Seropozitif romatoid artritli hastalarda kontrastsiz toraks bilgisayarli tomografi bulgulari ile akciğer tutulumunun klinik, laboratuvar parametreleri ve tedaviye etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE GİZEM KAPICIOĞLU
Danışman: Mine ADAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Romatoid artrit (RA) kronik, inflamatuar, otoimmün ve multisistemik bir hastalıktır. En spesifik tutulumları eklemlerde görülür fakat ciddi mortalite ve morbiditeye neden olan sistemik tutulumları da mevcuttur. RA ilişkili interstisyel akciğer hastalığı (RA-İAH) bu tutulumların arasında yer alır ve hastalığın seyri açısından kritik öneme sahiptir. Pulmoner tutulumun, henüz klinik semptomlar gelişmeden, yani subklinik dönemde tespit edilerek uygun tedaviye erken dönemde başlanması, yaşam kalitesi ve prognoz açısından hayati önem taşımaktadır. Bu çalışmadaki amacımız; kontrastsız toraks BT ile RA-İAH' yi erken dönemde saptamak ve RA-İAH ile demografik veriler, klinik özellikler, laboratuvar parametreleri ve tedavi rejimi ilişkisini ortaya koymaktır. YÖNTEM: Çalışmaya Eylül 2022 ile Eylül 2024 tarihleri arasında Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Romatoloji Polikliniği' nde takipli olan, 18 yaş ve üstü, seropozitif RA tanılı, kontrastsız toraks BT' si çekilip tek bir radyoloji uzmanı tarafından incelenmiş olan 236 hasta dahil edilmiştir. Hastaların yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, hastalık süresi, klinik bulguları (romatoid nodül, göz tutulumu), eşlik eden hastalıklar (DM, HT), akut faz reaktanları (CRP, ESH, ferritin, fibrinojen), romatolojik parametreleri (RF, anti-CCP, ANA, anti-dsDNA), kompleman düzeyleri (C3, C4), hemogram parametreleri (hemoglobin, trombosit, lökosit, nötrofil/lenfosit, monosit/lenfosit), biyokimya parametreleri (LDH, ALP, ürik asit), romatoid artrit tedavisinde kullanılan ilacın türü ve ilaç kombinasyonları kaydedilmiştir. Bu veriler çalışmada retrospektif olarak incelenmiştir. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaşı minimum 25 yıl iken maksimum 89 yıl, ortalama yaşları ve sapması ise 55,2 ± 13,3 yıldır. Takip süreleri minimum 3 ay iken maksimum 35 ay, ortalama süre ve sapması ise 14,2 ± 6,3 ay, medyan süre 14 aydır. Medyan yaş 56 yıl iken cinsiyetlerin %79,2'si (n=187) kadın, %20,8' i (n=49) erkektir. Aktif sigara kullanımı %40,8' inde (n=82), ek hastalık (HT, DM) %46' sında (n=108), interstisyel akciğer hastalığı %7,2' sinde (n=17), romatoid nodül %23,2' sinde (n=54), göz tutulumu %8' inde (n=18) mevcuttur. Laboratuar parametrelerinden RF %74,2' sinde (n=175), anti-CCP %78' inde (n=184), RF ve anti-CCP %52,1' inde (n=123), ANA %47,4' ünde (n=110) ve anti-dsDNA ise %1,7' sinde (n=4) pozitiftir. Hastaların aldığı tedavilerin dağılımı; kortikosteroid %53,8 (n=127), cs-DMARD %98,3' ünde (n=232) iken var olanların kullandığı cs-DMARD sayısı %40,9' unda (n=95) 1, %53,9' unda (n=125) 2, %5,2' sinde (n=12) ise 3' tür. HCQ %84,7' sinde (n=200), MTX %38,1' inde (n=90), HCQ ve MTX %21,6' sında (n=51), HCQ + MTX + Sulfasalazin %0,4' ünde (n=1), HCQ + MTX + Leflunomid %5,1' inde (n=12), HCQ + Leflunomid %28' inde (n=66) mevcuttur. B-DMARD %8,1' inde (n=19) var iken var olanların %94,7' sindeki (n=18) b-DMARD sayısı 1, %0,4' ünde (n=1) ise 2' dir. Anti-TNF kullanımı %3,8' inde (n=9), anti-TNF + cs-DMARD kullanımı %3,8' inde (n=9), ts-DMARD kullanımı %1,3' ünde (n=3) var iken, var olanlarda kullanılan ts-DMARD sayısı 1' dir. Radyolojik özelliklerden pulmoner nodül %12,3' ünde (n=29), bronşiyal duvar kalınlık artışı %6,4' ünde (n=15) ve sentrilobüler nodüller %7,6' sında (n=18) ve hava hapsi alanları %2,5' inde (n=6) bulunmaktadır. Plevral effüzyonu olan hasta yoktur. Diğer radyolojik tanımlayıcı özelliklerden buzlu cam görünümü %16,1' inde (n=38), bal peteği görünümü %2,5' inde (n=6), interlobüler septal kalınlaşma %7,2' sinde (n=17), bronşiektazi %11,9' unda (n=28), traksiyon bronşiektazisi %5,5' inde (n=13), retiküler gölgeleme %14' ünde (n=33), mozaik attenüasyon %14,8' inde (n=35), mimaride distorsiyon ise %5,9' unda (n=14) mevcuttur. İAH alt tiplerine göre dağılım; UİP hastaların %1,7' sinde (n=4), NSİP %3' ünde (n=7), OP %0,4' ünde (n=1) ve DİP %2,1' inde (n=5) bulunmaktadır. İnterstisyel akciğer hastalığı olan hastaların yaşı, olmayan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p 0,05). İAH ile aktif sigara kullanımı, ek hastalık (HT, DM), romatoid nodül ve göz tutulumu arasında da anlamlı ilişki saptanmamıştır (p>0,05). İnterstisyel akciğer hastalığı mevcut olan hastaların RF pozitifliği, olmayan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p 0,05). Kortikosteroid tedavisi, İAH mevcut olan hastalarda olmayan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek görülmüştür (p 0,05). İnterstisyel akciğer hastalığı bulunan hastaların ESH, LDH ve RF titre değerleri, İAH mevcut olmayan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p 0,05). SONUÇ: Tüm veriler incelendiğinde, bazı biyokimyasal belirteçlerin RA-İAH ile korelasyon gösterdiği, akciğer tutulumu olan hastaların tedavi rejimlerinde farklılıklar olduğu ve İAH hastalarının yaş ortalamasının daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu nedenle RA-İLH' nin tarama ve erken tanısında toraks BT'nin katkısı çok önemlidir. Kılavuzlarda da risk faktörü olan RA hastalarına tarama yapılması önerilmektedir. Klinik pratikte de RA-İAH için BT'nin daha yaygın şekilde kullanılır hale geleceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Romatoid artrit, İnterstisyel akciğer hastalığı, Bilgisayarlı Tomografi