Akut lenfoblastik lösemi tanılı hastalarda transfüzyonel demir yüklenmesinin oksidatif stres ve hepatotoksisite ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE ALPTEKİN
Danışman: Ayça KOCA YOZGAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Akut lenfoblastik lösemi (ALL), çocukluk çağında en sık görülen malignitedir. Yoğun kemoterapi ve tekrarlayan kan transfüzyonları nedeniyle hastalarda demir birikimi gelişmekte, bu durum oksidatif stres artışı ve hepatotoksisiteye yol açabilmektedir. Literatürde talasemi gibi kronik transfüzyon gerektiren hastalıklarda demir birikiminin organ toksisiteleri geniş ölçüde araştırılmışken, ALL'li çocuklarda bu ilişkinin yeterince aydınlatılmadığı görülmektedir. Bu çalışmada, ALL tanılı pediatrik hastalarda transfüzyonel demir birikiminin sıklığı, idame tedavideki hepatotoksisite üzerine etkileri ve oksidatif stres parametreleriyle ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 01.03-2023- 01.09.2025 tarihleri arasında T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Hematoloji kliniğinde akut lenfoblastik lösemi tanısı ile izlenen ve idame tedavileri olan hastalar ile sağlıklı kontrol grubu çocuk hastalar dahil edilmiştir. Hastaların demir birikimleri; serum ferritin düzeyleri, karaciğer T2* manyetik rezonans (MR) görüntülemesi ile değerlendirilmiştir. Hastaların tedavi boyunca aldıkları eritrosit transfüzyon miktarları, idame tedavi başındaki ferritin düzeyleri, karaciğer T2* MR görüntülemeleri ve oksidatif stres parametreleri olarak thiol/disülfid dengesi ve iskemi modifiye albümin (İMA) düzeyleri, idame tedavide transaminaz düzeyleri ve transaminaz düzeyine göre tedavi kesimi veya doz azaltımı değerlendirilmiştir. İdame tedavi başında ferritin düzeyi yüksek olan ve T2*MR' da demir birikimi olan hastaların idamede transaminaz düzeyleri ve tedavi kesimi veya doz azaltımı sıklığı incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya pediatrik ALL tanısı ile takipli 36 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 98,1±57,4 ay olup %52,8'i erkekti. 25 hasta orta risk grubunda (%69,4), 11 hasta yüksek risk grubunda yer almaktaydı. Transfüzyon sayısı arttıkça ferritin düzeylerinde anlamlı artış gözlendi. Ferritin değeri >1000 üzerinde olan hastalarda karaciğer T2*MR görüntülemede demir birikimi istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu. Karaciğerde demir birikimi olan hastalara transfüze edilen ortalama eritrosit süspansiyon ünite sayısı ve miktarı demir birikimi olmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu. İdame tedavinin herhangi bir aşamasında transaminaz değerlerinde yükselme olan 31 hasta (%86,1) saptanmış olup grade 3 ve 4 toksisite olanların tedavisine ara verildi. İdame tedavide gelişen hepatotoksisite atakları sonucu 20 hastada toplamda 44 kez tedavi kesintisi yapılmış olup, 43'ü (%97,7) grade 3 ve 1'i (%2,3) grade 4 hepatotoksisite gözlendi. İdame tedavi başında ferritin düzeyi >1000 ng/dL olan 19 hastanın 9'unda (%47,3), ferritin düzeyi < 1000 ng/dL olan 17 hastanın 11'inde (%64,7) tedavi kesimi yapılmıştır. Ferritin düzeyi yüksekliği karaciğer demir birikimi ile ilişkili bulunmasına rağmen beklenenin aksine ferritin düzeyi yüksek olan hastalarda idame tedaviye ara verilme oranı düşük bulunmuştur. T2* MR' da demir birikimi ile idame tedavide tedavi kesimi veya doz azaltımı arasında ilişki saptanmadı. Lösemi grubunda yer alan hastaların native thiol, disülfid düzey ortalamasının sağlıklı kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı düşük, ortalama İMA düzeylerinin ise sağlıklı kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı yüksek olduğu bulundu (p<0,001, p<0,001, p:0,007). Sonuç: Çocukluk çağı ALL hastalarında transfüzyonel demir birikimi sık görülen bir durumdur ve serum ferritin ile karaciğer T2*MR sonuçları uyumluluk göstermektedir. Hepatotoksisite, özellikle idame tedavide sık karşılaşılan bir komplikasyon olup, yakın izlem gerektirmektedir. Bulgularımız idame tedavi başında saptanan karaciğer demir birikiminin idame tedavideki transaminaz yüksekliklerine ve tedavi kesimine etkisinin olmadığını göstermektedir. Bu bulgular, idame tedavideki toksisitenin sadece demir birikimi ile ilişkili olmayıp, kullanılan tedavi protokolü, ilaç toksisitesi, ilaç metabolizmasındaki farklılıklara bağlı olabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Akut Lenfoblastik Lösemi, Hepatotoksisite, Demir Birikimi, Oksidatif Stres