Koroner arter baypas cerrahisinde sıvı yanıtlılığı: Karotis arter ultrasonu ve pasif bacak kaldırma manevrasının rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EDA ERMAN
Danışman: Ümit KARADENİZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Perioperatif sıvı yönetimi, organ perfüzyonunun sürdürülmesi ve hemodinamik stabilitenin korunması için kritik öneme sahiptir. Geleneksel statik parametrelerin önyükü yansıtma konusundaki yetersizlikleri nedeniyle, son yıllarda dinamik testler ve noninvaziv yöntemler ön plana çıkmıştır. Pasif bacak kaldırma (PLR) manevrası, dışarıdan sıvı vermeden önyük artışı oluşturabilen, güvenli ve geri dönüşümlü bir yöntem olarak sıvı yanıtlılığının değerlendirilmesinde yaygın kullanılmaktadır. Karotis arter ultrasonografisi de, sistemik hemodinamik değişimleri yansıtan, noninvaziv ve kolay uygulanabilir bir görüntüleme yöntemidir. Ancak düzeltilmiş karotis akış zamanı (ccFT) ve karotis arter tepe pik akım hızındaki solunumsal değişim yüzdesinin (ΔVpeak) sıvı yanıtlılığını öngörmedeki tanısal performansına ilişkin veriler ağırlıklı olarak yoğun bakım ve non-kardiyak cerrahi hasta gruplarına dayanmakta olup, kardiyak cerrahi popülasyonuna özgü çalışmalar sınırlı düzeydedir. Bu çalışmada koroner baypas cerrahisi geçirecek hastalarda pasif bacak kaldırma (PLR) testi ile sıvı yanıtlılığının değerlendirilmesinde non-invaziv bir yöntem olan düzeltilmiş karotis akış zamanı ve karotis arter tepe pik akım hızındaki solunumsal değişim yüzdesi ölçümlerinin güvenilirliğini araştırmayı ve diğer hemodinamik parametrelerle karşılaştırmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi. Kalp Damar Hastanesi Ameliyathanesinde tek merkezli, prospektif ve gözlemsel bir araştırma olarak yürütülmüş, elektif koroner arter baypas cerrahisi (CABG) geçirecek 58 hasta dahil edilmiştir. Etik kurul onayı ve ClinicalTrials kaydı alındıktan sonra hastaların demografik ve klinik verileri kaydedilmiştir. Çalışmaya dahil edilen tüm hastalardan yazılı bilgilendirilmiş onam alınmıştır. Tüm hastalara indüksiyon öncesi radial arter kanülasyonu yapılmış ve arter hattına bağlanan ProAQT/PulsioFlex cihazı ile parametreler sürekli ölçülmüştür. Anestezi indüksiyonu BIS eşliğinde bireyselleştirilmiş şekilde uygulanmış, kas gevşemesi rokuronyumla sağlanmış ve mekanik ventilasyon standart parametrelerle sürdürülmüştür. Ölçüm doğruluğunu bozabilecek spontan solunum, aritmi ve vazopressör kullanımı çalışma boyunca olmamıştır. Sıvı yanıtlılığını değerlendirmek için pasif bacak kaldırma (PLR) manevrası uygulanmıştır. Başlangıç ölçümleri (T1) semi-recumbent pozisyonda yapıldıktan sonra, gövde supine pozisyona getirilip bacaklar 45° kaldırılmış ve 1. dakikada (T2) tüm hemodinamik parametreler (SKB, DKB, OKB, HR, CI, SVI, SVV, PPV, DO2) ve ultrason ölçümleri (düzeltilmiş karotis akış zamanı (ccFT) ve karotis tepe pik akım hızındaki solunumsal değişim (ΔVpeak) yeniden alınmıştır. Sıvı yanıtlılığı, PLR manevrası sonrasında stroke volum indeks (SVI) ≥%10 artış olarak tanımlanmıştır. İstatistiksel incelemeler çalışmanın tasarımına uygun testler kullanılarak gerçekleştirilmiş ve bulgular p<0,05 düzeyinde anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 58 hastanın %46,6'sı sıvı yanıtlı, %53,4'ü sıvı yanıtsız olarak sınıflandırılmıştır. Gruplar demografik ve klinik özellikler açısından büyük ölçüde benzerdir. Pasif bacak kaldırma sonrasında her iki grupta da SAB, DAB, OAB değerlerinde artış, kalp hızında azalma ve PPV ile SVV'de belirgin düşüş görülmüştür. SVI, CI, DO₂I ve dPmx yalnızca sıvı yanıtlı grupta anlamlı artış göstermiştir. . Karotis USG ölçümlerinde, ccFT yalnızca sıvı yanıtlı hastalarda PLR sonrası anlamlı şekilde uzamış, sıvı yanıtsız grupta değişiklik izlenmemiştir. ΔVpeak ise her iki grupta da anlamlı fark oluşturmamıştır. ROC eğrisi analizinde, PLR sonrası ΔccFT'nin sıvı yanıtlılığını öngörmedeki ayırt edici gücü anlamlı bulunmuş olup eğri altında kalan alan (AUC) 0,734'tür (%95 GA: 0,602–0,865). Buna karşılık ΔVpeak'in sıvı yanıtlılığını ayırt etme performansı sınırlı olup AUC değeri 0,535 (%95 GA: 0,385–0,685) olarak hesaplanmıştır Sonuç: Bu çalışma, koroner arter baypas cerrahisi geçirecek hastalarda pasif bacak kaldırma (PLR) manevrası ile ölçülen düzeltilmiş karotis akış zamanının (ccFT), preload artışına verilen hemodinamik yanıtı güvenilir biçimde yansıttığını göstermiştir. ccFT yalnızca sıvı yanıtlı hastalarda anlamlı şekilde uzamış ve sıvı yanıtlılığını ayırt etmede anlamlı bir tanısal performans sergilemiştir. ccFT ile stroke volume indeksindeki değişim arasında pozitif yönlü ve güçlü düzeyde bir ilişki saptanmış olup, bu ilişkinin SVV ve PPV ile karşılaştırılabilir düzeyde olduğu görülmüştür. Buna karşılık ΔVpeak sıvı yanıtlılığını öngörmede anlamlı bir katkı sağlamamıştır.