Lamina propriaya invaziv (pT1) mesane yerleşimli ürotelyal karsinomlarda tümör tomurcuklanmasının prognostik parametrelerle ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NURAY DOĞAN
Danışman: Mehmet ZENGİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Mesane kanseri dünya genelinde görülen en sık 9. kanserdir. Mesane kanserinin en sık görülen türü, yüksek gelirli ülkelerdeki tüm mesane kanserlerinin %90'ından fazlasını oluşturan ürotelyal karsinomdur. Dünya genelinde kansere bağlı ölümlerde 13. sıradadır. Tanı anında ürotelyal karsinomların büyük çoğunluğu kasa invaziv değildir. Kasa invaziv tümörler için radikal sistektomi uygulanırken, kasa invaziv olmayan tümörler için aktif izlem ve Bacille Calmette Guerin (BCG) tedavisi uygulanmaktadır. Kasa invaziv olmayan tümörlerde progresyonu ve agresif klinik seyri belirlemek için histopatolojik, moleküler ve immünhistokimyasal belirteçler çalışılmaktadır. Tümör tomurcuklanması, tümörün invaziv yüzünde beş hücreden az veya tek tek dağılan tümör hücre gruplarının bulunması olarak tanımlanmaktadır. Son yıllarda tümör tomurcuklanmasının özellikle kolorektal kanserde bağımsız bir prognostik faktör olduğu belirtilmiştir. Mesane yerleşimli pT1 ürotelyal karsinom tanısı almış olgular ile yaptığımız çalışmada tümör tomurcuklanmasının histopatolojik olarak değerlendirilmesi, prognostik ve prediktif parametrelerle ilişkisinin saptanması ve literatürdeki verilerle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2013 ve Ocak 2024 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilimleri Ankara Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Tıbbi Patoloji Bölümü'nde incelenmiş olan, mesane transüretral rezeksiyon materyallerinden lamina propriaya invaziv (pT1) ürotelyal karsinom tanısı almış olan 117 vaka çalışmaya dahil edildi. Olgular hematoksilen&eozin (H&E) boyalı kesitlerde ve x20'lik büyütme alanında değerlendirildi. Tümör tomurcuklanması için en yoğun olan alanlar seçildi. Mikroskopun büyütme alanına uygun tümör tomurcuklanması normalizasyon faktörü olan 1.210'a bölündü. ≤ 9 olan vakalar tümör tomurcuklanması düşük, ≥10 olan olgular tümör tomurcuklanması yüksek olarak kabul edildi. Tümör tomurcuklanması histopatolojik olarak değerlendirildi ve diğer prognostik ve prediktif faktörlerle ilişkisi saptandı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 117 olgunun %77,7'sinde tümör tomurcuklanması düşük, %22,3'ünde tümör tomurcuklanması yüksek olarak saptandı. 117 hastanın %87,2'si erkek %12,8'i kadındı. Olguların yaş dağılımı 35-91 arası olup ortalama yaş 67 idi. Hastaların %36,8'inde tümör unifokal, %63,2'sinde multifokaldi. Hastaların %38,5'inde tümör düşük, %61,5'inde tümör yüksek dereceliydi. Düşük dereceli tümörü olan olgularda tümör tomurcuklanması saptanmadı. Tomurcuklanma düşük (9≤) ve yüksek (10≥) olmasına göre yaş değerleri karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunamamıştır (p=0.052). Tümör tomurcuklanmasının düşük ve yüksek olmasına göre boyut değerleri karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p=0.001). Tümör tomurcuklanması düşük olan grup ile yüksek olan grup, karsinoma in-situ, lenfovasküler invazyon ve tümörün kasa invazyon yapması bakımından karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (sırasıyla p=0,003, p=0,034, p=0,042). Tümör tomurcuklanması düşük ve yüksek grup fokalite ve tümör derecesi bakımından karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (sırasıyla p=0,01, p<0,001). Diferansiasyon ve subtipler az sayıda vakada izlenmiş olup tümör tomurcuklanması ile arasındaki ilişki açısından sağlıklı değerlendirme yapılamamıştır. Sonuç: Bulgularımız tümör tomurcuklanmasının, mesane yerleşimli pT1 ürotelyal karsinom olgularında agresif klinik seyri ve progresyonu öngörmek için kullanışlı bir histopatolojik belirteç olabileceği yönündedir. Bu belirteç kasa invaziv olmayan mesane kanserlerinde daha kötü seyirli hastaların seçiminde yararlı bir parametre olabilir. Anahtar Kelimeler: Ürotelyal karsinom, tümör tomurcuklanması, evre, prognostik faktörler