adenokarsinomu nedeniyle pankreas rezeksiyonu yapılarak tedavi edilen hastalarda osteosarkopeninin genel ve hastalıksız sağkalım üzerine negatif prognostik etkisi görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Pankreas duktal adenokarsinomu, sarkopeni, osteopeni, osteosarkopeni, prognostik faktör, pankreatik rezeksiyon