İntravenöz tromboliz ve mekanik trombektomi sonrası hemorajik transformasyonu öngörmede inflamatuar belirteçlerin rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELMA AKKAYA ARI
Danışman: Murat Mert ATMACA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: İskemik penumbra enfarkta ilerleme riski yüksek, ancak reperfüzyon tedavileri ile potansiyel olarak geri döndürülebilir bir dokudur. Bununla birlikte hangi hastaların reperfüzyon tedavisinden daha iyi yarar sağlayacağını öngörmek klinik sonuçların iyileştirilmesine ve daha iyi tedavi algoritmalarının geliştirilmesine yardımcı olacaktır. Mortalite ve morbidite oranı yüksek olan hemorajik transformasyonda (HT) inflamatuar süreç önemli bir yer tutar. Bu çalışmadaki amacımız, erken dönemde ortaya çıkan inflamatuar yanıtın HT, parenkimal hematom (PH) ve semptomatik intraserebral kanamayı (sİSK) ön görmedeki etkisini saptamaktır. Gereç ve yöntem: Temmuz 2018 ile Temmuz 2021 yılları arasında Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran veya herhangi bir klinikte yatmakta iken akut iskemik inme tanısı alan ve intravenöz tromboliz (İVT) ve/veya endovasküler tedavi (EVT) uygulanan 132 hastanın dahil edildiği retrospektif bir çalışmadır. Hastaların başvuru ve 24. saat ve/veya 36-48 saat aralığındaki kan değerlerindeki periferik inflamasyon biyobelirteçlerinin (lenfosit/monosit oranı [LMR], nötrofil/lenfosit oranı [NLR], platelet/lenfosit oranı [PLR] ile sistemik immün-inflamasyon indeksi [Sİİ], sistemik inflamasyon yanıt indeksi [(SİRİ]) HT, PH ve sİSK ile ilişkisi değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 73,52 ± 13,73 (min-max: 36- 95) ve %54,5'i kadın, %45,5'i erkekti. Hastaların %43,9'unda HT, %22,7'sinde PH, %13,6'sında sİSK tespit edildi. Kardioembolik etyoloji oranı %53'tü. Çoklu lojistik regresyon analizi sonuçlarına göre; antiagregan kullanmama (OR: 0,392 [%95GA: 0,204 – 0,751]), başvuru NIHSS skoru (OR: 1,156 [%95GA: 1,053 – 1,270]), ASPECT skoru (OR: 0,456 [%95GA: 0,313 – 0,666]) ve başvuru SİRİ değeri (OR: 1,001 [%95GA: 1,001 – 1,002]) HT için bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi. Başvuru NIHSS skoru (OR: 1,150 [%95GA: 1,038 – 1,273]), ASPECT skoru (OR: 0,548 [%95GA: 0,375 – 0,802]) ve SİRİ değeri (OR: 1,001 [%95GA: 1,001 – 1,002]) PH için bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi. Başvuru ASPECT skoru (OR: 0,433 [%95GA: 0,274 – 0,686]), NLR (OR: 0,576 [%95GA: 0,333 – 0,996]), PLR (OR: 1,011 [%95GA: 1,002 – 1,020]) ve SİRİ değeri (OR: 1,001 [%95GA: 1,001 – 1,002]) sİSK için bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi. sİSK'yi öngörmede ideal kesim noktaları NLR için 2,08 (AUC: 0,667 [%95GA: 0,535 – 0,799], p = 0,023), PLR için 101,95 (AUC: 0,692 [%95GA: 0,559 – 0,824], p = 0,009), SİRİ için 1869,45 (AUC: 0,675 [0,537 – 0,814], p = 0,017) değerleriydi. Başvuru SİRİ değeri PH'yi öngörmede 1286,92 kesim noktasında %80,0 sensitivite ve %52,9 spesifiteye sahipti (AUC: 0,651 [%95GA: 0,540 – 0,763], p = 0,012). Ayrıca tek değişkenli analizlerde 24-48 saat aralığındaki düşük LMR değeri HT, PH ve sİSK gelişimi ile ilişkili bulundu (p<0,05). Yirmi dördüncü saatteki düşük lenfosit sayısı tüm kanama tipleri ile ilişkiliyken; 36-48 saat aralığındaki düşük lenfosit sayısı PH ve sİSK gelişimi ile ilişkiliydi (p<0,05). Ayrıca SİRİ değeri tedavi öncesi ve sonrası tüm zaman dilimlerinde HT, PH ve sİSK gelişimi ile ilişkili bulundu (p<0,05). Sonuç: Çalışmamızda başvuru SİRİ skorunun HT, PH ve sİSK gelişimini öngörmede; başvuru NLR ve PLR değerlerinin ise sİSK gelişimini öngörmede bağımsız risk faktörleri olduğu saptanmıştır. Sonuçlarımız, hastaların başvuruda venöz kanındaki periferik inflamasyon biyobelirteçlerinin, İVT ve/veya EVT sonrası gelişebilecek HT, PH ve sİSK'yi öngörmede kullanılabileceği yönündedir. Ayrıca hastaların İVT ve/veya EVT sonrası 24-48 saat aralığındaki venöz kanlarında saptanan düşük lenfosit sayımı ve LMR değerlerinin; PH ve sİSK ile ilişkili bulunması reperfüzyon sonrası immünodepresyonun hemorajik transformasyonla ilişkili olduğunu düşündürmektedir.