Vitamin D seviyelerinin graves hastalığının seyri üzerine etkilerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATMA AKYOL

Danışman: İlkay ÇAKIR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Graves hastalığı (GH), Tiroid Uyarıcı Hormon Reseptörüne (TSHR) karşı antikor gelişimi ile karakterize otoimmün bir hastalıktır. Hastalık yönetiminde antitiroid ilaçlar (ATİ) ile medikal, radyoaktif iyot (RAI) ve tiroidektomi ile ablatif tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Antiroid ilaç ile tedavi sonrası hastaların ancak 1/3'ünde kalıcı remisyon sağlanabilmektedir. Vitamin D çok sayıda genin ekspresyonunu düzenleyen, immünmodülatör etkileri ile dikkat çeken steroid yapıda bir prohormondur. Otoimmün Tiroid Hastalıkları (OITH) da dahil olmak üzere pek çok otoimmün hastalıkta vitamin D seviyelerinin düşük olduğu gösterilmiştir. Çalışmamızda Graves tanısı alan olguların vitamin D düzeyleri ile otoimmünite, nüks öngördürücü klinik ve laboratuar parametrelerinin ilişkisi ve vitamin D replasmanının hastalık seyrine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Haziran 2017 ile Haziran 2022 tarihleri arasında hastanemiz Endokrinoloji polikliniğinde GH tanısı olan hastalar retrospektif olarak incelendi. TRAb negatif Graves tanısı alan olgular çalışmaya dahil edilmedi. Olgular tanı anındaki serum 25(OH)D düzeylerine göre, Graves oftalmopati varlığına göre ve hastalık seyrinde vitamin D replasmanı alıp almama durumuna göre gruplara ayrıldı. Gruplar klinik, laboratuar ve hastalık seyir parametreleri açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 148 TRAb pozitif yeni tanı Graves hastasının 41'i (%27.20) erkek 107'si (%72.29) kadın, yaş ortalaması 41,09±11,32 idi. Olguların 45'inde (%30.4) vitamin D eksik (<10 ng/ml), 53'inde (%35.8) vitamin D yetersiz (10-20 ng/ml) ve 50'sinde (%33.8) vitamin D yeterli saptandı. 25(OH)D düzeyi <10 olan grupta sT3, sT3/sT4 oranı, TRAb, anti-TPO düzeyleri; 25(OH)D düzeyi 10-20 ng/ml ve ≥20 ng/ml olan gruplara göre daha yüksek saptandı. Tanı anındaki 25(OH)D düzeyi ile sT3, sT3/sT4 oranı, TRAb, anti TPO ve remisyona ulaşma süreleri arasında ters yönlü korelasyon saptandı (sırasıyla p=0.017, p=0.002, p<0.001, p=0.027, p=0.014). Graves oftalmopatisi olan grup ile olmayan grupta 25(OH)D düzeyleri açısından anlamlı fark saptanmadı. Graves oftalmopatisi olan 49 (%33.1) olguda; oftalmopatisi olmayan gruba oranla istatiksel açıdan anlamlı olarak TSH düzeyleri daha düşük, TRAb düzeyleri daha yüksek saptandı (p=0.035, p<0.001). Oftalmopati olmayan olgularda remisyon daha yüksek oranda saptandı (p=0.004). Ortalama 23.61±10.59 ay ATİ kullanımı sonrası olguların 66'sı (%58.9) ortalama 27.29±7.26 ayda remisyona ulaşırken, 46'sı (%41.1) remisyona ulaşamadı. ATİ tedavisine ek olarak kolekalsiferol replasmanı alan grupta ihtiyaç duyulan kümülatif ATİ doz ve kullanım süresi, remisyon ve nüks gelişme süresinde replasman almayan grupla karşılaştırıldığında anlamlı farklılık saptanmadı. Sonuç: Mevcut çalışmada vitamin D eksikliği olan hastalarda GH'nın prognoz öngördürücüsü olan TRAb, sT3/sT4 düzeyleri daha yüksek, remisyona ulaşma süreleri ise daha uzun olduğu gözlemlendi. Bu verilere dayanarak vitamin D eksikliğinin GH süreci üzerine olumsuz etkileri olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Graves Hastalığı, Otoimmünite, sT3/sT4, TRAb, 25(OH)D düzeyi