Geç preterm ve term gebelerde servikal uzunluk ve hacim ölçümünün doğum indüksiyon başarısını öngörmedeki rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İZEL SELİN ÖZSOY

Danışman: Burcu DİNÇGEZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Doğum indüksiyonu başlanacak hastalarda servikal uzunluk ve hacimlerin tedavi başarısını öngörmedeki yerini araştırmak Gereç ve Yöntem: Çalışmaya doğumhanemize başvuran 18-45 yaş arası, BISHOP skoru altının altında olan, geç preterm ve term, sefalik prezentasyonda tekil ve canlı fetusa sahip olan 350 hasta dahil edildi. Dahil edilen gebelerin gravida, parite, yaş, vücut kitle indeksi, gebelik haftası, sigara kullanımı, ek hastalıkları, doğum kilosu, APGAR 1. Ve 5. Dakika skorları, yeni doğan yoğun bakım ünitesi ihtiyacı, obstetrik öykü, Bishop skorları kaydedildi..Doğum indüksiyonu başarısı hastanın servikal değişikliklerine ve sonunda 24 saat içerisinde vajinal doğumun gerçekleşmesine göre karar verildi. Doğum eyleminin süresi,vajinal doğum ya da sezaryen doğum ile sonuçlanması, doğum sonuçları kaydedildi. Servikal uzunluk ve hacim ölçümü indüksiyon öncesi servikal değerlendirme hem Bishop skoru hem de transvajinal ultrasonografi kullanılarak yapıldı. Dahil edilen tüm vakalarda sonografik değerlendirme tek araştırmacı tarafından yapıldı. Ölçüm öncesinde mesane boşaltıldı. Servikal uzunluk, eksternal ve internal os arası mesafenin ölçülmesi ile hesaplandı. Üç ölçüm alındı ve en kısa ölçüm nihai servikal uzunluk olarak alındı. Serviksin ön-arka çapının ölçümü serviksin orta noktasından, endoservikal kanala dik açıyla elde edildi. Serviks hacmi geometrik görünümde (V = πr2h) bir silindir olarak kabul edilerek hesaplandı. Bulgular: Hastaların 222'sinin (%63,4) başarılı indüksiyon, 128'inin (%36,6) ise başarısız indüksiyon grubunda olduğu gözlendi. İki grup arasında yaş, VKİ, gravida, parite, gebelik haftası, sigara kullanımı ve ek hastalık varlığı açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmazken, başarısız indüksiyon grubundaki olguların doğum kilolarının ve APGAR skorlarının daha düşük, YDYBÜ ihtiyacının ise istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptandı. Servikal uzunluğun geç preterm ve term hasta grubunda 33 mm ve altında olmasının %85,59 sensitivite, %72,66 spesifite ile, term hasta grubunda servikal uzunluğun 32 mm ve altında olmasının %79,89 sensitivite, %75,7spesifite ile ve term hasta grubunda servikal uzunluğun 33 mm ve altında olmasının %93,94 sensitivite, %80,95 spesifite ile başarılı indüksiyonu öngördüğü saptandı. Ayrıca servikal uzunluğun, Bishop skoru ile hem tüm hasta grubunda hem de term hasta grubunda istatistiksel anlamlı olarak negatif yönlü ilişkisinin olduğu bulundu. Servikal hacmin geç preterm ve term hasta grubunda 29,8 cm3 ve altında olmasının %81,53 sensitivite, %71,87 spesifite ile; term hasta grubunda servikal hacmin 29,8 cm3 ve altında olmasının %80,95 sensitivite, %73,83 spesifite ile; geç preterm hasta grubunda servikal hacmin 31,3 cm3 ve altında olmasının %87,88 sensitivite, %61,9 spesifite ile başarılı indüksiyonu öngördüğü saptandı. Ayrıca servikal uzunluk ile benzer şekilde servikal hacmin de Bishop skoru ile hem tüm hasta grubunda hem de term hasta grubunda istatistiksel anlamlı olarak negatif yönlü ilişkisinin olduğu bulundu. Servikal uzunluk ve servikal hacmin başarılı indüksiyonu öngörmedeki rolleri karşılaştırıldığında; tüm hasta grubunda, term grupta ya da geç preterm grupta servikal uzunluk ve servikal hacim arasında indüksiyon başarısını öngördürme açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı.Sonuç: Sonografik olarak değerlendirilebilen servikal uzunluk ve servikal hacim başarılı indüksiyonu öngörmede önemli bir yere sahiptir. Bu bulgular ışığında kullanımı son derece basit olan sonografik ölçümlerin Bishop skoruna alternatif olarak literatüre katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.