Üç yaş altı akut bronşiyolit olgularında antibiyotik kullanım sıklığının ve antibiyotik kullanımını etkileyen faktörlerin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HATİCE GÜLLÜELLİ

Danışman: Abdulkadir BOZAYKUT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Akut bronşiyolit yaşamın ilk iki yılında en sık alt solunum yolu enfeksiyonu olup sıklıkla Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV) enfeksiyonu ile ilişkili olan ve genellikle kendi kendini sınırlayan bir klinik sendrom olarak tanımlanmaktadır. Bronşiyollerin inflamatuar obstrüksiyonu sonucunda oluşan semptom ve bulgular ile karakterizedir. Tedavide uygun oksijenizasyon ve hidrasyonun sağlandığı destek tedavisi esas olup, oksijenizasyon ve hidrasyon dışındaki pek çok tıbbi tedavi tartışmalıdır. Akut bronşiyolitte rutin antibakteriyel tedavinin yeri olmamasına rağmen klinik pratikte antibiyotikler sıklıkla kullanılmaktadır. Çalışmamızda akut bronşiyolit olgularında antibiyotik kullanım sıklığının ve antibiyotik kullanımını etkileyen faktörlerin ortaya konması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Sağlık Bilimleri Üniversitesi Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları kliniğinde Ocak 2017 - Nisan 2017 tarihleri arasında öykü ve fizik muayene bulguları doğrultusunda klinik olarak üst solunum yolu enfeksiyonu bulgularını takiben ekspiryum uzunluğu, ronküs, takipne gibi bulguların saptanması üzerine akut bronşiyolit ön tanısı ile Çocuk Acil Servisi'nde tedavi gören 3 yaş altı 1006 hasta üzerinde yürütülmüştür. Klinik veriler ve tedavi yöntemleri hasta dosyaları ve acil servis hasta takip formlarından yararlanılarak retrospektif olarak elde edilmiştir. Bulgular: Antibiyotik başlama durumuna göre hastalar yaş, doğum haftası, yatış süresi, BK, CRP, ateş ve krepitasyon açısından değerlendirildiğinde, antibiyotik başlanan hastaların yaşları anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0.001). Antibiyotik başlanmayanların doğum haftasının anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptandı (p=0.008). Yatış süresi ve beyaz küre açısından istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0.188, p=0.574). Antibiyotik başlananlarda CRP düzeyi anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0.001). Antibiyotik başlama kararına etkisi açısından bakıldığında krepitasyonu olan hastalara 3.98 kat, akciğer grafisinde infiltrasyonu olan hastalarda ise 27.6 kat daha fazla antibiyotik yazıldığı görülmüştür (p<0.001). Sonuç: Çalışma sonucunda akciğer grafisinde infiltrasyon saptanması, fizik muayenede krepitasyon olması ve C reaktif protein (CRP) düzeyinin yüksek olması antibiyotik yazılmasını etkileyen temel faktörler olarak belirlenmiştir (p<0.001, p=0.002).